Kitap Önerisi: Bir Türkiye Hayali

0
1.645 views
İçinden hayal geçen, iyi duygular uyandıran bir kitap okumak tam da baharın başladığı bugünlerde çok iyi geldi.
Selçuk R. Şirin, “Bir Türkiye Hayali” kitabında eğitim, girişimcilik, gençler, kalkınma, özgürlük, adalet ve toplum üzerine bilimsel verilerden yola çıkarak, alışagelmiş sorun odaklı bakış yerine çözüm odaklı bir bakış açısı sunuyor bize. İyimserliğin tam da bu zamanlarda gerekliliğini vurgulayıp şu iki önemli soruyu soruyor:
Bir Türkiye hayaliniz var mı?
Çocuklarınız için kurduğunuz Türkiye hayali nedir?  
Selçuk R. Şirin, Doğan Kitap’dan çıkan Bir Türkiye Hayali kitabını, bir önceki kitabı “Yol Ayrımındaki Türkiye: Ya Özgürlük Ya Sefalet”te olduğu gibi yalın ve samimi bir dille yazmış.
Kitapta yer alan, fareler üzerinde yapılan ilginç bir deney üzerine Selçuk R. Şirin şöyle diyor: “Empatinin, ötekine karşılıksız yardımın biyolojik bir temeli var. Biz bu temel üzerine başkalarının acısını görünmez kılan dinsel, ırksal, siyasal duvarlar örersek, ancak huzurumuzu kaçırmayı başarırız. Çünkü başkalarının acısını paylaşamayan, sevinci ve huzuru da çoğaltamaz.”
“Ötekinin derdiyle hemhal olmak…” Bu cümle pek çok şeyin ilacı.
Kitaptan pek çok not aldım. Bu notlardan birkaçını paylaşıyorum:
Önce tahayyül! Önce itiraz! 
Eğer dünya ile rekabet etmek istiyorsak bu yarışa fonlarla, teşviklerle, girişimcilik nutuklarıyla hazırlanamayız. Bu yarışa tabiri caizse “eşek gibi çalışarak” hazırlanırsak yeni kurulan ekonomide ancak marabalık yaparız, o ekonomiye liderlik yapamayız. O nedenle hayal kurmayı, itiraz etmeyi, başta eğitim sistemi olmak kaydıyla hayatın her alanında teşvik etmekten başka çare yok. Çünkü Can Yücel’in fevkalede güzel bir şekilde ifade ettiği gibi “Düşünde bile göremez işler, düşlerin gördüğü işleri.” 
Özgürlük bir lüks değil!
4. Sanayi Devrimi’nin temel prensibi alıştıklarımızı yıkmak üzerine kurulu. İcat zaten böyle bir şey. İtirazla başlıyor. İşte bunun için de özgür bir düşünce ortamı olmadan bu yeni ekonomide rekabet etmeniz mümkün değil. Bilgiye özgürce ulaşma, bildiğini özgürce paylaşma gerçekleşmedikçe boşu boşuna inovasyondan, patentten söz etmenin alemi yok. Özgürlüklerin sınırlandığı ortamda 4. Sanayi Devrimi’nden söz etmek havanda su dövmekten başka birşey değil. 
Tahayyül tahayyül tahayyül!
Problem çözme, eleştirel düşünme ve yaratıcılık, 2020 ekonomisinde en çok ihtiyaç duyulan ilk üç beceri seti. Ben bu üçlüye kısaca “tahayyül” diyorum. Peki, bu üç beceri bakımından biz ülke olarak neredeyiz? İşgücüne katılacak gençlerimize bu becerileri kazandırıyor muyuz? Bu konuda defalarca yazdığım gibi OECD verileri çok açık. Bizim gençler 2020 ekonomisinde rekabet etmek için gerekli üç temel beceride dünyadaki akranlarının çok gerisinde. Hatırlatırsam Güney Kore’de ileri derece beceriye sahip gençlerin oranı yüzde 28, yani bizim tam 15 katımız! 
Yaratıcılık, koşulları yok saymaktır!
Hayatı bulduğu gibi bırakmayanların bir diğer ortak özelliği “zamanı ve mekanı yok saymalarıdır.” Koşullar müsade ettiği zaman ortaya çıkan başarı, herkesi ortalama bir performansa ulaştırıyor. Tarihi, sosyal, ekonomik ya da politik koşulları hiçe sayanlara lider diyoruz. Hayatın herhangi bir alanında yeni bir yol açanların hikayelerine bakın. Her birinde tüm olumsuz koşullara rağmen hayaline sıkı sıkıya sarılan bir kahraman bulacaksınız. 
Kitapta yer alan yetişkin becerileri araştırması, Intel ve Bright Future hayal araştırması benim özellikle dikkatimi çeken araştırmalar oldu.
Kitabın sonunda yer alan söyleşiye ise bayıldım. Söyleşinin sonunda yer alan “çocukluk başka bir memlekettir!” cümlesinden şahane bir kitap ismi olur diye düşündüm. Belki de Selçuk Şirin’in bir sonraki kitabının adı olur…
Kitabın özünde Selçuk R. Şirin şunu diyor: “Dert bizim, çare de biziz!” Ben buna gönülden katılıyorum.
Hayalden hayata bir yol var. İşte bu yola umutla, sevgiyle, çözümle, paylaşmakla ve emek vermekle çıkmayı düşünenler, bu kitap sizin için…
unnamed
Mürşide Demirkol
Eğitim Uzmanı & Profesyonel Koç

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER