Bir Müzede Okula Gitmek

0
1454

Çoğu öğrenci için müze ziyareti, izin kağıtları, uzun otobüs yolculukları ve dikkatle hazırlanmış bir yolculuk planından oluşan bir okul gezisidir sadece.

Ancak Amerika’daki Grand Rapids Devlet Müzesi Okulu’nda okulun kendisi bir müze. Öğrencilerin, Grand Rapids Devlet Müzesi’ndeki 250,000 kültürel insan yapımı esere ve müzenin uzman personeline ulaşması için aşağı kata inmeleri yetiyor.

“Çoğu zaman öğrencilerimiz müze sergilerini bir kaynak olarak kullanıyorlar” diyor okulun müdürü Christopher Hanks. “Okul dördüncü katta ve sergilere ulaşmak için merdiven inmemiz yetiyor.”

Müzede fosiller, moda tarihi ve geniş bir mobilya koleksiyonundan oluşan büyük bir insan yapımı eser koleksiyonu bulunuyor. Bunlar arasında Babil’den 3000 yıllık bir kil tablet de yer alıyor. Müze müdürü Dale Robertson’a göre öğrencilerin sergilerle çalışması ve onlardan öğrenmesi müzenin en önemli görevini yerine getirmesini sağlıyor: Eğitim.

“Eğer müzedeki her şeyi sadece gelecek için koruyorsak, o zaman onları en yüce amaçları için kullanmayı unutuyoruz demektir. Ve bu amaç da eğitimdir” diyor Robertson.

Öğrenciler neredeyse her gün müzeyi bir kaynak olarak kullansa da aslında burası öğretim gördükleri tek yer değil. Öğrenciler aynı zamanda beden eğitimi için şehir parklarını ve gençlik spor merkezlerini kullanırken düzenli olarak yakındaki devlet kütüphanesini kullanıyorlar. Ayrıca üniversiteler, kar amacı gütmeyen gruplar, bilim insanları ve sanatçılar dahil şehrin her yerindeki paydaşlarla ve işbirlikçilerle birlikte çalışarak zaman geçiriyorlar.

“Bunu, beyinlerini harekete geçirmek anlamında da düşünebiliriz,” diyor Hanks. “Aynı anda çok sayıda nöronu ateşleyen deneyimler yaratıyoruz.”

"Museum School Orientation 2015."

Devlet Müzesi Okulu şu anda 6 ve 7’inci sınıf öğrencilerini kabul ediyor ve önümüzdeki yıl 8’inci sınıfları da okula katmak istiyor. Devlet Müzesi Okulu 2018 yılında ilk 9’uncu sınıflarını kabul etmeye başladığında yeni bir lise de açılacak. Lise, yine müzeye ait olan tarihi bir binada yer alacak.

Devlet Müzesi Okulu’nun lisesi, Grand Valley Devlet Üniversitesi ve Kendall Sanat ve Tasarım Okulu gibi yerel enstitülerle yapılacak ortaklıklar vasıtasıyla öğrencilerini şehrin içine daha da derinlemesine katmayı planlıyor. Bu iki önemli ortaklık, okulun mekan tabanlı öğrenmeye ve tasarım odaklı düşünmeye gösterdiği önemi de vurguluyor. Okul ile çevresindeki topluluk arasındaki yapay engelleri kaldırmayı önemseyen okul, öğrencilerin öğrenmeleri, becerilerini ve bilgilerini uygulamaları ve bölgenin yaşamına katkıda bulunmaları için sayısız fırsat yaratmak istiyor.

“Bu, genç insanlar için yeni bir öğrenme biçimi” diyor okulun müfettişi Teresa Weatherall Neal. ”Tam anlamıyla yaparak öğrenme. Okulun bütün çevresi ve bu çevreye ait olan topluluk sınıfa dönüşüyor.”

Okul aynı zamanda konuk öğretmen olarak ders vermek için topluluk üyelerinin dersler önermesini de teşvik ediyor ve onları bu amaçla okula davet ediyor. Bu dersler arasında şimdiye dek şiir yazımından bisiklet tamirine ve yakınlardaki Grand River nehrinin istilacı türlerine odaklanan bir sınıfa kadar her konu yer aldı.

2016 yılında Devlet Müzesi Okulu, yardımsever bir kuruluş olan XQ Enstitüsü’nden 10 milyon dolarlık bir hibe alan 10 okuldan biri olmayı başardı. Bu kuruluşun Süper Okul Projesi adını verdiği projenin temel dayanağı ise şu: Dünya değişti ama liseler hala 100 yıl önceki haline benziyor. Bu proje, modern dünya için liseyi yeniden hayal etmelerine dair ğitimcilere, öğrencilere, velilere ve topluluk liderlerine açık bir çağrı niteliğinde.

IMG_7670

“Artık yaşamadığımız bir dünya için yaratılmış okullarlarla kendi geleceklerini talep etmeye hazır öğrenciler yetiştirmiyoruz. Öğrencileri geleceğe hazırlamıyoruz” diyor projenin yöneticilerinden Monica Martinez.

Ülkenin her yerinden 700 başvurunun yapıldığı projede, hibe kazanan okulların hepsinin de öğrencilerin ne zaman, nerede ve nasıl öğreneceklerine yönelik standart düşüncelere karşı çıkan ve ana hatları net planları bulunuyor.

“Bu okullar, gençlerin gelişimini nasıl destekleyeceğini ve ergenlerin öğretimini nasıl yapılandıracağını anlamak için çalışan okullar” diyo Martinez. “Okullar öğrenmeyi okulun dışına yayarak, öğrencilerinin sayısız uzmana ve öğrendiklerini uyguladıkları gerçek dünya deneyimlerine erişimini sağlıyor.”

Devlet Müzesi Okulu’nda meraklı ve işbirliğine açık eğitimcilerin seçilmesi de bu felsefelerinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Hanks, müze çalışanlarının düzenli olarak dersler verdiğini ve öğrencilerin de sergiler yaratmak için küratörlerle ortak çalışmalar yaptıklarını anlatıyor.

Hanks’e göre öğrencilerin, mümkün olan her an doğrudan kaynaktan öğrenmeleri oldukça mantıklı. “ Ders kitaplarımız, öğretmenlerimiz ve aracı kurumlarımız var, ama bunların hepsi birer yardımcıdır aslında. Doğrudan uzmanlık hemen yanı başımızdaysa (ya da biraz ileride), ondan faydalanmamak için hiçbir sebep yok.”

Okulu müfredatının kalbinde problem çözme yatıyor. Okul, öğrencilere, olası çözümleri belirlemeyi sağlamaya yarayan yaratıcı bir strateji olan tasarım odaklı düşünme sürecini öğretiyor.

“Müfredatı bir probleme bağlayarak sadece bilgi edinmelerini değil aynı zamanda problem çözme ve işbirliği becerilerini uygulamalarını da sağlıyoruz.”

Hanks’e göre öğrenmenin en etkili olduğu zaman bu. “Bunlar insanların hayatları boyunca hatırladıkları deneyimler.”

Müzenin müdürü Robertson’a göre müze de, öğrencilerin içeride öğretim görmelerinden fayda sağlıyor. “Oda arkadaşı gibiyiz” diyor Robertson. “Burada her gün bir okulun olmasından kaynaklı büyük bir enerji oluşuyor. Onların getirdikleri bu enerjiden biz de faydalanıyoruz.”

 

 

Kaynak: https://www.usatoday.com/story/sponsor-story/xq/2017/05/02/going-school-museum-does-learning-have-happen-school/101154152/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here