TRENDLER

Babil Okulu: 24 Ülkeden 24 Öğrenci Aynı Sınıfta!

Görüntülenme 447

0
Babil Okulu: 24 Ülkeden 24 Öğrenci Aynı Sınıfta!

Bir Çinli, bir Mısırlı, bir Sırp, bir Venezuellalı, bir Libyalı, bir Gineli, bir Malili, bir Romen, bir İrlandalı, bir Senegalli, bir Brezilyalı… Sözün kısası 24 ülkeden 24 birbirine benzemeyen çocuk bir sınıfa toplanmışlar.

Yanlış anlamayın bu bir fıkra değil, bir film: Bu yıl İstanbul Film Festivali’nde oynamakta olan Julie Bertucelli’nin son filmi Babil Okulu’ndan bahsediyoruz.

Apayrı ülkelerden gelen, farklı eğitim ve yaşam deneyimlerine sahip 11-15 yaşları arasındaki 24 öğrenci, yabancıların Fransız eğitim sistemine entegre olabilmesini amaçlayan göçmen uyum programı dahilinde aynı sınıfa düşmüşlerdir.

Paris’in kuzeyindeki La Grange aux Belles okulundaki öğretmenleri Brigitte Cervoni’nin görevi, her yıl olduğu gibi bu yıl da öğrencilerini iyi düzeyde Fransızca konuşabilir hale getirmektir. Aynı zamanda diğer dallardaki bilgi düzeylerini Fransız müfredatına uyumlu hale getirmek… Üstelik bu yıl Brigitte Cervoni’nin öğretmen olarak geçireceği son yıldır. Söylediği gibi; “öğretmenler ilk ve son öğrencilerini asla unutmaz.”

Film, Fransa’ya ilticadan ekmek kavgasına kadar çeşitli nedenlerle Fransa’ya yerleşen ailelerin çocuklarının göçmen uyum programında geçen bir yılına mercek tutuyor. Bu sıcak ve iyimser belgesel sayesinde, Fransa’da ve dünyanın başka ülkelerindeki göçmen uyum programında neler yaşanabileceğine dair fikir edinebiliyoruz. Hele de çocuklar buluğ çağındayken…

Birleşmiş Milletler verilerine göre bugün dünyamızda tam 175 milyon göçmen yaşıyor, ki bu dünya nüfusunun %3’ü demek…  Gelişmiş ülkelerde her 120 kişiden biri göçmen. Şaşıracaksınız ama bu oran gelişmekte olan ülkelerde daha fazla. Gelişmekte olan ülkelerde ortalama her 70 kişiden biri göçmen.

Göçmenlik başlı başına sıcak bir konu. Bir insan gittiği ülkeye nasıl ve ne kadar adapte olabilir? Dahası kendini ne kadar var edebilir? Bir yanda kendine yeni bir zemin arayan kimlik ve aidiyet duygusu, bir yandan “öteki” olarak adlandırılmanın dayanılmaz yükü…

Efsaneye göre insanlık Tanrı katına çıkmak üzere yeryüzünden gökyüzüne yükselen devasa Babil Kulesi’ni yapmaya girişir. Tanrı kendisine ulaşmaya çalışan insanların kendini beğenmişliğine kızar; kuleyi yıkar ve o zamana kadar aynı dili konuşmakta olan insanların dillerini karıştırarak birbirlerini anlamalarını engeller.

24 birbirine yabancı öğrencinin bir arada olduğu bu küçük sınıf da, Babil’de ortak dillerini kaybettikten sonra insanlığın içine düştüğü kargaşanın küçük bir kopyasını yaşamaktadır. Tek ortak noktaları Fransızca’yı çok az ya da hiç bilmiyor olmalarıdır. Asıl hedef, Fransızca öğrenmek ve müfredatı yakalamak olsa da, asıl dert bundan çok daha fazlasıdır.

Film bir yılı kayıt altına alırken, özellikle iki konuya odaklanıyor. Sınıf için tartışmalar ve aile görüşmeleri.

göçmen eğitimi

Öğrenciler kendi dillerinde nasıl merhaba dendiğini tahtaya yazarken bile işler karışabiliyor.

“Hayır” diyor bir tanesi. “Sen selamın aleyküm yazamazsın çünkü Hristiyan’sın.”

“Ama biz evde hep böyle deriz. Tartışma uzayacaksa ben de annemgilin diliyle “merhaba” yazayım.”

En büyük tartışmalar hep din ve kimlik üzerine yaşanıyor. Öğretmenleri Brigitte Cervoni’nin yardımıyla kendi kimliklerini ifade etmeyi, başkalarını dinlemeyi ve kabul etmeyi öğrenmeye çalışıyorlar.

Ailelerle görüşmelerse başlı başına aydınlatıcı…  Çok farklı kültürlerden, çok farklı dertlerle gelmiş de olsalar aileler her zaman çocuklarının başarılı olmasını istiyorlar çünkü geldikleri topraklarda tutunabilmek için başka çareleri yok. Ne kadar yardımcı olabildikleri ise şüpheli… Ya yeterince dil bilmiyorlar ya da çalışmaktan başlarını kaldıramıyorlar. Bazı çocuklar ailesiyle aynı hırsı paylaşıp daha kolay adapte olabilirken, bazıları bunca beklentinin altında ezilip ne yapacaklarını bilemez hale geliyorlar.

En yakınları yine kendi sınıfdaşları…

“Çok yazık” diyor Malili sınıfdaşı, birlikte çekmekte oldukları filmde kendini anlatan Çinli Xin için. “On yıl boyunca annesini görememiş. Şimdi buraya gelmiş ama hala mutlu değil. Ne kadar acayip bir durum bu” diyor ve gözlerinin dolmasını engelleyemiyor. Filmin en güzel yanlarında birinin yalnız ve hüzünlü Xin’in bir yıl içindeki değişimi olduğunu söyleyelim.

Bu arada film içinde küçük bir sürpriz film de var. Yıl boyunca kameralar altında olmaya alışan sınıf, kendi aralarında da küçük bir film çekmeye başlıyorlar.

Bundan sonrası filme kalsın diyerek vakti olan tüm eğitimcilere bu filmi tavsiye ediyoruz. Yılın sonunda sınıfça katıldıkları film yarışmasında aldıkları sonuç ve yıl sonunda birlikte geçirdikleri son günün hepinizin gözlerini yaşartacağından eminiz.

Fransız eğitim sistemine entegre olan göçmenlerin yaşadığı zorlukları es geçse de, kimlik kavgasında iyimserlikten yana tavır koyan bu filmi şiddetle tavsiye ederiz.

Filmi görmek isteyenler için seanslar:

Babil Okulu   7 Nisan Pazartesi, saat:13:30, Beyoğlu Sineması

Babil Okulu   12 Nisan Cumartesi, saat: 11:00, Beyoğlu Sineması

Babil Okulu İngilizce fragman

Handan Saatçıoğlu

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!