Paris, Şanghay, Roma… Daha İyi Bir Eğitim İçin Çocuklarını Okuldan Alan Bir Öğretmenin Yolculuğu

0
5545

“Eğitim nedir?” diye soruyor bir anne ve bir öğretmen olan Sue Cowley yeni kitabında. “Her gün okula gitmek, doğru üniformayı giymek, derslerde çok çalışmak ve ödevlerini yapmak mı? Öğretmenlerinin senden yapmanı istediği şeyleri yapmak, uslu davranmak ve uyumlu olmak mı? Eğitim ne kadar fazla bilgiyi ezbere bildiğin ve bunları sınavda ne kadar hatırlayabildiğinle  mi ilgili? Yoksa farklı bir şey olabilir mi? Bir sınıfta olduğu gibi dış dünyada da olabilen bir şey mi mesela?”

Cowley, eğitim dünyasında neredeyse bir ömür geçirmiş biri. Anaokulu öğretmenliği eğitimi aldı, ortaokullarda İngilizce ve drama dersi verdi, öğretmenleri eğitti, davranış yönetimi uzmanı oldu ve öğretmenler ve ebeveynler için 25’ten fazla kitap yazdı. Bundan üç yıl önce ise eğitime tamamen sırtını dönmeye karar verdi. İngiltere’deki eğitim sistemindeki değişikliklere ve test “diktatörlüğüne” kızan Cowley, iki çocuğunu da okuldan aldı, arabasına eşyalarını yerleştirdi ve çocuklarının yönlendirdiği, Avrupa ve Çin’e kadar uzanan bir yolculuğa çıktı.

Yolculuğun rotası çocukların ilgi alanlarına göre planlandı: Dinazorlar (Berlin’deki Museum für Naturkunde); yanardağlar (Napoli’deki Vezüv Yanardağı); Leonardo da Vinci (Milan’daki Son Akşam Yemeği) ve dev pandalar (Pekin Hayvanat Bahçesi). Sonuçta ortaya, ailenin içsel yolculuğunu anlatan, sistemin dışına çıkıp yolda eğitim vermekle ilgili ebeveynlere pratik bilgiler sunan ve altı aylık heyecan dolu bir macerayı belgeleyen Yol Okulu kitabı çıktı.

3440

Cowley, çocuklarına oldukça farklı türde bir eğitim veren az sayıda, ama sayıları giderek artan ebeveynlerden biri. Evde eğitim gören çocukların sayısı 2009 yılından 2015 yılına kadar yüzde 65 arttı (İngiltere verileri). Ve bu ailelerin bazıları dünyayı gezerken çocuklarına eğitim vermeyi yani bir çeşit “eğitim yolculuğuna” çıkmayı tercih ediyor. Artık geleneksel 9-5 sistemine ya da belli bir mekana bağlı kalmak zorunda olmayan pek çok iş sayesinde, eğitim ve “dünya okulu” bazı aileler için çok daha uygulanabilir bir seçeneğe dönüşüyor.

“Benzer şeyler yapan başka ailelerle iletişim halindeydim” diyor Cowley. “Elinizin altında internetin ve kitapların olduğu artık çok daha farklı işleyen bir dünya, çocuklara çok şey öğretebiliyor. Bu farklı bir türde öğrenme.” Cowley’nin durumunu özellikle ilginç kılan şey, bu maceraya sadece bir ebeveyn olarak değil, aynı zamanda deneyimli bir eğitimci olarak da atılması ve eğitimi eğitim yapan şeylerin neler olduğu fikrini test etmesi.

Cowley, erkek arkadaşı Frank, o zamanlar 11 yaşında olan oğlu Alvie ve 8 yaşında olan kızı Edite’ten oluşan tüm aile Şubat 2014’te yola çıktı. İlk durakları Amsterdam’ın dış bölgelerindeki bir mobil ev ve Anne Frank’in evine ve Rijksmuseum’a yapılan bir geziydi. Ardından Almanya, İtalya, Portekiz, Fransa ve çok daha uzaklara doğru devam ettiler yolculuklarına.

4608

“Öğrenme sadece okulda gerçekleşmez,” diye yazıyor Cowley kitabının ilk sayfalarında. “Tüm tatiller kötü değildir, okula gidilmeyen tüm günler zarar verici değildir. Çocuklarımız oturup herhangi bir ders yapmayacakları bir altı ay geçirmek üzereler, ama bu öğrenmeye ara verecekler anlamına gelmiyor.”

Sadece dört “yol okulu” kuralı bulunuyordu: Bir, her zaman hareket haline olacaklardı; iki, ilginç şeylerin izin süreceklerdi; üç (çok da popüler olmayan bir kural), kendi seyahat günlüklerine günde bir sayfa yazı yazmaları gerekiyordu ve dört, bazı kurallar uymak için bazıları ise karşı gelmek için vardı. “Yol Okulu”nda üniforma, ders programı, test, ceza ve ödev yoktu.

Peki Cowley, çocuklarının eğitimine ara vermekten dolayı hiç endişe duymuş muydu? “Dürüst olmak gerekirse, pek endişe etmiyordum. Her ikisi de çok becerikli ve iyi öğrencilerdi, okuyor ve yazıyorlardu. Onların okulda olup testlere girmeleri gerektiğini hiç düşünmedim, böyle bir zorunluluk hissetmedim. Bazen çocuların, ebeveynler olarak yaşadığımız bütün endişelere rağmen bir şeylerin üstesinden kolayca gelebildiğini düşünüyorum. Daha geniş bir anlamda öğrenmeydi bu, daha kapsamlıydı. Tamamen seyahat yoluyla öğrenmelerini istedim. ”

Yanlarına taşınabilir bir kütüphane aldılar. Bir bavul dolusu kitabın yarısı kurgu roman, diğer yarısı ise kurguya dayalı olmayan inceleme, araştırma kitaplarıydı. Ders kitabı ise hiç yoktu. Yol boyunca yeni kitaplar eklendi. Özellikle Colosseum’da çok iyi bir kitabevi vardı. Bitirilen kitapları ise arkalarında bıraktılar. Ortaya, mevcut eğitim akımlarının tam tersi olan ve tamamen çocuk tarafından yönetilen bir eğitim çıktı.

Kitabın sonlarında, çocuklarına yolda eğitim vermek isteyen ve öğretmen olmayan ailelere yönelik “yol okulu müfredatı” için oluşturduğu bir çerçeve de bulunuyor. Bu müfredatta, İngilizce için eve mektuplar yazmak; matematik için para birimi, seyahat edilen mesafeler ve menülerdeki fiyatların hesabını yapmak; beden eğitimi için ise yürüyerek ya da bisikletle şehir turu öneriliyor. Sanat, yabancı diller, tarih ve coğrafya ise zaten yolculuğun kendisi tarafından sunuluyor.

7360

“Bu eğitim çocuklarıma herhangi bir zarar vermiş gibi durmuyor” diyor Cowley. “Her ikisinin de öğrenme konusunda motivasyonları çok yüksek. Zevk için kitap okumak konusunda hiç problem yaşamıyorlar ve gördükleri şeylerden çok etkileniyorlar.” Geri döndüklerinde kızı Edite, tüm kıtanın haritasını kafasından çizmeyi başarmış. Bu çoğu yetişkin için bile çok zor bir şey.

Pek çok olumlu şeyin yanı sıra seyahat etmek, çocukların bilinmeyenle baş etme becerilerini de artırmış. Cowley için en korkutucu an, Çin’de oğlu Alvie metroya bindikten sonra kapıların kapanması ve ailenin geri kalanının istasyonda kalması olmuş. Alvie’yi bir sonraki istasyonda gayet sakin bir şekilde oturmuş ve kitabını okurken bulmuşlar.

Seyahatten döndükten sonra Alvie ve Edite geleneksel sınıflara sorunsuz bir şekilde geri dönmüşler. Cowley çocuklarının gittiği okuldan memnun olsa da, fon kesintileriyle uğraşan okullar dolayısıyla eğitimin uzun vadeli geleceği hakkında oldukça endişeli. Cowley’e göre ebeveynler de müfredatta meydana gelen değişiklerden ve testlerin çocuklar üzerinde yarattığı baskılardan kaygı duyuyor.

Çocuklar eve döndükleri için mutlu olsalar da, Cowley’in adapte olmak çok daha zor olmuş. “Bunu herkese önermiyorum ama o kadar çok deneyim yaşadık ki! Her gün yeni bir şey oluyordu. Geri döndüğüm ilk dakikadan itibaren şunu düşündüm: Bir dahaki sefere nereye gidebiliriz?”

Kaynak: https://www.theguardian.com/education/2017/jan/24/teacher-takes-children-out-school-education-sue-cowley?CMP=share_btn_tw

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here