Üç Oğlumun Babaannesine Bir Mektup

0
65

Çocuklarım konusunda, sana her daim mağlup oldum. Onlara istedikleri her şeyi verdin. Herhangi bir şey istediklerinde hiçbir zaman onlara “hayır” demedin.

Yemeklerden önce şeker… Banyoda birkaç dakika daha… Dondurma kamyonu için para… Seninle hepsi mümkündü.

Bir yandan çocuklarımı şımartmadığından emin olmaya çalışırken, bir yandan da sana olan saygımı ve takdirimi göstermek için çaba sarfediyordum. Çocuklarıma istedikleri her şeyi vererek onları, “bencil ve şımarık çocuklar” a dönüştüreceğini düşünüyordum. Asla beklemeyi, sıraya girmeyi ve paylaşmayı öğrenemeyeceklerini düşünürdüm, çünkü daha ağızlarını açıp elleriyle işaret ettikleri anda isteklerini yerine getirirdin.

Üç çocuğumu da bebekken, uykuya dalsalar bile uzun uzun kucağında tutardın. Onların kendi kendilerine uyumayı öğrenmeleri gerektiğini düşündüğümü hiç farketmedin mi?

Uyurken en ufak bir ses çıkardıklarında bile hemen yanlarına koşardın. Peki, kendi kendilerini sakinleştirmeyi nasıl öğreneceklerdi?

Doğum günlerinde ve yılbaşlarında onlara en iyi ve en pahalı hediyeleri aldığın için sana çok kızardım. Seninle yarışabilmem asla mümkün değildi.

Öğleden sonraları seninle vakit geçirmeye ne çok bayılırlardı. Akşam yemeği için onların hep en sevdiği yemekleri yapardın. Üç farklı oğlan çocuğu için üç farklı akşam yemeği! Ve onlar için hep küçük bir sürprizin olurdu. Bir hediye, bir şekerleme ya da özel bir ikram. Seni, verdiğin hediyelerle ya da şekerlemelerle ilişkilendirmelerini hiç istemezdim. Seni sen olduğun için sevmeleri gerektiğini düşünürdüm. Sana bunu defalarca kez söylemeye çalıştım. Fakat sen beni hiç dinlemedin.

Tüm bu şeyleri neden yaptığını ve seni nasıl durdurabileceğimi düşünerek çok fazla vakit harcadım. Büyükannelerden, torunlarını şımartmalarının ve eve öyle göndermelerinin beklendiğini biliyordum, ama sen biraz abartmıştın.

Ta ki bu dünyadan göçüp gidene kadar…

Çocuklarıma babaannelerinin öldüğünü söylemek zorundaydım. Bu pek mümkün görünmüyordu. Mezuniyetlerinde, düğünlerinde kısacası tüm özel günlerinde yanlarında olmalıydın. Fakat onlar babaannelerini aniden ve erken bir zamanda kaybettiler. Veda etmeye henüz hazır değildiler.

Onları şımartmayı bırakmanı umduğum yıllar boyunca, asla onları ne kadar çok sevdiğini pek düşünmemiştim. Onları o kadar çok severdin ki, mümkün olacak her şekilde sevgini gösterirdin. Yaptığın yemeklerle, aldığın hediyelerle, şekerlemeler ve tatlılarla, varlığınla… Okul konserinde basılan yanlış ama sevimli bir nota olsun, futbol sahasında çekilen mükemmel bir şut olsun, hiçbir özel ayrıntıyı kaçırmayışın ve en ince detayına kadar hatırlayışınla. Onlara duyduğun şevgi sınır tanımıyordu. Mutfağın, cüzdanın, kelimelerin ve yorulmak bilmeyen kolların sınırsızdı.

Pişmanlıklara takılıp kalmak anlamsız, ama her şeyi ne kadar yanlış anladığımı düşünürken buluyorum kendimi sık sık. Cömertliğini nasıl da yanlış algılamışım!

Çocuklarım şimdi ergen oldu ve seni gerçekten çok özlüyorlar. Onların özledikleri, verdiğin hediyeler ya da harçlıklar değil, sensin!

Seni karşılamak için kapıya koşmalarını ve sen daha içeri bile giremeden sana sarılmayı özlüyorlar. Tribünlere bakıp seni görmeyi özlüyorlar. En büyük hayranlarından birini. Gülümseyerek büyülenmiş gözlerle onlara bakışını özlüyorlar. Seninle konuşmayı ve senin bilge sözlerini dinlemeyi, sevgini ve onları yüreklendirmeni özlüyorlar.

Eğer seninle bir kez daha konuşma şansım olsaydı; hayatlarında her yeni bir dönüm noktasına geldiklerinde ve azim, yetenek veya zaferleriyle beni her büyülediklerinde seni düşündüğümü söylemek isterdim sana. Keşke tekrar sana sahip olabilselerdi.

Geri gel ve onları son bir kez daha sev. Dünyada bir babaanneden başka hiç kimsenin sevemeyeceği kadar sev onları. En ufak başarıları için bile ödüllendir onları. En sevdikleri yemekleri onlar için özenle hazırla. Onları istedikleri her yere götür. Çünkü sadece ve sadece onları sevdiğin için yapıyorsun tüm bunları.

Geri dön ve torunlarının ne kadar büyüdüklerini gör. Her birinin nasıl da kendine özgü genç birer erkek olduğuna şahit ol. Ailenin, arkadaşlığın, zamanın ve sevginin yıllar içinde nasıl da güzel büyümelerine katkıda bulunduğunu, gel de benimle birlikte hayranlıkla izle.

Senin geri gelmeni ne kadar çok istersem, aslında hiç gitmediğini bir o kadar çok fark ediyorum.

Seni şimdi çok iyi anlıyorum. Onları elinden gelen her şekilde sevdiğini biliyorum. Onların babaannesi olmanın, sana büyük bir sevinç ve amaç duygusu verdiğini biliyorum. Ve elbette geri gelemeyeceğini biliyorum, ama onlara olan sevginin daima süreceğini de biliyorum. Onlara duyduğun sevgi, tarif edilemez şekillerde korudu ve şekillendirdi onları. Sevgin, bugün oldukları insanlar olmalarında büyük rol oynadı ve gelecekte de oynayacak. Bunun için ve onlara verdiğin her hediye ve özel ikram için ve onları uzun süre kucağında tuttuğun ya da aşırı teselli ettiğin ya da geç yatmalarına izin verdiğin tüm zamanlar için sana her zaman minnettar olacağım.

Ve milyonlarca kez tüm bunları geri dönüp tekrar tekrar yapabilmeni dileyeceğim.

 

Çeviri: Merve Özgünlü

Kaynak: http://www.upworthy.com/a-letter-to-my-mother-in-law-about-my-3-boys

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here