TRENDLER

Bir Oyun Parkı Aşırı Güvenli Olabilir Mi?

Görüntülenme 438

0
Bir Oyun Parkı Aşırı Güvenli Olabilir Mi?

Tahterevalliler ve yüksek kaydıraklar ve diğer riskli aletler New York oyun parklarından birer birer ortadan kaybolurken, olaya son noktayı şehrin 1990’lardaki parklar müdürü Henry Stern koydu. Stern, kendi çocukluğunun geçtiği mahallede bulunan bir çocuk parkındaki üç metrelik bir tırmanma merdiveniyle ilgili bir tebliğ yayınladı.

“Ben bu parktaki tırmanma barlarında büyüdüm ve onların üzerine çıkmanın ne harika bir his olduğunu asla unutamam,” diyor Stern. “Bu oyun parkının ‘ıslah edilmesine’ dayanamadım. Parklar müdürü olduğum sürece o tırmanma barları orada kalacak dedim.”

Stern’in felsefesi o dönemde birçok kişiye tepkisel göründü, ancak bugün bu felsefe “önce güvenlik” diyen oyun parklarının değerini sorgulayan bazı araştırmacılar tarafından da paylaşılıyor. Çocuklar daha az fiziksel sakatlanma ve yaralanma yaşasa da – ki bu konuda kesin kanıtlar bulunmuyor elimizde – uzmanlar bu oyun parklarının duygusal gelişime ket vurarak çocukların kırık bir kemikten çok daha kötü şeyler yaşamalarına sebep oluyor: Kaygı ve korku.

“Çocuklar oyun alanlarında risklerle karşılaşmalı ve korkularının üstesinden gelmeliler,” diyor Norveç Queen Maud Üniversitesi’nde psikoloji profesörü Ellen Sandseter. “Ben tırmanma barlarının ve yüksek kaydırakların harika olduğunu düşünüyorum. Oyun alanları giderek daha sıkıcı bir hale geldikçe, bu aletler çocuklara hala yükseklik ve yüksek hızla ilgili heyecan verici deneyimler yaşatmaya devam eden birkaç şeyden biri.”

Dr. Sandseter Norveç, İngiltere ve Avustralya’daki oyun parklarındaki çocukları gözlemledikten sonra 6 çeşit riskli oyun olduğunu tespit etti: Yüksekleri keşfetmek, yüksek hız yaşamak, tehlikeli aletlerle uğraşmak, tehlikeli elementlerin (su ya da ateş gibi) yanında olmak, itiş kakışlı oyunlar (güreş gibi) oynamak ve yetişkin gözetiminden uzak tek başına etrafta dolaşmak. Bunlar arasında en yaygın olanıysa yükseklere tırmanmak.

“Tırmanma aletinin yeterince yüksek olması gerekiyor yoksa uzun vadede çok sıkıcı oluyor,” diyor Dr. Sandseter. “Çocuklar heyecanlara ve risklere aşama aşama yaklaşırlar. Çok az çocuk ilk tırmandığında en yüksek noktaya tırmanmaya çalışır. İşin en güzel tarafı, çocukların bu zorluklarla erken yaşlarda tanışmalarına izin verirseniz, daha sonra yıllar içinde kendi oyunlarıyla bunlarda aşamalı bir şekilde ustalaşmayı öğrendiklerini görürsünüz.”

Elbette bazen başarısız olurlar ve düşmeler oyun parklarındaki sakatlanmaların en yaygın görülen şeklidir. Ancak bunlar nadiren fiziksel ya da duygusal olarak kalıcı hasara sebep olur. Bazı psikologlar – ve pek çok ebeveyn – kötü bir düşme deneyimi yaşayan bir çocuğun yükselik korkusu geliştireceğinden endişe etse de, araştırmalar bunun tam tersini söylüyor: 9 yaşından önce bir düşme sonucu yaralanan bir çocuk, ergen olduğunda yükseklik korkusu yaşamaya daha az meyilli oluyor.

Dr. Sandseter ve meslektaşı Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi psikoloğu Leif Kennair’e göre oyun parklarında çocuklar, kendilerini kademe kademe ve giderek daha fazla tehlikeye maruz bırakarak yetişkinlerin fobilerini yenmeleri için terapistler tarafından geliştirilen alışkanlık tekniklerinin aynısını kullanır.

“Riskli oyun, kaygının etkili bilişsel davranışsal terapisini yansıtır,” diyen iki psikolog, bu “anti-fobik etkinin” çocukların heyecan arama merakını açıklamamızı sağladığını ileri sürüyor.

Psikologlar açıklamaya şöyle devam ediyor: “Paradoksal bir şekilde, çocuklarımızın çoğunlukla zararsız olan yaralanmalar yaşamasından duyduğumuz korku, daha çok korkan çocuklara ve yükselen psikopatoloji düzeylerine neden olur.”

Ebeveynlerin endişeleri ve üreticilerin getirdiği yeni güvenlik standartları yüzünden son on 10 yıl içinde eski yüksek tırmanma barları ve kaydıraklar sadece Amerika değil dünyanın pek çok ülkesindeki oyun parklarından kaldırıldı.

Daha alçak aletler ve etrafı kapalı platformlar lanse edildi ve eski zeminler yerini kauçuk, ağaç kabukları ya da daha yumuşak zeminler için tasarlanan başka malzemelere bıraktı. Bu yenilikler şüphesiz bazı yaralanmaları engelledi, ancak yine de bazı uzmanlar bunların genel yararını sorgulamaya devam ediyor.

“Oyun parkı güvenlik önlemlerinin oyun parklarındaki ortalama risk oranlarını azalttığına dair elimizde herhangi bir kanıt bulunmuyor,” diyor Londra Middlesex Üniversitesi’nde risk yönetimi profesörü David Ball. Ball’un dediğine göre aslında kol kırılmaları gibi çeşitli yaralanma riskleri, İngiltere ve Avustralya gibi oyun parklarına daha yumuşak yüzeyler getirildikten sonra arttı.

“Bu kulağa mantıksız gelebilir, ama öyle değil. Çünkü yaygın görülen bir durum,” diyor Dr. Ball. “Eğer çocuklar ve ebeveynler gerçekte olduğundan daha güvenli bir ortamda olduklarına inanıyorlarsa, o zaman daha fazla risk alıyorlar. Yumuşak yüzey kaplamaya karşı getirilen bir başka argüman da şu: Çocuklar bunun güvenli olduğunu düşünüyor, ancak özelliklerini tam bilmedikleri için performansını gözlerinde büyütüyorlar.”

Kaynak: http://www.nytimes.com/2011/07/19/science/19tierney.html

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!