REKLAMI KAPAT
TRENDLER
Aysun Yağcı
Aysun Yağcı Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden 1996 yılında mezun oldu. Yüksek lisansını aynı üniversitenin Türkçe anabilim dalında tamamladı. Uzun yıllar özel sektörde Türkçe ve Edebiyat öğretmeni, bölüm başkanı, ARGE koordinatörü ve eğitim koordinatörü olarak çalıştı. Halen Özel İzmir SEV İlkokulunda Akademik Koordinatör olarak görev yapmaktadır. Öğretmen Akademisi Vakfı Eğitici Eğitmenliği, Mesleki Gelişim Uzmanlığı, Yaratıcı Drama, Çocuklarla Felsefe Eğitici Eğitmenliği gibi programları tamamlayan Aysun Yağcı'nın eğitimle ilgili tecrübelerini paylaştığı http://www.guneslibirgun.com/ isimli bir bloğu bulunuyor.

TÜM YAZILARI

Akademik Dil Nasıl Geliştirilir?

Görüntülenme 625

0
Akademik Dil Nasıl Geliştirilir?

Eskiden Türkçe derslerinde bir metin okunduktan sonra yapılan ilk şey, öğrencilere metinde anlamını bilmedikleri kelime olup olmadığını sormaktı. Kelimeler söylendiğinde ya hemen öğretmen kelimenin anlamını açıklar ya da sözlükten bakmamızı isterdi. İşin en komik yanı ise öğrendiğimiz düşünülen bu kelimeyi hemen cümle içinde kullanmamızın istenmesiydi. Daha sonraları kendi öğrencilerimin de yaptığı gibi hemen kolaya kaçar: “Ben ………. gördüm.” tarzında cümleler kurardık. 2005 programıyla önce kelimenin anlamının tahmin edilmesi sonra sözlükten bakılıp karşılaştırılmasına başlandı.   

Derken geçtiğimiz Haziran ayında PASS Bilişsel Alanları ile ilgili olarak Doç. Dr. Tamer Ergin’den aldığımız bir eğitimde paylaşılan çarpıcı bir veri, bizi bu alanda araştırmaya yönlendirdi. Türkiye’de 4-6 yaş aralığındaki çocuklara 1200 kavram öğretilirken İngiltere’de aynı yaş aralığında 22.000 kavramın öğretiliyor olması, bu sayıyı artırmak adına bizim neler yapabileceğimiz üzerinde düşünmemizi sağladı ve yaptığımız araştırmalar, topladığımız veriler sonucunda bu yılın başında “Akademik Dil Geliştirme Projesi”ni 1-4 seviyesinde başlatmış olduk.  

Güçlü bir kelime hazinesinin; okuduğunu anlama, okuduğunu anlamanın ise akademik başarı üzerinde doğrudan bir etkisi var. 4-8 yaş aralığında çocuklar soyutlamaya geçmeden önce akademik dili oturtmak ve kelime hazinelerini zenginleştirmek son derece önemli. Araştırmalar da okul başarısı ile çok kelime bilme arasında doğrudan ilişki olduğunu, çok kelime bilen öğrencilerin zihinsel becerilerinin ve okul başarılarının yüksek olduğunu ortaya koyuyor. 

Akademik Dil Nedir?

Öncelikle akademik dilin ne olduğuyla başlayalım. Kullandığımız kelimelerin üç seviyesi var. Birinci seviye kelimeler, günlük hayatta kullandığımız ve sıkça rastlanan kelimelerden oluşuyor: kuş, masa, büyük…vb. İkinci seviye dediğimiz yüksek frekanslı kelimeler ise müfredatlar arası kelime bilgisi dediğimiz akademik kelimelerden oluşuyor: Açıkla, genişlet, sürdür, tahmin et, özetle…vb. Üçüncü seviye kelimeler ise alana özgü dediğimiz terimleri içeriyor: Plato ve genleşme gibi. Bir öğrencinin akademik bir dile sahip olabilmesi demek, ikinci seviyeden yüksek frekanslı kelimeleri aktif olarak kullanabiliyor olmasını ifade ediyor. 

Türkiye’de maalesef bu alanla ilgili çalışmalar çok sınırlı. Olan çalışmalar da kelime sıklıkları üzerine. Bu nedenle hangi yaş grubunda çocukların ne kadar kelime bilmesi gerektiği ile ilgili net bir bilgi elimizde yok. Yurt dışında anaokulundan 12. sınıfa kadar öğrencilerin bilmesi gereken akademik kelimeler çok net bir şekilde belirlenmiş ve listeler oluşturulmuş. Biz de özellikle https://www.greatschools.org/ sitesinden yararlandık ve buradaki listeleri müfredatımız ve öğrencilerimizin seviyelerini baz alıp revize ederek kendi listelerimizi oluşturduk. 

Öğrencilerin kelime hazineleri geliştirmek için onlara ilk tavsiye ettiğimiz şey, kitap okumak oluyor. Bununla birlikte bir öğrencinin okuduğu kitapta karşılaştığı yeni bir kelimeyi günlük hayatında kullanmasını garantileyemiyoruz. Çünkü kitap okumak, çoğunlukla pasif kelime hazinesini geliştiriyor. Kişinin sözlü ve yazılı anlatım becerilerinde bilinçli olarak kullandığı kelimeler ise aktif kelime hazinesini oluşturuyor. Bizim amacımız ise mümkün olduğunca çok kelimeyi, pasif kelime hazinesinden aktif kelime hazinesine taşıyabilmek; böylece öğrencilerin kelime dağarcıklarını zenginleştirmek. 

Kelimelerin kalıcı olabilmesi için bağlam içinde öğrenilmesi çok önemli. Bu nedenle oluşturduğumuz listelerden her hafta bir kelime tanıtıyoruz öğrencilere ve o kelimeyi hafta içinde çeşitli etkinliklerle öğrencinin karşısına pek çok kez çıkarmaya çalışıyoruz. Çünkü bir kelimenin öğrenilebilmesi için öğrencinin o kelimeyle en az 12 kez yazılı ve sözlü olarak karşılaşması gerekiyor.

Kelime öğrenmenin dört aşaması var:

Bir kelime biliyorsak herkesin bildiğini varsayarız; ancak sınıfta durum hiç de böyle değildir, her öğrenci her kelimede farklı bir aşamadadır. “Çokgen” kelimesini ela alalım. Öncelikle bu kelimeyi ilk duyduğunda sınıfınızdaki öğrencilerin hangi aşamada olduğunu belirlemek gerekiyor.

1.aşama: Hiç duymadım veya görmedim.

2. aşama: Kelimeyi daha önce duydum; ama ne anlama geldiğini bilmiyorum.

3.aşama: Matematik dersinde çokgenler hakkkında bir şeyler öğrendiğimi hatırlıyorum.

4.aşama: Kelimeyi biliyorum, yazarken ve konuşurken kullanıyorum.

Öğrenciler, bir anlamı ezberleyerek 1. ve 2. aşamadan 4. aşamaya geçemezler. Kelime öğretiminin amacı, alt aşamalardan 4. seviyeye mümkün olduğunca çok kelime taşımaktır. 

Bu nedenle  bir üniteye başlarken ünitede geçen yeni kelimeleri, kavramları  listeleyip öğrencilerden aşağıdaki tabloyu doldurmalarını isteyebilir, ünite sonunda tekrar bir değerlendirme yapabilirsiniz. 

Kelimeler Hiç duymadım. Duydum; ama anlamını bilmiyorum. Hatırlıyorum. Yazarken ve konuşurken kullanıyorum.
 

 
     

Kelime öğretirken Marzano’nun 6 adım tekniğini rahatlıkla kullanabilirsiniz.  https://www.teachthought.com/literacy/vocabulary-instructiona-strategies-marzanos-6-step-process/

Bu sitede de çok farklı kelime öğretim stratejileri var: https://www.smekenseducation.com/Content-Area/Vocabulary/#page-1

Bu yılki Türkiye Zeka Kongresi konuşmacılarından biri olan Ayşe Şule Bilgiç’in  konuşmasında tekrar tekrar dile getirdiği gibi “Kelimeleri çok olanlar, büyük düşler kurabilirler.” 

“İnsan göz ile bakar, dil ile görür,” diyor Anooshirvan Miandji de. Çünkü sizde bir kavram yoksa onu göremezsiniz. 200 kelimeyle düşünen biri, 2000 kelimeyle düşünen birini anlamaz. Bu nedenle dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır. Bu sınırları genişletmek içinse eğitimciler olarak sistematik ve bilinçli bir şekilde kelime öğretimi yapmamız gerekiyor.

 

Aysun Yağcı

 

Kaynaklar: 

“Aktif Kelime Hazinesini Geliştirmeye Yönelik Bir etkinlik Önerisi: Tabu”, Nail Güney, https://docplayer.biz.tr/10474326-Nail-guney-1-talat-aytan-2-aktif-kelime-hazinesini-gelistirmeye-yonelik-bir-etkinlik-onerisi-tabu.html

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!