İlkokulda öğrencilerin ödev yaparken harcadıkları zaman ve akademik başarıları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamış.

Ödev Hakkında 6 Soru


Sizce anasınıfı ve 1. sınıfta ödev verilmeli mi? Verilmeliyse, ne kadar? Bu sorular sizin de kafanızı karıştırıyorsa, buyurun konuşalım.

Okulların ödev konusunda genel olarak izlediği çizgi şöyle: 5 yaş öğrencileri için her gün ufak ev ödevleri, birinci sınıflar için her hafta birkaç saat okuma, yazma ve matematik çalışmaları.

SORU 1: Ödevin çocuklara faydası var mı? Var ise nedir?

Harris Cooper adındaki bir bilim adamı bizim için araştırmış. İki ayrı gruptan ilkine düzenli ödev verilmiş, ikincisine de verilmemiş. Ardından sınav sonuçlarına ve notlara bakılmış.

Ne yazık ki, bu deney daha büyük yaştaki çocuklar için. 5 yaş çocukları ve 1. Sınıf için herhangi bir deneysel çalışma bulunmuyor (Harris, 2006). Araştırma sonuçlarına göre 8 ve daha üstü yaşlardaki öğrencilerde ödev yapmanın ders başarısına bir katkısı olabiliyor. Tabii bu katkının niteliği ve sürekliliği ödevden ödeve değişebiliyor. İlkokulda ise öğrencilerin ödev yaparken harcadıkları zaman ve akademik başarıları arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamış. (Harris, 2006).

Belki de anasınıfı ve ilkokul düzeyindeki çocuklar evde dikkatlerini toplayıp ödev yapacak olgunlukta değillerdir. Belki de öğrencinin ödev başında uzun saatler geçirmesinin asıl nedeni, çok çalışması değil anlamadığı için çok vakit kaybetmesidir. Varacağımız sonuç ne olursa olsun her ortada eksik bir şeyler var. Ödevin 5 yaş ve 1. sınıf çocuklarına gerçekten bir faydasının olup olmadığı açık değil.

Farklı kültürlerdeki farklı uygulamaları da unutmayalım. Örneğin Finlandiya’da -ki eğitimde dünyanın en başarılı ülkelerinden biri- çocuklar 7 yaşına kadar ilkokula başlayamıyor ve 13 yaşına kadar çocuklara ödev verilmiyor (Anderson, 2011).

SORU 2: Küçük çocuklara verilen ödev aslında kime veriliyor? Çocuğa mı, aileye mi?

Eğitim bilimciler diyor ki; 5-8 yaş arası çocuklarda yaşlarda beden ve dürtü kontrolü daha az, konsantrasyon daha kısa süreli, ayrıntıları hatırlama ve daha sonra hatırlama büyük yaşlara göre daha az (Rothbart and Rueda 2005; Rueda 2004). Eğitim bilimciler böyle diyor. Bunu bir kenara koyalım.

Ayrıca, anasınıfı ya da 1. Sınıf çocuklarının çoğu zaman ödevlerdeki yönergeyi tam olarak okuyup anlaması mümkün değil.

Bu iki veriyi yan yana koyduğumuzda bu yaştaki çocukları ödevlerini kendi başlarına yapamayacağı sonucuna varıyoruz. Hele de okulda koca bir gün geçirdikten sonra… Çalışmalar gün boyu kendini davranışlarını kontrol altında tutan bir çocuğun aynı tutarlılığı evde de göstermesinin neredeyse imkansız olduğunu gösteriyor.

Anlaşıldı, bu durumda bu küçük haylazların ödevlerini yapmasının sağlamak kesinlikle anne-babanın sorumluluğunda… Peki anne-baba tarafından böylesine yönlendirilmek çocuğun akademik başarısına katkı sağlıyor olabilir mi?

Yapılan araştırmalara göre anne babaları tarafından ödevlerini kendi başlarına yapmaları için desteklenen çocuklar okulda daha başarılı. Anne babaların ödev sürecine çok fazla müdahale etmesi ise sanıldığının aksine başarı değil, başarısızlık getiriyor. (Cooper 2000) Elbette, çocuklar akademik açıdan başarısız olduğu için de anne babaların çocuğun ödevlerine daha fazla vakit ayırmak durumunda kaldığı da iddia edilebilir.

Yine de bu durum zaten ödevlerini kendi başlarına yapmaları zor olan küçük yaştaki çocuklar için sorduğumuz soruyu değiştirmiyor. Aksine destekliyor. Ödev konusunda anne-babanın yoğun destek ve denetimi yüksek değil, daha düşük akademik başarı ile ilişkilendiriliyor. Öyleyse anne-baba olarak onlara ödevlerini yaptırırken gerçekten yardım etmediğimizden nasıl emin olabiliriz?

SORU 3: Küçük çocukların evde ödev yapacak zamanı var mı?

Bu yaş aralığında çocuklar için en az 10-11 saat uyku gerekiyor. Eğer sabah erken kalktıysa, akşam erken yatarak dinlenmesi gerekiyor. Üstelik bütün gün okulda eğitim alan çocuklarımızın, eve geldiklerinde oynamak, aile bireyleri ile iletişime geçmek, yemek ve temizlik ve hatta sırf evinde vakit geçirmek için zamana ihtiyaçları var. Peki okuldan döndükten yatıncaya kadar geçen süre yaklaşık dört saatse, çocuk ödevini ne zaman yapacak?

Şu gerçeği unutmayalım, “çocuk ödevini bu arada istediği zaman yapabilir” deseniz de asıl mesele ödevini yapabilmek içi evdeki büyüklerden birinin ona vakit ayırmasını bekleyecek olmasıdır.

SORU 4: Öğretmenler verdikleri ödevlerin bir kısmının ne kadar zaman aldığının farkında mı?

İnternette bazı blogları takip ediyorsanız, göreceksiniz ki, öğretmenler ve ebeveynler arasındaki en çok tartışılan konu, ödev zamanının planlanmaması sebebiyle, zaman alan ödevler… Öğretmenin yarım saat dediği, evde genelde bir saat sürüyor. Peki bu nasıl olabilir?

Belki de çocukları bütün gün sınıftaki halleriyle gören öğretmenler, aynı çocukların evdeki halleriyle ilgili yanlış tahminlerde bulunuyorlardır. Saat sabah 11’de, bir sınıf ortamında ve disiplininde öğrenciler aynı işi daha yapmak için daha istekli oluyorlardır. Ama okul başka ev başka… Okulda geçen 6-7 saatten sonra haylazlar dikkatlerini toplayamaz, sandalyede oturamaz oluyorlar. Yönergeyi anlamaları bile 10-15 dakikayı bulabiliyor. Bazen küçücük bir ödev saatler sürebiliyor.

SORU 5: Verilen her ödev çocukların yaş ve gelişimine uygun mu?

Düşünün ki, okulun henüz başları ve eve gelen ödeviniz şu şekilde, “çiftliğinizdeki hayvanların toplam 14 tane ayağı var, çiftlikteki hayvanların kaç tanesi inek, kaçı tavuk olabilir? Aklınıza gelen tüm olasılıkları yazın.” Çok güzel, problem çözme becerilerini destekleyen, düşünmeye sevk eden bir problem ve çalışma. Ancak, okulun başlarında verilecek türden değil. Neden? Yönergeyi tek başlarına bile okuyamıyorlar ki. Hadi diyelim okudunuz, yönergeyi akıllarında tutamıyorlar çünkü işler bellek hafızası sınırlı. İkinci olarak da, çocukların deneme-yanılma yoluyla öğrenmesini hedeflerken, matematikte neden-sonuç ilişkisi kurmaları gereken bu tür bir problem, bu yaşta ebeveyn desteği olmadan çözmek çok zor.

SORU 6: Öyleyse ne yapacağız?

Küçük çocuklar öfke ve gözyaşlarına boğulmadan, ille de anne-babalarının yardımını almadan ödevlerini yapamıyorlarsa, bence hiç yapmasınlar daha iyi.

Ya da öğretmenlerden çocuklara anne-babalarının desteği olmadan yapabilecekleri ödevler tasarlamalarını isteyeceğiz.

Bu durumda da küçük yaşlarda ödev yapmanın çocuğun akademik gelişimini desteklediğine daha çok veriye sahip olmalıyız. Gerçekten elimizde böyle bir veri var mı?

2011 – 2013 Gwen Dewar, Ph.D.,

Kaynak: http://www.parentingscience.com/homework-for-young-children.html

En Son Yazılar

2000 yılındaki PISA testlerindeki başarı düzeyi düşük olan Alman öğrenciler, 2009 yılında daha iyi sonuçlara ulaştılar.
»

Eğitim Sistemini Dönüştüren Ülkeler – 9 : Almanya

2000 yılında ilk kez uygulanan PISA testlerinde, Alman ...

Küçük çocuklar sayısız araştırmanın kanıtladığı gibi evrimsel olarak oyuna ciddi bir ihtiyaç duyarlar.
»

Çocukların Yaratıcılığı Ölüyor Mu?

Global toplumumuzda giderek daha fazla teknoloji odaklı olan ve ...

Eğer insanlar bir sorunun cevabını öğrenmeye merak duyuyorlarsa, o bilgiyi öğrenme konusunda daha iyi oluyorlar.
»

Merak Beyinlerimizi Nasıl Değiştiriyor?

Bir konu hakkında ne kadar fazla meraklı olursak, sadece o konu ...

Fairhaven'da okulun başarısı, mezunların hayatlarından memnun olup olmadıkları kriterine göre ölçülüyor.
»

Demokratik Okullarda Öğrenciler Öğrenme Deneyimine Nasıl Öncülük Ediyor?

Mark McCaig ve eşi Kim, 1990′larda Katolik ve devlet ...

Çocukların kentle ilişkisi sadece oyun alanlarına sıkıştırılamaz.
»

Kentlerde Çocuğu Özgürleştirecek Alanlar Yok

Ankara Mimarlar Odası Başkanı Tezcan Karakuş Candan çocukların ...

Öğretmen olarak yaptığımız en önemli işin, öğrencilerin anlamlı ilişkiler kurabildikleri duyarlı bir topluluk yaratmak olduğunu asla unutmayalım.
»

Bir Öğretmen Olarak ‘Ölü Ozanlar Derneği’nden Ne Öğrendim?

Herkes onu en sevdiği haliyle hatırlıyor. Mork, Bayan Doubtfire, ...

Doğu kültürlerinde öğrenme sürecinde herkesin bocalaması ve mücadele etmesi bekleniyor.
»

Doğu ve Batının Öğrenmeye Farklı Bakışı

1979 yılında, Jim Stigler henüz Michigan Üniversitesi’nde ...

Pek çok erkek çocuk rekabet içeren sporlar dışında bir başka alternatif aktiviteye ihtiyaç duyar.
»

Erkek Çocuklar İçin Dans: Güç ve Nezaket Arasındaki Dengeyi Kurmak

Yönettiğim Yaratıcı Dans Merkezi’nin mevcut kayıtlarına ...

Öğretmenlerin katlanmak zorunda olduğu bütün zorluklar yüzünden pesimizmin ve negatifliğin tuzağına düşmek daha kolay gibi görünüyor.
»

10 Adımda Öğretmenlikte Tükenmişlik Sendromundan Kurtulmak

“Neden öğretmen olmak istedim?” Hepimiz tükenmişlik ...