Bir Sınıf Yönetimi Aracı Olarak Şefkat

0
1564

Öğretmenliğimin ilk yılında, dokuzuncu sınıfların İngilizce dersine girdiğimde, nasıl bir öğretmen olmak istediğimle ilgili kafamda net bir imaj vardı: Katı ama anlayışlı, öğrencileri sınıftaki davranışlarından sorumlu tutan bir eğitimci. Ancak niyetim kötü olmasa da belirlediğim bu öğretim tarzı oldukça zayıf kaldı ve öğrencilerimde benimle ilgili farklı bir izlenim bıraktı: Soğuk ve kayıtsız öğretmen.

Öğrencilerime, sınıf kurallarım ve beklentilerimle, hem onların hem de kendi ihtiyaçlarımı karşılamak istediğimi göstermek yerine, sınıf yönetimi stratejilerimi belli sonuçları olan bir kurallar zinciri olarak uygulamaya koydum. Onlara hiç şefkat göstermemiş ve onları güvenilir genç yetişkinler olarak görmemiştim.

Zaman ilerledikçe öğrencilerimle olan ilişkim değişti. Kendimi onlara olan sevgimi ve saygımı gösterme konusunda daha rahat hisseder hale gelmiştim. Sınıf yönetimi stratejimin merkezini sonuçlar değil şefkat almaya başladı. Öğrencilerim onların hayatlarını ve iyiliklerini önemsediğimi gördüklerinde bana güvenmeye başladılar. Bu da, karşılığında benim de onlardan daha fazla şey isteyebilmem ve bekleyebilmem anlamına geldi.

Pedagoji stajım sırasında 14 yaşındaki yirmi üç tane çocukla 90 dakikayı nasıl geçireceğim konusunda öğrendiğim her şey, öğrencilerime şefkatle yaklaştığımda kesinlikle çok daha fazla uygulanabilir oldu. İşte öğretmenliğimin ilk yılında öğrendiğim bazı şeyler:

Önemsediğinizi Gösterin

Öğrencilerimin, başarılarını ve yaşamlarını önemsediğimi zaten bildikleri gibi yanlış bir varsayımla başlamıştım öğretmenliğe. Birçok öğrenci, özellikle de davranış sorunlarına daha eğilimli olanlar, öğretmenlerden bunun tam tersini bekliyor. Beklediklerinden daha farklı biri olduğunuzu göstermekse oldukça önemli oluyor. 

Öğrencilerinize ilginizi ve şefkatinizi göstermenin en basit yolu, onlarla sık sık farklı konularda sohbet etmektir. Yaptıkları çalışmalarla ilgili samimi bir övgü, günlerinin nasıl geçtiğiyle ilgili sorular ve kendi hayatınızdaki eğlenceli şeyleri onlarla paylaşmak, öğrencilerinizle ilgilendiğinizi göstermenin en mükemmel yollarıdır.

Bunu yapmanın başka bir yolu da öğrencilerin katıldığı okul dışı faaliyetlere sizin de katılmanızdır. Öğrencilerinizi sınıf dışındaki bir ortamda desteklemek için çaba sarf etmeniz gerçekten çok anlamlı olabilir.

Öğrencilerinizin hayatlarının çok kolay olmadığını varsayın

Bir öğrenci haylazlık yapmaya başlıyorsa, bu durum genellikle kişisel hayatındaki bir problemin yansımasıdır. Günlük hayatlarındaki çalkantılarla başa çıkmayı öğreninceye kadar onlara sevecen davranmak işin püf noktasıdır.

Öğretmenler, öğrencileri aşağılayan ya da davranışlarını herkesin önünde yargılayan sınıf yönetimi tekniklerinden kaçınarak şefkatlerini gösterebilirler. Öğrencilerle özel olarak birebir konuşun ve onlara her zaman hayatlarının nasıl gittiğini sorun. 

Sınıf içindeki davranış sorunları, öğretmenlerin öğrencilerinin mutluluğu hakkında endişe etmelerine sebep  olmalıdır. Çocukların hayatlarında neler olup bittiğini anlamaya çalışmalıyız. Yetişkin halimizle bile hayatta yıkıcı bir şeyler yaşadığımızda, neşeli halimizi her zaman korumakta zorlanırız.

Her yeni gün temiz bir başlangıçtır

Affetmek, bir sınıfı şefkatle yönetmek için çok önemlidir. Bir öğrenciye geçmiş hataları sürekli hatırlatılırsa, o öğrenci hep “kötü çocuk” olarak etiketlendiğini hissedecektir.

Yaptıkları hatalar yüzünden öğrencileri affettiğimizde, çünkü bu davranışların altında okul dışı bir sürü faktörün olduğunu fark ederiz, her yeni günü bir öncekinden biraz daha iyi yapabiliriz. Hata yapan çocuklara karşı kin tutmak hem yorucudur hem de zamanı boşa harcamaktır. Kendi mutluluğumuz için de, öğrencilerin kötü davranışlarını unutmak ve affetmek çok önemlidir.

Şefkat ve arkadaşlık arasındaki fark

Öğrencilerinize şefkat göstermek, öğrencilerinizin sizden hoşlanmalarını istemekle aynı şey değildir. Çoğu yeni öğretmen öğrencilerinin onayını talep etmek gibi bir tuzağa düşer,  özellikle de kendi yaşlarına yakın öğrencilere öğretmenlik yaptıklarında. Ancak bu, karşılıklı saygının ortadan kalkmasına neden olur.  

Öğrencilere şefkat göstermek, bir taraftan öğrenme süreçleri için en iyi kararları vermeye devam ederken diğer taraftan onların bakış açılarını anlamak için zaman ayırmak ve çaba göstermek demektir. Şefkatli olmak, onların arkadaşı olduğunuz anlamına değil, onların gelişimlerini önemsediğiniz ve geleceklerine yatırım yaptığınız anlamına gelir.

Şefkat kendi başına bile çok önemli bir hayat becerisidir. Sınıf yönetimi bir parçası olarak şefkat, normalde zaten uygulayacağınız herhangi bir stratejinin etkisini artırabilir. Şefkat, öğrencilerinizin, seçimlerinize ve onlardan talep ettiklerinize güvenmelerini sağlar. Sınıf yönetimi süreçleri ve net yönergeler önemlidir ancak onlara “yatırım” yaptığınızı bilen öğrenciler, size saygı duymaya ve liderliğinize güvenmeye daha eğilimli olurlar.

 

Çeviri: Ayşegül Sarıoğlu

 

Kaynak: https://www.edutopia.org/article/compassion-classroom-management-tool?utm_source=facebook&utm_medium=socialflow

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here