Ders Kitaplarının Değerlendirilmesi: İlerleme Var Ama Geliştirilmesi Gerek

0
1.369 views

Liderlik üzerine bir dersin çizimlerle anlatımında sadece erkekler yer alıyor. Boşluk doldurmalı bir sorunun “doğru” cevabı ise bir klişe oluyor: “Ben bir Filipinliyim. Hong Kong’ta ev işlerine yardımcı olarak çalışıyorum.” Küresel ısınma konusu işlenirken iklim değişikliğinin, “Bugün çok soğuk olduğu için tarım yapılamayan yerlerde böylece tarım yapılabileceği” gibi “olumlu” etkilerinden söz ediliyor.

Bunlar, UNESCO Küresel Eğitim Gözlem Raporu’nda yer alan ve yeni açıklanan, ders kitaplarının rolü üzerine bir araştırmada yer alan bazı örnekler.

1950-2011 yılları arasında ortaokul tarih, yurttaşlık bilgisi, sosyal bilgiler ve tarih kitaplarını kapsayan araştırmada bu kitaplarda barış ve şiddetsizlik, cinsiyet eşitliği, insan hakları, çevrenin korunması ve kültürel çeşitlilik konularının nasıl ele alındığını incelendi. Araştırmadaki veriler, yüze yakın ülkede, farklı kategorilerdeki yüzlerce ders kitabından derlenen bilgilerin yer aldığı üç büyük veritabanından alındı. Sonuç: Biraz ilerleme olmasına rağmen bu konular ders kitaplarında önemsenmiyor, kenara itiliyor ya da yanlış aktarılıyor.

GEM (Global Entrepreneurship Monitor; Küresel Girişimcilik Gözlemi) Raporu yazarlarından ve araştırmacı Nihan Köseleci bunun rahatsız edici olduğunu söylüyor. “Kişinin hayatı boyunca eline aldığı tek kitap o ders kitabı olabilir” diyor ve bu kitaptaki bakış açısının ve tavrın bu şekilde geleceğe aktarılacağını belirtiyor. Örneğin ders kitapları “aynı şiddet hikâyelerini tekrarladığı sürece toplumların barış içinde bir arada yaşaması mümkün olmayacaktır.”

Köseleci,  hangi konularda gelişme kaydedildiğini ve hangi konularda daha çalışılması gerektiğini rapordan kitap örnekleriyle sunuyor:

Cinsiyet Eşitliği

2006′da Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde okutulan ders kitabından alınan bu örnek (Örnek 1), devlet kademelerindeki önemli görevlere sadece erkeklerin geçebildiğini tasvir ediyor.

example1
Örnek 1

Köseleci, “Yurttaşlık bilgisi kitaplarında kadınlar sadece oy kullanırken tasvir ediliyor, lider ya da resmi görevli olarak değil” diyor ve kadınların ders kitaplarında görünmez olmaya yaklaştığını belirtiyor. Kitaplarda yer aldıkları zaman da daha çok ev ve aileyle ilgili konularla ilişkilendiriliyorlar. Köseleci, “Türkiye’den bir matematik ders kitabında anneyle kızı yemek pişirirken yumurtaları sayıyorlar” diyor. Benzer bir şekilde, 2011 yılında Kenya’da okutulan bir ders kitabında kadınlar geleneksel şekilde, hizmet eden ve öğreten kişiler olarak gösterilirken doktor, marangoz, polis ve balıkçılar hep erkek.

Sonuç: Genel olarak kadın hakları konusundaki tartışmalar 2000-2011 yılları arasında %37 oranında artmış görünüyor. Bununla birlikte Kuzey Afrika ve Batı Asya’daki ders kitaplarının sadece altıda birinde kadın haklarından söz ediliyor.

Barış ve Şiddetsizlik

Köseleci, “Eğitim hoşgörüyü ve şiddetsizliği yüreklendirerek çatışmaları engelleyebilir ya da gerilimi vurgulayıp diğer gruplar hakkında kötüleyici yorumlara yer vererek durumu daha da kötüleştirebilir” diyor. Örneğin Pakistan ve Hindistan’daki bazı ders kitapları Müslümanlarla Hinduyar arasındaki tarihsel kini yineleyerek uzlaşma olasılıklarının ortaya çıkmasına ters düşüyor.

example2
Örnek 2

Bu konudaki olumlu bir örnek 2004 yılında Kıbrıs’ta okutulan bir ders kitabından geliyor (Örnek 2). Kitapta Yunan ve Türk taraflar kavga etmek yerine yan yana tasvir ediliyorlar. “Bu ileri doğru atılan bir adımdır” diyor Köseleci.

Çevre Sorunları

Köseleci, “Ders kitaplarında çevrenin korunmasına ve çevre tahribatına giderek daha fazla yer veriliyor” diyor. Örneğin Latin Amerika ve Karayipler’deki ders kitaplarında bu konulara 1980′lerde %10 oranında yer verilirken şimdi bu oran %80′lere çıkmış durumda.

Bu konuda, her ikisi de olumlu iki yaklaşım örneği:

Jamaika’da okutulan ders kitabı (Örnek 3) çevresel değişiklik bilimini gösteriyor.

example3
Örnek 3

Güney Afrika’dan ders kitabı ise (Örnek 4) çevrenin korunması yollarını anlatıp savunuyor.

example4
Örnek 4

Ancak 2000-2011 yılları arasında ders kitaplarının sadece %30′u çevre meselesini küresel bir sorun olarak ele alıyor. Bazı ülkeler çevre problemlerinin üzerinde durmuyor, yanlış aktarıyor ya da bu konularla ilgili şüphe uyandırıyor. Örneğin rapora göre Almanya’da, 49 yurttaşlık bilgisi ders kitabının %73′ünde çevre konuları “gelişmiş ülkelerdeki insanlar, karşılaştıkları çevresel stresten kendileri sorumluymuş ve kendi çevresel problemlerini çözemezlermiş gibi gösteriliyorlar” ve “zengin ülkelerdeki çok uluslu şirketlerin müdahaleleri ve tüketim alışkanlıkları tartışılmıyor” şeklinde tartışılıyor.

Rapor ayrıca Amerika’daki ders kitaplarında iklim değişikliğinin sebeplerine şüpheyle yaklaşıldığı ve iklim değişikliğinin çoktan başladığı gerçeğinin göz ardı edildiğini ortaya koyuyor.

Çeşitlilik/İnsan Hakları

Meksika’daki bir ders kitabından alınan bu örnek (Örnek 5) basketbol oyuncularından oluşan bir grubun çeşitliliğini gösteriyor. Oyuncuların arasında tekerlekli sandalyede birisi olduğu gibi, kızlarla erkeklerin sayısı da eşit.

example5
Örnek 5

İnsan haklarından söz eden ders kitaplarının sayısı 1970-1979 yılları arasında %28 iken bu oran 2000-2011 yılları arasında %50′ye çıkıyor. Bununla birlikte ders kitaplarının sadece %9′unda sakatların haklarından söz edilirken, sadece %3′ünde LGBTI bireylerin haklarına yer veriliyor.

Küresel Yurttaşlık

2015′te Hong Kong’ta okutulan bir ders kitabından verilen örnekte olduğu gibi (Örnek 6), ders kitaplarında dünyanın her tarafından insanlara dair olumsuz klişelere hâlâ yer veriliyor.

example6
Örnek 6

Araştırma aynı zamanda 2000-2011 yılları arasında ders kitaplarının sadece %14′ünde göçmen ve mülteci haklarına yer verildiğini ortaya koyuyor.

Sonuç olarak rapor ders kitaplarının iyileştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Köseleci, “Ders kitapları güçlüdür” diyor. “Bu kitaplarda ne bulunduğuna dikkat etmemiz gerek.”

Kaynak: http://www.npr.org/sections/goatsandsoda/2016/12/19/506140217/grading-the-worlds-textbooks-making-progress-but-needs-improvement

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER