TRENDLER

2017'nin En Çok Okunan Yazıları

Görüntülenme 455

0
2017'nin En Çok Okunan Yazıları

Son 15 yılda hayatımızda gerçekleşen değişimleri düşünün. Sonra da eğitimde yaşanan değişimleri. Aradaki uçurum o kadar büyük ki, eğitimi değiştirmek ve dönüştürmek artık kaçınılmaz, hatta bir zorunluluk.

Bu amaçla kurduğumuz Eğitimpedia’yı, bağımsız bir fikir platformu olarak 2013 yılının Aralık ayında hayata geçirdik. Okuyucularımızı tüm dünyadan ve Türkiye’den en güncel araştırmalarla, çarpıcı hikayelerle, farklı deneyimlerle ve sayısız uzmanın ufuk açıcı fikirleriyle buluşturduk. Okuyucularımızla birlikte eğitimi eleştirdik, kendi yanlışlarımızı gördük, farklı görüşleri öğrendik, bazı okullara hayran kaldık, yeni araştırma bulgularına şaşırdık, dünyanın bir ucundaki bir öğretmenle ortak duygularda buluştuk, içinde yaşadığımız çağda çocuk yetiştirmeyi ve çocuk olmayı tartıştık…

2017 yılını geride bırakmaya hazırlanırken, bu sene boyunca en çok okunan yazılarımızı sizler için derledik.

1.Çocukların Annelerinin Yanında Daha “Kötü” Olmalarının Gerçek Sebebi

“Çünkü sen, sevgili anne, onların güvenli bölgesisin. Sen, onların bütün problemleriyle birlikte gelebilecekleri tek yersin. Eğer sen bir şeyleri iyileştiremezsen, başka kim yapabilir bunu? Sen, sevgili anne, hoşa gitmeyen duyguların bir çöp öğütücüsüsün.”

Yazının tamamı için tıklayınız.

2. Çocuğunuzun Ödev Yerine Yapması Gereken 30 Şey

“Ödev küçük çocuklar için hiçbir fayda taşımamakla kalmıyor aynı zamanda zararlı bile olabiliyordu. Ayrıca ödev diğer eğlenceli, gelişimsel olarak uygun ve değerli faaliyetlerden çocukları mahrum bırakıyordu. Oysa bu faaliyetler çocukların sağlıklı ve mutlu birer yetişkin olarak büyümelerinin anahtarıydı. Peki çocuklar okul bitiminden uyku saatine kadar olan boş zamanda ve tatillerde ödev yerine neler yapabilir?”

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

3. Öğretmenler Neden Bu Kadar Yorgun?

“Araştırmacılar buna “karar yorgunluğu” diyor. Gün boyunca ne kadar çok karar alırsanız, o kadar fazla özgür irade kullanıyorsunuz… Koca bir günü kararlar vererek geçirdikten sonra iyi kararlar alacak enerjimiz kalmıyor. Öğretmenlerin her okul gününde yaklaşık 1,500 karar verdiği tahmin ediliyor. Bütün bu kararlarla, çocuklara öğretmenlik yapmanın gerekliliği olan bütün öz-kontrolü birleştirirseniz, irade gücümüzün saat beşe kadar tükenmesi hiç de şaşırtıcı değil. Gerçekten bitkin oluyoruz.”

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

4. Yerinde Duramayan Bir Sınıfa Odaklanmayı Nasıl Öğrettim?

“Elbette sınıfta heykel gibi oturmalarını istemiyordum ve beklemiyordum. Hatta tam tersi, aktif öğrenmeyi, iş birliğini ve sınıfta sürekli katılımı her zaman teşvik ederim. Ama yine de dengenin önemini anlamalarını istiyordum. Sürekli ve aşırı derecede ajite durumda bir sınıfla karşı karşıya kaldığınızda ve bu durum öğrenmelerini engellemeye başladığında, bunu çok daha dikkatli ele almak zorunda kalırsınız. Öğretmen arkadaşlarım ve ben kendimize hep aynı soruyu soruyorduk: “Bu gruba nasıl yardım edebiliriz?”, “Sınıflarımıza hangi yöntemleri dahil edebiliriz?”, “Daha sakin olmak için ne tür araçlara ihtiyaç duyarlar?” Bu konuşmalarımız sonsuza dek sürerdi. Yöntemlerimiz ne kadar fazlaysa, çocukların enerjisi de o kadar fazlaydı.”

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

5. Derslerde Yemek Pişiren Finlandiyalı Erkek Öğrenciler

“Bu dersi seçen bazı erkek öğrenciler olduğunu gördüğümde özellikle şaşırmıştım. Dahası mutfakta hiç de beceriksiz durmuyorlardı. Oldukça işinin ehli görünüyorlardı ve hiçbir şeyle dalga geçmiyorlardı. Dünyaya Finlandiya eğitim sistemini tanıtanlardan biri olan Finlandiyalı akademisyen Pasi Sahlberg bir gün bana, ev ekonomisi dersinin Finlandiya’daki erkek ortaokul öğrencileri arasındaki en popüler seçmeli ders olduğunu söyledi. Ev ekonomisi öğretmeni olan Finli meslektaşım, bütün öğrencilerinin özellikle de erkeklerin derste çok ilerlediğini söyledi. Ardından Finlandiya’daki bütün yedinci sınıf öğrencilerinin her hafta üç saat ev ekonomisi dersi almaları gerektiğini öğrendim. Ağzım açık kalmıştı. Bu dersi Amerikalı bir ortaokul öğrencisi olarak aldığımı hayal bile edemiyordum.”

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

6. Oyuncak Bebeklerin Makyajlarını Silip “Doğal” Kızlara Dönüştüren Sanatçı Bir Anne

“Bazı oyuncak bebekleri yakından incelerseniz, bu bebeklerin gerçek hedef kitlesi olan 12 yaşındaki bir kız çocuğuna değil, tuhaf seksapelliği ve estetikli yüzüyle neredeyse uzaylı bir kadına benzediğini görürsünüz. Bu yaygın eğilimden bıkan Tazmanyalı sanatçı Sonia Singh, acilen makyajının silinmesine ihtiyaç duyan oyuncak bebekler bulmak üzere yola çıkar. Amacı ikinci el oyuncak bebekleri kurtarmak ve rehabilite etmektir. Sonia Singh sayesinde bebeklerin aşırı bakımlı, şatafatlı ve bol makyajlı halleri yerini gerçekçi ve doğal bir tarza bırakır. Gösterişli bebekler, bildiğimiz ve alışık olduğumuz tatlı kız çocuklarına dönüşür.”

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

7. Google’a İş Başvurusunda Bulunan 7 Yaşıdaki Küçük Kıza CEO’dan Cevap Geldi!

“Sevgili Google Patronu,

Benim adım Chloe ve büyüdüğümde Google’da bir işim olsun isterdim. Ayrıca bir çikolata fabrikasında çalışmak ve olimpiyatlarda yüzmek isterim. Cuma ve Salı yüzmeye gidiyorum. Babam, Google’daki bir işte armut koltuklara oturabileceğimi, kaydıraklardan kayabileceğimi ve go-kartlara binebileceğimi söyledi. Bilgisayarları da seviyorum ve oyunlar oynadığım bir tabletim var. Babam, bir robotu yukarı aşağı hareket ettirip karelerden geçirmem gereken bir oyun verdi bana. Bilgisayar öğrenmenin benim için iyi olduğunu söyledi. Babam bir gün bana bilgisayar alacağını söyledi. Yedi yaşındayım ve öğretmenlerim anneme ve babama benim sınıfta ve yazımda ve okumada ve toplamalarımda çok iyi olduğumu söylüyor. Eğer iyi olmaya ve öğrenmeye devam edersem babam Google’da bir işim olabileceğini söyledi.”

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

8. Bugünün Çocuklarını Etkileyen Sessiz Trajedi

Bugünkü çocuklar sağlıklı bir çocukluğun temel unsurlarından yoksunlar. Örneğin;

  • Duygusal açıdan çocuklarının yanında olan ebeveynler
  • Net bir şekilde belirlenmiş sınırlar ve yönlendirme
  • Sorumluluklar
  • Dengeli beslenme ve yeterli uyku
  • Hareket etmek ve açık havada vakit geçirmek
  • Yaratıcı oyunlar, sosyal etkileşim, yapılandırılmamış zaman geçirme ve sıkılma fırsatı

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

9. Bill Gates, Çocuklara Akıllı Telefon Almanın “Güvenli” Yaş Sınırını Açıkladı

“Bill Gates, bir röportajında çocukların 14 yaşına gelene kadar bir akıllı telefon sahibi olmamaları gerektiğini düşündüğünü dile getirdi. Bu yorum, ebeveynlerin mümkün olduğu kadar uzun süre çocuklarını teknolojiyle şımartma güdülerini frenlemeleri gerektiğini savunan teknoloji ve ebeveynlik uzmanları tarafından da övgüyle karşılandı.”

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

10. Araştırma: Çocuklarınızın Başarılı Olmasını İstiyorsanız Okula Bir Yıl Geç Gönderin

“Araştırmacılar Danimarka’daki ilkokul öğrencilerinin deneyimleri üzerine çalıştılar. Çocukları, okula gitme yaşları gelir gelmez okula gönderilenler ve bir yıl bekleyenler olarak iki gruba ayırdılar. Sonuç mu? Anaokuluna bir sonraki yıl giden çocuklar okulda dikkatlerini daha fazla yoğunlaştırabiliyorlardı ve akranlarına göre “dikkat çekecek ölçüde yoksek öz denetime” sahiplerdi. Bu avantaj sonraki yıllarda da devam etti.”

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Etiketler
Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!