“Bugün Onların Olsun; Ama Uğrunda Çalıştığım Gelecek Benimdir*”

0
1448

Sistem bulaşıcı bir hastalık nedeniyle çökmüştür. Virüsün bulaştığı insanlar “sürü”ye dönüşürler. Hayatta kalan az sayıda insan, sürülerle olduğu kadar kendi aralarında ve birbirleriyle de mücadele etmek zorunda kalır. Medeniyetin tamamen ortadan kalktığı, beslenme, sağlık ve güvenliğin kalmadığı dünyada yeni bir yaşam nasıl inşa edilebilir?

Popüler bir çizgi romandan uyarlanan The Walking Dead dizisinin arka fonunu kabaca bu şekilde özetleyebiliriz. Dizinin kahramanlarından olan ve böyle bir mücadelenin içinde doğan Judith, elinde matematik kitabı, uçaklarla ilgili bir hız problemi çözmeye çalışır. Bir süre önce yaşadığı topluluğa büyük zarar vermiş, şu anda ise kendi topluluğunda tutsak olan Negan’dan yardım ister:

-Yardım edecek misin, etmeyecek misin?

-Tamam sana bir soru: herhangi bir yöne herhangi bir hızda uçan uçak görmüşlüğün var mı?

-Yok.

-İleride görür müsün sence?

-Muhtemelen hayır.

-O zaman ne önemi var? Matematik problemlerinin dünyada uygulanabilmesi gerekir. Yardımımı istiyorsan bana buradan, şu andan bir soru ya da problem söyle.

Bu konuşmadan sonra Judith kitabı kapatır ve topluluğu ile ilgili güncel bir problemden bahseder; ormanda karşılaştığı ve yardıma ihtiyaç duyan 5 yabancıyı topluluğuna nasıl kabul ettirebilir? 

Judith, dizide, her anlamda günümüz dünyasından çok farklı bir dünyada yaşıyor. “Gelecek için” birlikte düşünme-birlikte çözme, merhamet, umut, empati ve iletişim, bütünlük, adalet, zanaatkarlık, çeviklik ve esneklik gibi hem çağdaş hem de gelecekteki dünyada büyük önem sahibi (olacak) değerleri ve becerileri kazanıyor. Onun matematiksel hesaplamalardaki yetkinliklerinin yanı sıra tüm bu değerleri benimsemesinin, karşısına çıkan prolemleri çözmesinde en önemli faktör olmaya devam ettiğini görüyoruz.

Kendi dünyamıza dönelim. Bugün eğitim almaya başlayan çocuklar 2030’da genç yetişkinler olacaklar. Henüz icat edilmemiş teknolojileri kullanacak, henüz çözülmemiş problemleri çözmek için uğraşacaklar. Böyle bir belirsizlik içinde var olabilmeleri için merak, hayal gücü, esneklik ve öz düzenleme becerilerine ihtiyaç duyacaklar. Başkalarının fikirlerine, bakış açılarına ve değerlerine saygı duymak ve takdir etmek ile başarısızlık ile başa çıkmak kaçınılmaz hale gelecek.

Bu durumda karşımıza iki temel soru** çıkıyor:

1.Günümüz öğrencilerinin yaşadıkları dünyayı geliştirmek ve şekillendirmek için hangi bilgi, beceri, tutum ve değerlere ihtiyacı olacak?

“Yenilenen öğretim programlarında, bir arada yaşama kültürü oluşturma, toplumsal cinsiyet eşitliği, teknoloji ve yeniliklerin yerelleştirilmesi, doğa, enerji, üretim ve verimlilik gibi temalara ilişkin bireysel ve toplumsal ihtiyaçları ortaya koyacak analizlere yer verilmediği görülüyor.” (Doç. Dr. Yelkin Diker Coşkun Öğretim Programları Arka Plan Raporu)

2.Öğretim sistemleri bu bilgi, beceri, tutum ve değerleri etkili bir şekilde nasıl geliştirebilir?

“Çocuk ve toplum odaklı bir eğitim sistemi oluşturabilmek için öncelikle çocuğun ve toplumun ihtiyaçlarını analitik yaklaşımla yani geleceğe dönük biçimde ortaya koymak gerekir. Ülkemizde okul öncesi dönemde bulunan 5 yaşındaki bir çocuğun 20 yıl sonra hangi bilgi, beceri ve yeterliklere sahip olması gerektiği analitik bir çalışmayı zorunlu kılar.” (Doç. Dr. Yelkin Diker Coşkun Öğretim Programları Arka Plan Raporu)

Bugün bizim, gelecek onların. Çocukların bugün “kendi gelecekleri için” en uygun şekilde hazırlanmalarına destek olmak istiyorsak; eğitimi, köklerini somut yaşantılardan alan ve gelecek projeksiyonu “iyi toplum” olan bir temelde düşünmek artık daha önemli. 

D. Pelin Sakın

Matematik Öğretmeni

[email protected]

*Nikola Tesla

**(Dünya Ekonomi Forumu (OECD), Eğitimin Geleceği ve Beceriler 2030 Projesi, detaylı bilgiye OECD 2030 adresinden ulaşabilirsiniz.)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here