“NaturePlay”: İskandinavya’nın Doğa Tabanlı Şaşırtıcı Eğitim Sistemini Anlatan Ödüllü Bir Belgesel

2
8513

“NaturePlay” (Doğa oyunu) isimli yeni ve bol ödüllü bir belgesel film, Amerika’nın, her ne pahasına olursa olsun, standart testlere olan takıntısı ile İskandinavya’nın doğa tabanlı her şeyi kucaklaması arasındaki keskin çelişkileri gözler önüne seriyor.

Amerikan eğitim sistemiyle ilgili ortada korkunç bir yanlış var. Bu sistem artık çok daha az çocuklarla ve onların içgüdüsel oyun sevgileriyle, keşfetmeyle ve inovasyonla ilgili. Bunun yerine sistem, çocukların giderek daha yüksek test sonuçları almalarını isteyen yetişkinler için veri toplamak üzerine kurulu. Tüm okul yılları, uğruna ağır bedeller ödenen standart testlere hazırlanmak adına kaybolup gidiyor. Günün en önemli zamanlarından biri olan teneffüs bile ders çalışmaya daha fazla zaman yaratmak için feda ediliyor. Bu, doğaya aykırı bir şey ve alenen çocuklara yapılan kötü bir muamele.

Çocuklar bu şekilde öğrenmemeli. Amerikalı çocukların, bir çocuğun asla olmaması gerektiği kadar stresli olmaları hiç de şaşırtıcı değil. Bu çocuklar yüksek oranlarda DEHB (Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu), obezite ve depresyon sorunlarından muzdarip. Ebeveynler her akşam, saatler süren ödevlerin başında durmakla yükümlüler. Okul dışı faaliyetler ve ekstra özel dersler için çocuklarını sürekli bir yerlere yetiştirmelerini saymıyorum bile. Hepsi de yetişkin hayatlarındaki başarıya hazırlık için yapılıyor.

Eğitimci John Dewey’in dediği gibi “Eğitim hayata hazırlık değil, hayatın kendisidir.” Çocuklara bir şeyler öğretmenin mutlaka başka bir yolu vardır. Teste giren robotlar olmalarını değil, çocukluklarının kaybolup gitmemesini, yaratıcı ve yenilikçi bireyler olmalarını sağlayan bir yol.

Yepyeni bir belgesel film, “Doğa Oyunu: Çocukluğu Geri Al”,  bu sorunu derinlemesine araştırırken, çocukların şu an dünyadaki en tehlike altındaki tür olduğunu ön plana çıkarıyor. Ve bize şunu söylüyor: Eğer nereye bakacağınızı bilirseniz, umut her zaman vardır.

Amerikan eğitim sisteminin hastalıklı olduğunu ilk elden deneyimlemiş insanlar olarak Danimarkalı yönetmen Dan Stilling (“The Martian/Marslı” filminin yönetmeni) ve Amerikalı yapımcı/senarist Aimie Stilling, İskandinavya’daki çocukların, nasıl Amerikan yaklaşımı ile tezat bir biçimde eğitildiğini göstermek için yola çıkmış. Sonuçta ortaya, Kopenhag yakınlarındaki ormanlarla kuzey Norveç’teki fiyordların arasında dolaşarak İskandinavyalı çocukların aldığı olağandışı ve gerçekten harika eğitimi dünyaya gösteren 80 dakikalık güzel bir belgesel çıkmış. Büyük ilgi gören film daha şimdiden 5 uluslararası ödül almayı başardı bile.

Filmde gösterilen temel fark, “Çocuklar doğaya ve doğa eğitime aittir” anlayışı. Çocukların çoğu, yağmurda da güneşte de günlerinin çoğunu açık havada geçirdikleri orman anaokullarına gidiyor. Bir öğretmenin deyişiyle, “O kadar ıslak ki bir daha asla kuruyamayacak bir çocuk daha hiç görmedim.” Şehir ortamlarında yaşayan çocuklar bile düzenli olarak uzun saatlerini doğayla baş başa geçirdikleri doğal alanlara, ulusal parklara götürülüyor.

 

NaturePlay film screenshot - kids with saw© NaturePlay — Çocuklar bir testerenin nasıl doğru kullanıldığını izliyorlar. 

Üç yaşındaki çocukların ellerine bıçak ve testere veriliyor ve bunları nasıl doğru kullanabilecekleri öğretiliyor. Çocuklar ustalıkla olta atıyor, kendi düğümlerini atıyor, dik tepelere ve duvarlara tırmanıyor. Ateş yakmaya, okul yemeklerini pişirmeye, hatta kendi sınırlarını öğrenmek adına yaralanmaya teşvik ediliyorlar.

Kaya yığınları, engebeli zeminler, tepeden asılı halatlar, engelli rotalar ve bağımsız doğal parçalarla dolu (üzerinde çıkmış çiviler bulunan eski tahtalar gibi ‘tehlikeli’ malzemelerin de dahil olduğu) doğal macera oyun alanları dikkatli ve bilinçli bir şekilde tasarlanıyor. Kimse çocuklara “dikkat et!” ya da “öyle yapma!” diye bağırmıyor çünkü İskandinavyalı yetişkinler risk değerlendirmesini gayet iyi anlıyor. İyi bir ders veren küçük bir yaralanma ile gerçek tehlike arasındaki dengeyi nasıl bulacaklarını biliyorlar.

NaturePlay film screenshot - building a fire© NaturePlay — Ateş yakmak

Filmin yapımcısı Aimie Stilling bu filmin neden günümüz dünyasıyla yakından alakalı olduğunu şöyle anlatıyor:

“Vahşi toplumumuzda inanılmaz bir kargaşa içindeyiz ve yeryüzündeki bütün diğer türlerle olan ilişkimizde sürekli çatışma halindeyiz. Bu neden böyle? Her zaman semptomları tedavi ediyoruz, sebebi değil. Eğer çocuklarımızı yetiştirme şeklimiz daha duyarlı olsa ve onlara gerçekten insani bir şekilde davransak, o zaman bütün parçalar yerine oturur. Empati, empatiyi doğurur. Hem birbirimize karşı hem de bu gezegene karşı. Gelecek nesilde, insanlığın doğayla kurduğu bağı kurtarmak için yeni yollar tasarlamalıyız.”

Filmdeki en sevdiğim sözler, filmde gösterilen bir doğal oyun alanındaki gözetmen Klaus Nedergaard’a ait: “Kurallar aşırı derecede katı. Sağduyu çok daha iyi.” Bu sağduyunun ufacık bir parçasını bile Amerikan eğitim sistemine aşılayabilsek, çocuklarımız bugün çok daha iyi bir durumda olurlar.

 

 

Bu yazı BİLGİ KOZASI ANAOKULU tarafından desteklenmektedir.

BilgiKozasi

 

 

 

 

Kaynak: http://www.treehugger.com/culture/natureplay-film-reveals-scandinavias-amazing-nature-based-education-system.html

2 YORUMLAR

  1. Hep uzaktan seyrediyoruz böyle eğitim sistemlerini, ülkemizin böyle bir eğitim sistemine benzer çalışmalar yapmasını, bizim halkımıza göre uyarlaması neden düşünülen bir proje değil? Ya da var da biz mi bilmiyoruz.
    Sitede yazılan yazılar genelde bir okul tarafından destekleniyor, inşallah bu okullar sadece desteklemekle kalmayıp bu konuları hayata geçiriyorlardır. Çünkü sadece okumak ya da desteklemek bize hiçbir şey kazandırmıyor belki bilinçleniyoruz ama çocukları eğitmek birinci vazifemiz olmalı, bu ülkenin kaderi geleceği onlardan başka hiç kimse değil.
    Yazılacak çok şey var ama işte neye yarar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here