Eğitimpedia Yazarı – Müjdat Ataman: Konuşmasak Yazmasak da Hep Test Çözsek

0
3.627 views

forex öppettider nordstan Uluslararası akreditasyonu olan bir programın uygulandığı okulda öğrencilere sınavda, bir hayvan türünün yok olduğunu varsayarak bu hayvan türünün yok olması sonucunda yaşananları yazmaları istenmiş. Buraya kadar her şey normal görünürken bu sorunun altına düşülen açıklama her şeyi değiştirmiş. Uluslararası standardı olan bu sınavda, sorunun en az 300 kelime ile yanıtlanması gerekiyor. Öğrenciler balıklar olmasaydı, sürüngenler olmasaydı, memeliler olmasıydı diye başladıkları giriş cümlelerine üç dört ek cümle daha yaptıktan sonra dağılmaya başlamışlar. Az buz değil 300 kelime… Uzun yazabilmek için konudan konuya atlamışlar, ilgili ilgisiz konu bütünlüğü olmayan cümleleri art arda eklemeye başlamışlar. Örneğin bir öğrenci: “Balıklar olmasaydı, balıkçılar olmazdı, balıkçılar olmasaydı, olta satanlar olmazdı, olta satanlar olmasaydı oltacı dükkanları boş kalırdı, dükkanlar boş kalsaydı dükkan sahipleri kira alamazdı, bu durumda dükkan sahipleri ailelerini geçindiremezdi, aileler mutsuz olurdu. Dükkan sahipleri çocuklarını okula gönderemezdi. Çocuklar okula gidemediği için okuma yazma öğrenemezdi ve kültürsüz bir nesil yetişirdi” diye cümleleri arka arkaya ekleyerek yanıtlamış soruyu. Bu ve benzeri yanıtlar bize önemli bir ayna tutuyor. Verdiğimiz “eğitim” adlı eseri gözden geçirmemiz ve şapkayı önümüze alıp düşünmemiz gerekiyor. 

اسعار الذهب الان

عرض جميع الاسهم السعودية تداول Okuma yazma serüveni ile başlayan Türkçe öğretimi sarmal bir yapı içinde farklı öğrenme alanlarıyla şekilleniyor. Yıllar içinde öğrenme alanlarının isimleri değişse de tüm dil derslerinde olduğu gibi konuşma, dinleme, yazma ve okuma-anlama üst başlıkları sabit kalıyor. Her yıl öğrencileri okuma, anlama, konuşma ve yazma alanında geliştirmeye çalışıyoruz. Öğrencilerin sistem içinde ilk karşılaştıkları bariyer sekizinci sınıfta girdikleri TEOG sınavı oluyor. Bu sınavda öğrencilerin konuşma, dinleme ve yazma becerilerine bakılmıyor. Tek bir öğrenme alanından yapılan ölçme yöntemi ile sekiz yıllık bir öğrenme geçmişini hiçe sayarak öğrencileri bir üst eğitim kurumuna yerleştiriyoruz.

http://greenspacecambria.org/?binop=%D8%A7%D9%84%D8%B3%D9%88%D9%82-%D8%A7%D9%84%D9%85%D8%A7%D9%84%D9%8A-%D8%A7%D9%84%D8%B3%D8%B9%D9%88%D8%AF%D9%8A-%D9%84%D9%84%D8%A7%D8%B3%D9%87%D9%85&28d=df السوق المالي السعودي للاسهم

ACCT 304 Week 1 Homework Assignments Okulun tüm paydaşları olarak TEOG’u en önemli başarı ölçütü olarak görmeye devam edersek el birliğiyle öğrencilerin yazma, dinleme ve konuşma becerilerini yok edeceğiz. Herkes biliyor ki okuduğunu anlama dışında bir ölçme yöntemimiz yok. Bu ölçmenin de ne derece anlamlı olduğu tartışılır. Bu standart ölçme yöntemlerimiz üst düzey düşünme becerilerine hiç yer vermiyor. Sistem içinde yer alan öğretmenlerden öğrencilerinin yazma, dinleme ve konuşma becerileni geliştirmeleri için çaba göstermelerini beklemek de çok mantıklı değil. Öğrencilerin bu becerilerinin gelişiminin gözlemlenebildiği bir alan yokken öğretmenler neden bu alanlarla ilgili çaba göstersinler ki…

handelsbanken forex avgift Biz de bu gerçekten yola çıkarak 6. sınıfa giden 100 öğrenciyle, konuşma alanında küçük bir araştırma gerçekleştirdik. Öğrencilerden kendilerini tanıtacak bir konuşma yapmalarını istedik. Konuşmalar kayıt altına alınmadı, sadece kronometre ile süre tutuldu. Çalışmanın öncesinde, serbest olduklarını, kendilerini istedikleri kadar tanıtabileceklerini, süre sınırlaması olmadığını belirttik. En kısa tanıtımı yapan öğrencinin konuşması on saniye sürerken, en uzun konuşan öğrenci kırk saniye sürdü. Ne yazık ki tüm öğrencilerin kendilerini tanıtma ile ilgili yapmış oldukları konuşmalarının ortalama süresi otuz saniye bile değildi. Sürenin kısalığının yanı sıra konuşmaya başlayan öğrenciler rahat olmadıklarını ifade eden üç temel hareket sergilediler: Sırtlarını tahtadan ayırmadan konuşmak, konuşurken üstlerinde giydikleri kazağın kollarıyla oynamak ya da ayakların rahat olmaması ve sağ ve sol ayağın üstüne ağırlık vererek sabit duramamak. 2. sınıf müfredatında yer alan ve ilerleyen her sınıfta tekrar eden: “Konuşurken beden dilini kullanır” kazanımı sadece süs olsun diye bulunuyor sanırım. Yapılan konuşma çalışmasında iki öğrenci dışında, beden dilini kullanarak kendinin anlatabilen öğrenci ne yazık ki olmadı. 

http://kmr-spedition.at/?rater=%D8%A7%D8%AE%D8%A8%D8%A7%D8%B1-%D8%A7%D9%84%D8%A3%D8%B3%D9%87%D9%85&5c1=a2 اخبار الأسهم İngilizce dil yeterliliğiyle ilgili uygulanan ve neredeyse birçok ülkede geçerliliği olan IELTS sınavına girenler vardır. Dil becerilerinin ölçüldüğü bu sınava katılanların konuşma, okuma, yazma ve dinleme alanlarındaki yeterliliklerine bakılır. Yazma alanı iki bölümden oluşur; kısa bir anlatım olarak mektup, dilekçe, vb istenirken bir diğer yazılı anlatımda katılımcılardan bir düşünceyi nedenleriyle savunmaları istenir. Online olarak yapılan konuşma sınavında iki uzmanın verdiği soruların yanıtlanması istenir. Dil becerilerinin temel dört alanının da ön planda olduğu bu sınav bizim için iyi bir örnek olabilir. İkinci dil yeterliliği için gösterilen bu özenin onda birini ana dil için gerçekleştiremiyoruz.

كيف ابيع الاسهم Okuması zor olduğu için ilkokuldan başlayarak yazma çalışmalarını azaltıyoruz. Yazılı anlatımı kısalta kısalta tek sözcüklük boşluk doldurma noktasına ulaştık. Uzun anlatımla bir sorunun yanıtlaması istendiğinde öğrencilerin başarısız olmalarına şaşmamak gerek. Test odaklı eğitim sistemimizin konuşamayan ve yazamayan öğrenciler yetiştireceği aşikardı, öyle de oldu zaten.

كيف ابيع الاسهم هل سعر السوق او سعر محدد Bu durumu düzeltmek için neler yapabileceğimize gelin birlikte bakalım: Öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini harekete geçirebilecekleri yazılı anlatım çalışmalarına olabildiğince erken yaşlarda başlayabiliriz. Kendini sözlü ve yazılı olarak anlatabilmek demek: “Kahramanın yerinde sen olsaydın ne yapardın?” sorusunu sormak değildir. Öğrencilerin ilgilerini çeken, severek yazacakları konular belirleyerek yazılı anlatımlar yapılması istenmeli. MEB’in yeni müfredatında da yer alan ve her sene tekrar eden: “Duygu ve düşüncelerini yazılı olarak ifade eder” gibi genel bir kazanım yerine, daha net, ölçütleri iyi belirlenmiş ve yapılandırılmış kazanımlara yer verilebilir.

افضل الشركات لتداول الاسهم السعوديه Derslerde soru-yanıt tekniği ile geçiştirilen ve yapıldığı varsayılan “konuşma” becerisi için de özel zamanlar ayrılmalı. Öğrencilerin kendilerini ifade edecekleri hazırlıklı ve hazırlıksız konuşma fırsatları yaratılmalı. Öğrencilere, iyi bir konuşma nasıl olmalıdır, sorusu sorularak konuşma ölçütleri belirlenebilir. Öğrencilerin konuşmaları kaydedilerek, belirlenen ölçütlere göre kayıtların incelenip öğrencilerden kendilerini değerlendirmeleri istenebilir. Konuşmaların süreç içinde kayıt altında olması ve ilerleyen yıllarda öğrencilerin konuşma alanlarındaki kendi süreçlerini izliyor olmaları, bu alandaki gelişimlerini olumlu destekleyecektir.

forex leads broker Odağımızı daha çok test çözen öğrenciden, kendini ifade edebilen öğrenciye doğru çevirdiğimizde bu açmazdan kurtulmanın ilk adımını atmış olacağız.

اسعار الفوركس [email protected]

اسهم ام القرى للاسمنت https://twitter.com/ataman_mujdat