Başarısını Daha Fazla Matematik Yerine Daha Fazla Müzikle Artıran Okul

0
74

Dokuz yaşındaki Abiha Nasır, küçük sınıfa giriyor, yerine oturuyor, başörtüsünü düzelttikten sonra eline bagetlerini alıyor. Yüzüne utangaç bir gülümseme yayılırken çalmaya başlıyor.

Abiha, Feversham ilkokulunun okul sonrası kulüplerine katılmaya başladığında beş yaşındaydı. Öğretmenleri onun müzik yeteneğini ve enstrümanının başındaki kendine güvenini şaşkınlıkla karşıladı. Abiha geçen yıl, Bradford’un üstün yetenekli ilkokul öğrencilerine yönelik müzik programına kabul edilen ilk Müslüman kız öğrenci oldu.

Abiha’nın öğretmenleri onun müzikal yeteneğinin, standart test hedeflerine ulaşabilme ve iyi okullar listesine girebilme baskısıyla müzik ve sanat derslerinin iyice azaltıldığı pek çok okulda gözden kaçırılabileceğini belirtiyor.

Feversham İlkokulu’nda ise, okul müdürü Naveed Idrees, müzik, drama ve sanatı, bir okul gününün her alanına yayarak, her çocuğun haftada altı saat müzikle uğraşmasını sağladı ve çarpıcı sonuçlar aldı. Feversham, yedi yıl önce çok kötü durumda olduğu için özel önlemler alınan ve bu yüzden haberlere konu olan bir okuldu. Bugünse İngiltere’deki Eğitim Standartları Enstitüsü tarafından “iyi” olarak derecelendiriliyor ve okul öğrencileri okuma, yazma ve matematik alanlarında ülke çapında ilk %10 içinde yer alıyor. 2011 yılında okul, İngilizce dersinde, ülke ortalamasının %3,2 gerisindeydi. Bu yıl ulusal ortalama %53 olmasına rağmen, okuldaki öğrencilerin %74’ü okuma, yazma ve matematik alanlarında beklenen standarda ulaştı. Bu, okuma alanındaki ortalamadan %7,1; yazma alanındaki ortalamadan %3,4 fazlaydı. Okul, 2011 yılında matematikte ülke ortalamasının %2,4 gerisindeyken şimdi %6,5 ilerisinde. Okulun yoksul öğrencilerinin dereceleri ortalamanın epey üzerinde.

Okulun genel durumuna bakıldığında durum daha da dikkat çekici: Okuldaki 510 öğrenciden %99’u İngilizceyi ikinci dil olarak konuşuyor, yarısı okula başladığında tek kelime İngilizce bile bilmiyor. Okul Bradford’un en yoksul ve nüfusu en yoğun bölgelerinden birisinde bulunuyor. Çevredeki nüfusun neredeyse üçte biri Pakistan, Bangladeş ya da Hindistan kökenli ve bu da neredeyse şehirdeki yabancı kökenlilerin dörtte birinin toplamından fazla. Son zamanlardaki göçmen akını ve daha uzun vadede ise doğu Avrupalıların gelmesi, bölgedeki gerilimin artmasına neden oldu. Hatta şehir konseyi, bölgedeki farklı etnik grupların geçinemediklerini ve birbirlerine saygı göstermediklerini açıkladı.

Bununla birlikte, okulda bambaşka bir durum yaşanıyor. Okulda otuz farklı dil konuşmasına rağmen küçük çocuklar hep birlikte mutluluk içinde ders yapıyorlar. Nasheed adı verilen dini şarkıları söyledikleri gibi Beatles şarkıları öğrenip Shakespeare çalışıyorlar. Bahçede el çırpma oyunları öğreniyor, İkinci Dünya Savaşı’nı işliyor ya da her yıl okulda konser veren, YouTube yıldızı Ahmad Hussain’in şarkılarını öğreniyorlar.

Okulun enerjik müzik öğretmeni Jimmy Rotheram, başlangıçta tek tük Müslüman ebeveynin, çocuklarının pop müzik ya da Hristiyan müzikleri dinlemesinden kaygı duyduğunu ama daha sonra çocuklarının derslerinin iyiye gittiğini görünce bu endişelerin kaybolduğunu anlatıyor. Sene sonu konserine başlangıçta bir avuç veli, şüpheyle katılmış ama şimdi konserin biletleri yok satıyor. Öğrencilerin müziğe ayırdığı zaman arttıkça, okula devamlılıkları da %98 artmış. Her öğrencinin haftada en az iki saat müzik dersi var. Yarım saatlik müzik dersi, daha sonra bu dersin kontrolü olarak yarım saatlik bir ders daha, ardından konuk bir müzisyen ya da konukla bir saatlik ortak müzik dersi yapılıyor. Şarkılar diğer sınıflarla birlikte söyleniyor ve öğrenciler genellikle çarpım tablosu ya da tarih hakkında şarkılar söylüyorlar.

Okula 2013 yılında müdür olarak getirilen Idrees, bu yeni yaklaşımın büyük bir risk olduğunu ama artık bu yöntemin, zor durumdaki diğer okulları da dönüştürebileceğine inandığını belirtiyor.

“Özel önlemler alınması gereken okullar arasındaydık. Çalışanlarımızın morali bozuktu, veliler okuldan memnun değildi. Puanlarımız çok düşüktü, kimse bu okula gelmek istemiyordu, bütçe sorunlarımız vardı. Bu, dibe inen bir sarmalda olduğunuz anlamına gelir. Çocukları kaybederseniz paranızı kaybedersiniz, daha sonra öğretmen bulamazsınız, bulduklarınız da mutsuz olur. Her dönem eğitim standartları enstitüsü tarafından denetlenirsiniz ve onların da tek baktığı şey, öğrencilerinizin aldığı puanlardır.”

“Sonuçlarımızı yükseltmek için daha fazla İngilizce, daha fazla matematik ve takviye derslere yöneleceğimizi söyleyebilirdik ama öyle yapmadık. O zaman belki sonuçları tutturursunuz ama çalışanlarınızda moral kalmaz, çocuklar öğrenmekten nefret eder. Bizse çocukların öğrenmekten hoşlanmasını istiyoruz.”

Okul, çocukların müzikli oyunlar yoluyla farkına varmadan bir şeyler öğrenmesini sağlayan Kodaly yaklaşımını benimsiyor. Bu yöntemde çocuklar, örneğin, okuma, yazma ve matematik derslerinde onlara yardımcı olacak şekilde ritim, el işaretleri ve hareketler öğreniyorlar. Idrees, öğretmenlerin çocuklardan Shakespeare’in Fırtına oyunundan pasajlar ezberlemelerini istediğini ve bunun da öğrencilerin okuma yazmalarını geliştirdiğini söylüyor.

Idrees ayrıca, standart testlere odaklanıldığında, öğrencilerin zihinsel ve sosyal gelişimlerinin ne kadar önemli olduğunun gözden kaçırıldığını belirtiyor. İki yıl önce, şehrin diğer tarafından gelen, on bir yaşındaki Asad Khan adında bir öğrencinin, okulda maruz kaldığı zorbalık nedeniyle kendini öldürmesinden sonra bu durum Bradford’da gündeme oturdu. Çocuklarının durumu hakkında endişelenen anne babalar, okul müdürlerinin kapısını aşındırdılar.

Asad’ın ölümünden sonra Feversham, çocukların başarısızlık, akran baskısı ve medya baskısıyla başa çıkabilmelerini sağlayacak bir pilot proje başlattı. “Bu çocukların çoğu sessiz sakin çocuklardır, duygularını nasıl idare edeceklerini, olumsuzluklarla nasıl başa çıkacaklarını bilemezler,” diyor Idrees. En temelde, basit oyun oynama eylemi çocukların göz teması kurma ve sırayla hareket etme gibi sosyal becerileri öğrenmesini sağlarken, çocukların bir saat boyunca bir araya gelerek müzik dinlemeleri, akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarların baskın olduğu bir çağda konsantrasyonlarının güçlenmesine yardımcı oluyor.

Okulun müzik öğretmeni Rotheram, yaratıcılığa odaklanmanın sadece müziğe yatkın olanlarda değil, okuldaki bütün öğrencilerde iyi sonuçlar verdiğini, bunun da standart sınavlara hazırlanmak için alıştırma çözüp durmaktan çok daha etkili olduğunu söylüyor.

“Okullardaki müdürlerin ve etkili diğer kimselerin, hatta hükümette önemli kararlar alan kimselerin okulumuzdan haberdar olacaklarını ve yaratıcılıkla ilgili derslerin sadece ek dersler olmadığını, bütün öğrencilerin gelişimi için şart olduğunu anlayacaklarını umuyorum.”

Bu sırada Abiha, etkileyici davul sololarından birini daha çalıyor. O kadar yüksek sesle çalıyor ki, davulun sesi dışarıdaki okul bahçesinden duyulabiliyor. Abiha evde de çalıştığını ama bunun için sadece babasının PS3 davul setini ve tablet bilgisayarını kullanabildiğini söylüyor. Yakında gerçek bir davula geçebilmeyi umuyor. “Babam yakında PS3 davul setini satacak ve gerçek bir davul seti alacak. Komşular rahatsız olmasın diye ses geçirmeyen ayrı bir oda da yapıyor.”

Kaynak: https://www.theguardian.com/education/2017/oct/03/school-results-music-bradford

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here