Otizmli Oğlunun Büyüme Sürecini Fotoğraflayan Anne

0
7719

31 yaşındaki fotoğrafçı Ashleigh Raddatz, altı yıl önce Almanya’ya taşındı ve bir sene sonra Alman eşiyle birlikte ilk çocukları August’u kucaklarına aldılar.

Raddatz, en başından itibaren oğullarında farklı bir şeyler olduğunu seziyordu. Bebekken bile duyuları çok açıktı ve ufacık bir rahatsızlık bile teselli edilemez bir hale getiriyordu. August biraz büyüdüğünde bile zar zor konuşuyordu. Bazı zamanlar onun işitme engelli olduğunu düşündüler.

Yıllar süren değerlendirmeler ve çeşitli müdahalelerden sonra August’a geçtiğimiz yıl otizm teşhisi kondu. Belgesel tarzı aile fotoğrafçılığı uzmanı olan Raddatz, o zamandan itibaren oğlunun hayatını büyük bir sevgiyle kayıt altına almaya başladı. Oğlunun günlük ritüellerini ve ritimlerini yakaladı, çünkü bunlar onun en önemli parçasıydı. “August, kostümlere, Legoyla oynamaya ve sopa toplamaya bayılıyor” diye anlatıyor Raddatz.

“Bu proje pek çok açıdan gözlerimi açtı. Kendi kendime sürekli şunu söylüyordum: ‘Tanrım, eğer ebeveynler özel ihtiyaçları olan çocuklarını fotoğraflar yoluyla tıpkı benim kendi çocuğumu gördüğüm gibi görebilseler, her şey o kadar netleşirdi ve bu onlara o kadar huzur verirdi ki…’”

İşte o fotoğraf projesinden muhteşem fotoğraflar…

“August’a 5 yaşında otizm teşhisi kondu. O zaman oğlumun geleceğinin, henüz karnımdayken hayal ettğimden biraz farklı olacağını yavaş yavaş anlamaya başladım.”
  • Almanya’da yaşayan bir Amerikalı olarak August’a ilk teşhis konduğunda kendimi biraz yalnız hissetmiştim. Yakınımda bana destek olabilecek kimse yoktu. Onun fotoğraflarını çekmek benim için kurtarıcı bir lütuf gibiydi. Otizm teşhisini kabullenmeme inanılmaz yardım etti.
     

    Otizmli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini ilk öğrendiğimizde, olayı tam kavrayamamıştım. Doktorunun, konuşmamasının sebebinin çift dilli bir evde büyümek olmadığını ya da kapı tokmağıyla hiç durmadan üç saat boyun oynama takıntısının otizmle ilgili olduğunu söylemesi bir anne olarak içimde büyük bir acıya sebep oldu. Bu acıyı tarif bile edemem.

     

    Eşim olaya gayet pratik yaklaştı ve hemen August’un yapabileceklerinin bir listesini çıkardı. Bense üç gün boyunca sis içinde yaşadım sanki. Yataktan çıkamıyordum bile. Sonra bir gün şunu anladım: Ne olursa olsun, ona ne teşhisi koyarlarsa koysunlar, o her zaman bizim August’umuz olacaktı. Onu olduğu gibi kabullenmemiz ve kucaklamamız çok önemliydi.
  • Ritüeller, ritimler ve rutinler August’un hayatının büyük bir parçası. Belli bir düzene sadık kalmaya çalışıyoruz. Tipik rutinimizin dışında bir şey olacağını bildiğimizde, onu buna iyice hazırlamaya çalışıyoruz.
  • Her gün yaptığı belli şeyler var. Kostüm giymek ya da maske takmak gibi.
  • Ayrıca her gün gerçekleşmesini istediği belli bir düzen var. Örneğin, anaokuluna giderken arabaya binmeden önce mutlaka mutfak penceresinden ona seslenip akşamüstü okuldan onu gelip alacağımı söylememi ister.
  • Genellikle küçük detaylara odaklanır. Mesela legolarından küçücük bir parçanın bile eksik olduğunu bilir.
  • Zor durumda olduğunda August saklanır ve gözlerini kapatır. Bazen kendini tırmıklar ya da kendine vurur, parmaklarını ağzına sokar ve sesli, derin çığlıklar atar.
  • Eğer rahat ve huzurlu hissetmiyorsa, ellerini ovuşturur, parmaklarını birbirine düğümler ya da ellerini çırpar.
  • Rahatlamak ve sakinleşmek için genellikle ayaklarını ya da dizlerini göğsüne doğru çeker.
  • Korktuğunda ya da etrafta çok hareket ve kargaşa olduğunda, parmaklarını kulaklarının içine ya da üzerine götürür. Bunu bazen sakinleşmek için de yapar.
  • August ışığa, sese ve farklı dokulara karşı çok hassastır. Mağazalarda genellikle kıyafet standlarının içine saklanır. Bunu diğer çocuklar gibi saklambaç oynamak için değil, floresan ışıkları onu rahatsız ettiği için yapar.
  •  

    En küçük oğlumu şu an 3 yaşında ve otizmli değil. August ona muhteşem davranıyor. August’un küçük kardeşine bu kadar çabuk uyum sağlaması bizi çok mutlu etti.

  •  

    August mutlu olduğunda başını kaldırıp gökyüzüne doğru bakar ve biraz ortamdan kopar.
  • Aşağıdaki fotoğraf benim için çok şey ifade ediyor. Makinemin uzaktan kumandasıyla oynarken çekildi bu fotoğraf. O sırada gülüşüyor, komik pozlar veriyor ve kumanda ile oynuyorduk. Bu fotoğrafı gördüğümde kalakaldım. Çünkü bu oğlumun kameraya bakarken çekilmiş tek fotoğrafı ve ona bayılıyorum. İlk gördüğümde ağladım. Ve her gördüğümde bu fotoğrafa şükrediyorum.

 

Kaynak: http://www.huffingtonpost.com/entry/moms-intimate-photos-capture-sons-experience-growing-up-with-autism_us_57e554dde4b0e28b2b539273

Tüm fotoğraflar: Ashleigh Raddatz / http://www.studiolamuse.com/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here