Haftanın Kitabı: Merak

0
1882

‘’Merak ilmin hocasıdır’’ sözünü çok severim. Merakla ilgili aslında pek çok şeyi anlatıyor. Tıpkı “Benim özel bir yeteneğim yok. Sadece tutkulu bir meraklıyım” diyen Albert Einstein’ın vurgu yaptığı gibi. Her insan doğuştan meraklıdır. Dolayısıyla, özümüzde varolan merak duygusu üzerine yazılmış Merak kitabını okumamak olmazdı. Meraklı insanların daha yaratıcı ve başarılı olduğuna dair çok hikayeler dinliyor, izliyor, okuyoruz. Evet, hepimiz meraklı bebekler olarak doğduk. Peki, ne oluyor da çocukluktaki o meraklı sorulardan vazgeçiyoruz?

Ian Leslia Merak kitabında, tüm bunları ele alırken öğrenme arzumuzu yitirmememiz gerektiğini tutkulu bir şekilde savunuyor. “Merakı, bir alışkanlık haline getirmek mümkün müdür?” sorusu üzerine bu kitabı yazmaya karar vermiş yazar.

NTV yayınlarından çıkan kitabı Can Evren Topaktaş Türkçeye çevirmiş. İlham verici hikayelerin, vaka incelemelerinin, çarpıcı araştırmaların ve tavsiyelerin yer aldığı kitap sade anlatımıyla da dikkat çekiyor.

Ian Leslie, 2014’te yazdığı Merak kitabında, ‘’Meraklı insanlar genellikle diğerlerinden daha akıllı, daha yaratıcı ve daha başarılıdır. Ancak, merakın bize sağladığı ödüllerin daha evvel hiç olmadığı kadar fazla olduğu bu dönemde, merak genellikle yanlış anlaşılmakta, küçümsenmekte veya giderek bilişsel elitlerin tekeli altına girmektedir’’ diyerek meraka karşı bakış açısını ortaya koyuyor.

Kitapta, psikoloji, sosyoloji ve ekonomi alanlarında yapılmış etkileyici araştırmalara yer verilmiş. Merakımızı nelerin beslediğini ve nelerin körelttiğini ortaya koyan araştırmalarda, ilginç ve bir o kadar da şaşırtıcı sonuçlar var. Bu araştırmalar arasında dikkatimi çekenlerden birisi de merakın gelişiminin, etrafımızda bulunan insanların davranışlarından da derin bir şekilde etkilendiği gerçeği oldu. Özellikle de yaşantımızın ilk ay ve yıllarında…

İşte o bölüm:

…..Begus, aynı araştırma kapsamında bebekleri ebeveynleri ile oyun oynarken gözlemlemiştir. Gözlemlerinin sonucunda, isteklerine ebeveynlerinden daha fazla tepki alıp, karşılığında onları daha fazla soru soran çocukların, seçtikleri oyuncağını nasıl kullanıldığına dair daha fazla şey öğrendiğini keşfetmiştir. Begus ve Gliga’nın -araştırdıkları soruya verilebilecek en uygun cevap da muhtemelen burada yatmaktadır- bir çocuğun büyüdüğünde meraklı veya meraksız olması, şaşırtıcı bir şekilde, büyük oranda dile getiremedikleri bu soruları ebeveynlerinin nasıl cevapladığına bağlıdır. Merak bir geri besleme döngüsüdür.

Peki ama çocuklar işaret etmenin ne işe yaradığını düşünür? Bu, işaret ettiklerinde yetişkinlerin verdikleri tepkileri nasıl algıladıklarına bağlıdır. Gliga’nın bana söylediğine göre ‘’Her işaret ettikleri cisim çocuklara verilirse, işaret etmenin amacının çeşitli şeyleri elde etmek için olduğunu öğrenirler. Kendilerine, işaret ettikleri cismin adı söylenirse, işaret etmenin bir tür bilgi edinme yöntemi olduğunu öğrenirler’’. Bunun üzerine Gliga’ya, çocukların işaret ederek verdikleri sinyale karşılık bu tepkilerden birini alamadıklarında ne olduğunu sordum.

‘’İşaret etmekten vazgeçerler’’….

İşte tüm hikaye burada saklı: Ailede, okullarda çocukların daha çok işaret etmesine fırsat vermek… Çünkü merak bir alışkanlık. Bu alışkanlığın gelişmesi için beslenmesi gerekiyor.

İlham veren hikâyeler ve pratik tavsiyelerle dolu olan bu kitap, kendinizin ve etrafınızdaki insanların zihinsel hayatlarına farklı bir açıdan bakmanızı sağlayacak.

Henüz bilmediği şeyler karşısında heyecanını hiçbir zaman yitirmemek isteyenler, bu kitap sizin için…

MERAK

Mürşide Demirkol
Eğitim Uzmanı & Pofesyonel Koç

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here