Cazın Ustası Wynton Marsalis’den Öğrenciler İçin 12 Çalışma Yöntemi

0
1767

New Orleans’de büyüyen bir çocuk olarak, piyanist olan babam Ellis ve arkadaşlarının sürekli çalışmaktan bahsettiğini hatırlıyorum. Bir araya geldiklerinde hep ne kadar çok çalıştıklarından ve daha fazla çalışmaları gerektiğinden bahsederlerdi. 11 yaşıma geldiğimde, çalıştıkları şeyin enstrümanları olduğunu anladım. Ve nihayet 16 yaşıma geldiğimde ise, enstrümanlarını iyi çalabilmek için ne kadar sıkı ve ne kadar yoğun çalıştıklarını anladım… Kardeşim Branford ile lise müzik grubu seçmelerine katıldığımızda, babamı tanıyan öğretmenim grupta Ellis’in oğulları çalacak diye epey heyecanlanmıştı. Ancak, seçmelerdeki acınası performansım üzerine bana şöyle dedi, “Sen Ellis’in oğlu olduğuna emin misin?”

O zamanlar bu yorum beni çok rahatsız etmemişti, çünkü bir grupta çalmaktansa basketbol oynamakla daha çok ilgileniyordum. Ancak, takip eden birkaç yıl içinde müzik yapmak için ciddi anlamda çalışmaya başladım. Çok çalışmak, müziği – ve başka her şeyi aslında – öğrenmenin en temel gerekliliklerinden biridir. Bir müzisyenin çok güçlü olduğunun gerçek işareti, çalışarak geçirdiği zamandır diye düşünüyorum. Çalışmanız, enstrümanınızı iyi çalabilmek için fedakarlık yapmaya istekli olduğunuz anlamına gelir.   

Çalışmak her ne kadar büyük önem taşısa da, çocuklar çevrelerinde çok fazla dikkat dağıtıcı unsur olduğu için bunu yapmakta maalesef epey zorlanıyorlar. Bu nedenle onları her zaman çalışmaya teşvik ediyorum. “Wynton’ın 12 Çalışma Yöntemi” diye adlandırdığım bir liste oluşturdum. Listedeki yöntemler müzikal faaliyetlerden okul ve spor çalışmalarına kadar birçok etkinlikte işinize yarayacaktır.  

Wynton’ın 12 Çalışma Yöntemi

  1. İyi bir öğretmen bulun: Ne yapmanız gerektiğini bilen tecrübeli bir öğretmenden yardım alın. İyi bir öğretmen çalışmanın amacını anlamanıza yardımcı olur ve size çalışmanızı daha kolay ve verimli hale getirecek yöntemler öğretebilir.
  2. Bir çalışma programı oluşturun: Bir programa göre hareket etmek zamanınızı organize etmenize yardımcı olur. Temel öğeleri gözden geçirmeye zaman ayırdığınızdan emin olun, çünkü bunlar daha sonra karşınıza çıkacak tüm karmaşık öğelerin altyapısını oluşturuyor. Örneğin eğer basketbol antrenmanı yapıyorsanız, programınızda serbest atışa da mutlaka yer verin.
  3. Hedeflerinizi belirleyin: Tıpkı çalışma programları gibi, hedefler de zamanınızı düzenlemenize ve gelişiminizi kaydetmenize yardım eder. Hedefler aynı zamanda bir nevi meydan okuma görevi görür: Bir şeyin belli bir zaman dilimi içinde gerçekleşmesi için çaba harcarsınız. Eğer çalışmanızın belli kısımları sizi zorlarsa hedefinizi küçültün. Sonuca ulaşmak için çalışmak, acı verici olmamalı.
  4. Konsantre olun: Gerçekten odaklanarak çalıştığınız 10 dakikalık bir sürede, iç geçirip sızlanarak geçirdiğiniz bir saatte yaptığınızdan daha fazlasını yapabilirsiniz. Bu, şu anlama geliyor: Video oyunları, televizyon ve radyo yok; oturup çalışmak var. Çalışmanıza konsantre olmaya birkaç dakikalık sürelerle başlayın, yavaş yavaş bu süreleri artırın. Özellikle de genç insanlar için, konsantre olmuş bir şekilde çaba sarf etmek de alıştırma gerektiriyor.
  5. Rahatlayın ve yavaş ilerleyin: Acele etmeyin. Yeni bir şey öğrenmeye başladığınız zaman – örneğin; müzik ölçü birimleri, çarpım tablosu ya da İspanyolca fiil çekimleri gibi – başlangıçta yavaş olmanız ve hızınızı zamanla artırmanız gerekir.
  6. Zorlayıcı kısımlara daha uzun çalışın: Yetersiz yönlerinizle yüzleşmekten korkmayın; yapamadıklarınıza çalışmaya daha fazla zaman ayırın. Programınızı, hem güçlü hem de zayıf yönlerinizin üstüne düşebileceğiniz şekilde ayarlayın. Size kolay geleni çalışmaya fazla vakit ayırmayın. Başarılı bir çalışma için eksikliklerinizle yüzleşebiliyor olmanız gerekir. Hevesiniz kırılmasın; hedefinize er ya da geç ulaşacaksınız.
  7. Elinizden geleni yapın: Yaptıklarınız, sizin “kim” olduğunuzu gösterir, bu nedenle her şeyi sizi tanımlayan doğru bir tavır içinde yaptığınızdan emin olun. Göreviniz her ne kadar önemsiz gibi gözükse de, tüm benliğinizle elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın. Neyi nasıl yaptığınızı göstererek size özgü olan “tarzınızı” ifade edin.
  8. Hatalarınızdan ders alın: Kimse mükemmel değildir, kendinize fazla yüklenmeyin. Maçta gol kaçırabilir ya da oyunun sonlarına doğru kötü bir vuruş yapabilirsiniz; bunun dünyanın sonu olmadığını bilin. Kendinizi toparlayın, nerede hata yaptığınızı bulun ve devam edin. Çoğu insan grupların ya da takımların bir parçası halinde çalışır. Ortak çalışmaya olan katkılarınıza odaklanırsanız, kişisel hatalarınız o kadar da korkunç gözükmeyecektir.
  9. Gösteriş yapmayın: Bir şeyi iyi yapıyorsanız bununla hava atmamak oldukça zordur. Lisedeyken, 10 dakika boyunca kesintisiz bir şekilde trompet çalmamı sağlayan bir nefes tekniği öğrenmiştim. Bunun üzerine babam bana şöyle dedi, “Oğlum, alkışlanmak için müzik yaparsan, eline alkıştan başka hiçbir şey geçmez.” Gösteriş için hileye başvurduğunuzda, kendinizi ve seyircinizi kandırmış olursunuz sadece.  
  10. Düşünceleriniz size ait olsun: Herhangi bir alandaki başarınız veya başarısızlığınız nihayetinde sizin problem çözme becerinizden kaynaklanır, yani bir robota dönüşmeyin. “Fosbury Flop” diye adlandırılan yüksek atlama tekniğinin yaratıcısı Dick Fosbury’i düşünün. Fosbury’e kadar tüm atletler yüzleri çıtaya dönük bir şekilde atlarlardı. Ancak bir gün Fosbury, bu şekilde daha yükseğe sıçrayabildiği için çıtanın üstünden sırtüstü bir şekilde atladı ve yüksek atlamaya yeni bir teknik kazandırdı. Kendi fikirlerinize sahip olmak, karar verme yetkinizi geliştirmeye yardımcı olur. Bazen yanlış kararlar verir ve bunun bedelini ödemek zorunda kalabilirsiniz, ancak doğru kararlar verdiğiniz takdirde ödüllendirilecek olan da sizsiniz.  
  11. İyimser olun: Dünya ile ilgili hissettikleriniz kim olduğunuzu yansıtır. İyimser bir tutuma sahipseniz her şey ya harikadır ya da harika olma yolundadır. İyimserlik, hatalarınızı aşmanıza ve daha iyisini yapmak için devam etmenize yardımcı olur. İyimserlik aynı zamanda dirençli olmanızı sağlar, çünkü pozitif bir tutuma sahip olmak güzel şeylerin her zaman kapıda olduğu düşüncesini de beraberinde getirir.
  12. Bağlantı kurun: Neye çalıştığınızın bir önemi olmaksızın, çalışma eyleminin başlı başına diğer her şeyle ilgisi olduğunu göreceksiniz. Bir dil öğrenmek, iyi yemek pişirmek ya da insanlarla iyi anlaşmak… Hepsi çalışma gerektirir. Bir alanda iyi olmak için sahip olmanız gereken disiplini geliştirmeyi başarırsanız, bu disiplin yaptığınız her şeyde size yardım edecektir. Bu tür bir bağlantıyı anlamak çok önemli. İlk bakışta birbirinden farklı gözüken şeyler arasındaki ilişkiyi ne kadar çok keşfederseniz, dünyanız da o kadar genişler. Diğer bir deyişle, çalışmak size olasılıklarla dolu bir dünyanın kapısını açabilir.

 

Kaynak: arbanmethod.com/wyntons-twelve-ways-to-practice/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here