Öğretmenler Terör Saldırıları Konusunda Öğrencilere Nasıl Destek Olabilir?

0
0 views

Paris saldırıları sonrasında üç gün ulusal yas ilan edildiği sırada Fransa’daki okullar açılmıştı. Bu, pek çok öğretmeni şu soruyla yüzleşmek zorunda bıraktı: Olup bitenler hakkında çocuklarla konuşmanın en iyi yolu nedir? Farklı sınıflarda ve branşlarda ders veren öğretmenler görüşlerini bizimle paylaştı.

Bu tür dehşet verici olaylar karşısında hepimiz çaresiz olsak da, herbirimiz kendimizce katkılarda bulunabiliriz. Görüşlerini dile getiren öğretmenler, çocukların anlamasına yardımcı olmanın (küçük yaşlarda olsalar bile) mümkün olduğunu gösterdi. Çok net olan bir şey var ki, sessizlik, yaşanan şiddete nasıl tepki vereceğimiz konusunda bize hiçbir destek sağlamıyor.

Öğretmenlerin Kafalarındaki Sorular

Bir ortaokul öğretmeni ne yapması gerektiği ile ilgili düşüncelerini, korkularını ve belirsizliklerini anlatıyor:

Öğretmenler olarak bizler de kesinlikle endişeliyiz ve aklımız sorularla dolu. Saldırılar hakkında konuşmalı mıyız? Eğer konuşacaksak bunu nasıl yapmalıyız? Bunu bizim yapmamız uygun mu yoksa iyilikten çok zarar mı veririz? Öğrencilerden gelen ekstrem ya da kabul edilemez tepkileri nasıl ele alabiliriz? Eğer bir tartışma açarsak, bu muhtemelen her şeyi duymak zorunda kalacağız anlamına geliyor. O zaman nasıl tepkiler vermeliyiz?

Bunu düşünürken bile şunu fark ediyorum ki, konuşmak demek profesyonel, ağırbaşlı, güçlü ve sağlam kalırken bütün yorumları yönetebilmek demek. Oysa ben ağlamaklı ve kırılgan hissediyorum kendimi.

Okuldan sonraki Cumartesi kızıma sınıfta saldırılar hakkında konuşup konuşmadıklarını sordum. “Hayır, öğretmenler yapmamız gereken başka şeyler olduğunu söyledi” dedi. Ne demek istediklerini anladım, ama bu beni üzdü. Öğrencilerimiz gerçekten çok endişeli hissediyorlar. Neden bu yerler hedeflenmişti, neden özgürlüğe karşı yapılan bir saldırıydı bu ve hoşgörü ne demektir diye düşünmeye başlamalarını isterdim.

Güven Tazeleme İhtiyacı

Bir ilkokul müdürü şöyle diyor:

Bazı öğrenciler ne olup bittiğini anlamıyor. Bazı yetişkinlerin “korkmuyorum” tavrı onlara yabancı, gerçeği bastırıyorlar ve kendi içlerine dönüyorlar. Diğer taraftan pek çok öğrenci yetişkinlerde sezdikleri korkudan etkileniyor. Bazıları kendilerini etiketlenmiş, hatta belki de tehlike altında hissediyor… Onlara yeniden güven hissi vermeliyiz ve durumun daha da karanlıklaşmasına izin vermemeliyiz.  

Bir ilkokul öğretmeni ise çatışma ya da rekabet yerine, barış, birlikte yaşamak ve işbirliği konuları çerçevesinde çeşitli faaliyetler oluşturuyor. Sosyal becerileri geliştirecek çalışmaları; karşılıklı saygıyı, açıklığı ve müzakereyi teşvik eden aktiviteleri ve oyunları tercih ediyor.

Kimsenin kazanmadığı ya da kaybetmediği oyunların tümü ortak bir amaca ulaşmayı içeriyor ve bir sorunu yalnız başımıza çözmektense ortaklaşa çözmenin daha eğlenceli olduğunu keşfediyoruz. Ya da her çocuğun katıldığı ve başarıya katkıda bulunabildiği canlandırma oyunlarında, çocuklar tek bir ortak hedefe ulaşmak için işbirliği yapabiliyor..

Fikir Alışverişi ve Paylaşma İhtiyacı

Daha büyük çocuklara ders veren bir başka öğretmen, sınıf duvarına büyük beyaz bir kağıt asmayı tercih ediyor. Öğrenciler, parlak renkli kalemlerle kağıda haftasonu neler duyduklarını, hissettiklerini ve gördüklerini çiziyor. Ardından çember şeklinde oturup birlikte konuşuyorlar. Bazıları hiçbir şey söylemiyor, ama herkes kağıda bir şeyler çiziyor. Konuşmak her zaman kolay olmuyor, özellikle de gençlerle.

Evde konuşulan dil Fransızca olmayan büyük oranda çocuk var sınıfta. Özellikle onların çizdiklerini dikkate aldık ve anlamalarına yardımcı olmak için olayları açıkladık: “Saldırı ne demek? Okula gitmekten korkuyor musun? Annem ve baban bu haftasonu televizyonu kapattı mı? Eğer öylese neden?”

Pek çok öğretmen için olduğu gibi bu öğretmen için de kendini tam ifade edebilmek önemli, ancak öğrencilerin kaygılarını ve sorularını dinlemek de çok önemli.

Bir ortaokuldaki İngilizce öğretmeni ders planını şöyle yazıyor:

        Dinle
        Paylaş
        Daha önce hiç ortaya atılmamış sonuçlar çıkar!

Bir başka öğretmenin sınıfında, günümüzdeki durumu daha iyi anlayabilmek için öğrenciler edebi metinler okuyor. Amaç, öğrencilerin, Ferdinand Céline ve Albert Camus gibi geçmişin pek çok büyük düşünürünün bugünün sorunlarıyla bağlantılı eserler yazdığını görmelerini sağlamak.
Başka bir öğretmen ise sinemanın çocuklara destek olacağını düşünüyor: “Onlara yönetmen François Truffaut’nun Güneşte Gece filminden bir alıntı izletmek istiyorum”

Uzun Vadeli Bir Şeyler Yapma Gereği

Bir öğretmen, sadece ilk günde yapılanların değil, aynı zamanda “başka insanlar duygusunu” ve karşılıklı saygıyı geliştirmeyi sağlayan haftalık aktiviteler sunmanın da önemli olduğunu söylüyor.

Önerisi ise Paris 7 Üniversitesinde psikiyatrist ve araştırmacı olan Serge Tisseron’un çalışması. Üç Karakterli Oyun çalışması, üç kurgusal karakteri içeren bir canlandırma aktivitesi: Bir saldırgan, bir kurban ve bir seyirci. Oyunda öğrenciler dönüşümlü olarak bu rollerin üçünü de oynuyor ve sonra üzerine tartışıyorlar. Bir ay boyunca bu oyunu her hafta tekrarlamayı planlayan öğretmen, olaylar geliştikçe oyunu uyarlayacağını söylüyor. Bazı öğretmenler ise birkaç sınıf tarafından barış ve hoşgörü temalı sergiler açılmasını ve bunların okulun girişinde sergilenmesini planlıyor.

Bu önerilerin tümü, kendilerine göre şüpheleri ve korkuları olan sıradan öğretmenlerden geliyor. Terörü yok etme arzularıyla kendi düşüncelerini ve planlarını paylaşma istekliliklerinden dolayı teşekkür ederiz.

 

Kaynak: http://theconversation.com/how-teachers-in-france-are-talking-to-their-students-about-the-paris-attacks-50867

YORUM YOK

CEVAP VER