Özgür Okullar

0
1602

“Mutlu geçen çocukluk iyi bir insan olma yolunda atılan en önemli adımdır.”

Bertrand Russell

Bir okul var. Çocuğun okula uyum sağlaması gerektiğine değil, okulun çocuğa uyum sağlaması gerektiğine inanan bir okul var. -Başkasına zarar vermediği sürece- öğrenciye istediğini yapmakta ve en önemlisi istediği eğitimi almakta özgürlük sunan ve “Kayıtsız şartsız özgürlük” prensibini savunan  bir okul var. En önemli ilkelerini; eşitlik, özgürlük ve demokrasi olarak belirleyen ve bunlara sahiden riayet eden bir okul var.

“Çocuğun amacı kendi hayatını yaşamaktır, kaygılı anne babaların istedikleri hayatı ya da -en iyisini ben bilirim- diye düşünen eğitimcilerin uygun gördüğü hayatı değil.” prensibiyle kurulmuş ve bu prensip üzerine devam eden bir okul var.

Bu okulda dersler var, öğretmenler var ama derslere girme zorunluluğu yok, öğrenci istemezse tüm gün sınıf dışında kalma hakkı var. Sınav yok, not yok, zorlama yok, ancak öğrencinin kendi hevesiyle ve şevkiyle katıldıkları var. Zira bu okulda -öğrencinin baskı altındayken değil, özgürken daha iyi öğrendiğine ve başarının tek ölçüsünün mutluluk- olduğuna dair inanç var.

Bu okulda yıl yok, sınıf yok, yaşlara göre ayarlanmış standart dersler yok, onun yerine öğrencilerin yeteneklerine göre belirlenmiş dersler var. Zira bu okulda çocukların “kendi adımlarıyla yürümeleri” gerektiğine dair bir felsefe ve bu yönde bir düzenleme var.

Bu okulda devasa bahçeler var. Bahçede tırmanılan ağaçlar, ağaçlarda çocuklar ve ağaç evler var. Öğrencinin dilerse tüm gün çalışabileceği atölyeler ve sanat odaları var. Burada tahta oyuncaklar yahut okul mobilyalarını yapmak var.

Bu okulda öğrenci yahut personel kim olursa olsun yanlış yaptığında, bir problem olduğunda kurulan okul heyeti var. Bu heyette 5 yaşındaki çocuğun da, müdürün de eşit oy kullanma hakkı var, demokratik kararlar var. Bu okulda gözlemci öğretmenler var, müdahale az.

Ve bu okulda; sanılanın aksine, özgürlük verildiğinde, kaos, anarşi yahut karmaşadan ziyade uyumla, keyifle ve mutlulukla hareket eden çocuklar var. Sanılmasın ki bu okulda çocuklar derslere girmiyorlar, hayır tam aksine kendileri istedikleri için matematik vs. gibi dersler alıyorlar. Diyelim ki okula yeni gelen bir çocuk var, baskıdan ve zorla eğitimden gelen çocuk ilkin şaşkın ördek gibi dolanıyor, serbestliğin tadını çıkarıyor, bir iki gün sınıf dışında tüm gününü geçirip, en sonunda başıboşluktan sıkılıp neyse ilgisini çeken o yöne kayıyor.

Adı Summerhill olan böylesi bir okul var. 1921′de kurulmuş, 5-17 yaş grubunu kapsayan, yatılı, yatısız bir okul. Ütopya değil, tastamam gerçek olarak var. Mezunları var. Mezunlarının mutlu insanlar olduğuna dair çokça söylenti var. Ve mezunlarından birinin şöyle bir yazısı var:

“Birgün annem bana; çocukken sana pek de iyi birşey yapamadım, dedi. Ben de ona; hayır benim için çok iyi birşey yaptın ve beni Summerhill’e gönderdin, dedim. Bu sayede tüm çocukluğum bir fantezi macerası gibi geçti. Summerhill’den ayrılalı yıllar oldu ama ben o anları hala aklımda tutuyorum. Üstelik yaşadıklarım rüya mı yoksa gerçek miydi hala bilmiyorum.”

http://deli-anne.com

 

1969 Yılından Bir Fotoğraf Albümü:

Neil ve Summerhill

alternatif egitim

alternatif egitim

alternatif egitim

alternatif egitim

alternatif egitim

alternatif egitim

alternatif egitim

alternatif egitim

alternatif egitim

alternatif egitim

alternatif egitim

http://stoppingoffplace.blogspot.com.tr/2011/11/summerhill.html

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here