Cinsiyet Ayrımı Gözetmeyen Eğitimde Montessori Yaklaşımı

1
5427

Ben bir Montessori öğretmeniyim. 15 yıllık eğitmenlik hayatımda hiçbir oğlan çocuk bana, sırf pembe renkte olduğu için “pembe kule”yle oynamak istemediğini söylememiştir.

Stockholm’de Egalia adındaki bir anaokulunda eğitimciler cinsiyet ayrımı gözetmeyen zamirler ve ifadeler kullanmaya çalışıyor ve çocukların birçok alanda kendi kapasitelerini fark etmelerine yardımcı oluyor. Eski bir Montessori öğretmeni olarak makaleyi okurken konun uyandırdığı heyecana şaşırdım. 100 yıldan fazla Montessori yöntemi hiçbir şey denemeye çalışmadan cinsiyet eşitliğini desteklemekte.

Yaklaşık 100 yıl önce, İtalya’nın ilk kadın doktoru, Dr. Maria Montessori, kendi terimiyle “özel gereksinimli” çocuklarla çalışarak bir eğitim metodu geliştirdi. Özel gereksinimli çocuklar için tasarlanmış kurumları gözlemleyen Dr. Montessori, onlarınkendi ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilmesi için bir eğitim metodu tasarladı. İş bulamayan bir kadın fizikçinin yapacak bir iş olarak dört elle sarıldığı bu metod, ortaya çıkan şey tüm sosyo-ekonomik sınıflardan gelen farklı yeteneklere sahip çocuk jenerasyonlarının faydalandığı dünya çapında bir eğitim hareketine dönüştü. Montessori’nin mükemmelliğiyle alakalı saatlerce konuşabilirim fakat bugün sadece Montessori eğitiminin nasıl cinsiyet ayrımı gözetmeyen bir metod olduğunu birkaç kelimeyle anlatmak istiyorum.

Dr. Montessori öncelikli olarak bir bilim insanıydı ve bu metodunu saatlerce süren gözlemlere dayandırdı. Gözlemler sonunda öğrendiği şey, statü veya yetenekleri ne olursa olsun bütün insanlar hassas noktalara ve gelişimlerine rehberlik eden insani eğilimlere sahipler. Dr. Montessori, kendi çağdaşlarının “çocuklar oyunla öğrenir” teorisini hiç benimsemedi aksine çocukların çalışmayla (işleyerek) öğrendiklerini iddia etti.

Çalışmak mı? 3 yaşındaki çocuklar için mi? Evet. 3 yaşındaki çocuklar için gerçek ve amaca yönelik işler. Yapmacık mutfaklarda sahte yemeklerle oynamaktansa Montessori, çocuklara kendi arkadaşlarının yemeleri için gerçek yemekler hazırlattı. Oyuncak bebekleri giydirmektense, çocuklar giyinmeleri için gerekli olan yetenekleri kendi uygulamalarıyla öğrendiler. Rastgele bloklar inşa etmektense, çocuklara belirli bir niteliğe odaklanmak için farklı blok setleri gösterildi.

Bu yaklaşımın ta kendisi cinsiyet ayrımcısı olmamaya katkıda bulundu çünkü bu aktiviteler bütün çocuklar için uygulandı. Sınıflardaki materyaller birbirini izler ve her çocuk kendi hızlarıyla bağlantılı şekilde bu materyallerin sırasını takip eder. Birçok ders, 3 ve 4 yaşındaki çocuklar için bireysel olarak yapılır ve çocuk büyüdükçe daha fazla grup dersi verilir. Çocuklara öğretmen tarafından dikte edilen değil kendi ilgilerini çeken aktiviteler yaptırılır. Rol canlandırma bir faktör olmadığı ve özgür formda blok inşa etmek müfredatta yer almadığı için, birçok cinsiyet önyargısı otomatik olarak ortadan kalkar. Montessori materyalleri belirli bir amaç için tasarlanır; çocuk bir kavramı iyi bir şekilde anladıktan sonra kendisine sıradaki diğer materyal gösterilir.

Her çocuğa bir masayı, pencereyi nasıl temizleyeceği veya bir gömleğin düğmelerini nasıl ilikleyeceği gösterilir. Her çocuğa coğrafya yap-boz harikası, göller ve adalar gibi coğrafi özellikleri gösteren yer ve su şekilleri gösterilir. Alfabe fonetik olarak tanıtılır ve yazabilmeleri için erken yaşta onlara araçlar verilir. Matematiğe hazırlamak için öncelikli olarak çocuklar, 10luk sistemle tanıştırılır.

Montessori materyalleri parlak renkli ve albenilidir. Pembe Kule, Kırmızı Sopalar ve Kahverengi Merdiven vardır. 15 yıllık eğitmenlik hayatımda hiçbir erkek çocuk bana, sırf pembe renkte olduğu için “pembe kuleyi” istemediğini söylememiştir. Ne bir erkek öğrenci çiçek aranjmanı yapmak istemediğini ne de bir kız çivi çakmak istemediğini dile getirmedi. Söylemediler çünkü bu işler, onlar için cezbedici ve amaca yönelikti.

Altı yaşına girecek olan kızım son üç yılını Montessori sınıfında geçirdi. O, oyuncak bebeklerle oynamaktan hoşlanan sporla ilgilenmeyen ve elbise giymekten hoşlanan bir kızdır. Kızıma okulda bir kız bir de erkek görev olsa diye sorduğumda bana sanki öcüymüşüm gibi baktı ve “Ne? Sadece erkekler için veya sadece kızlar için olan bir görev mi?” dedi. Ve cevabı şu oldu: “Hayır, anneciğim, görevler, hepimiz için ve hepimiz aynı şeyleri kullanıyoruz.” Bu, eğitim için harika bir başlangıç yolu değil mi?

Sally J. Friedman

Çeviren: Merve Özçelik

http://persephonemagazine.com/2011/07/the-montessori-approach-to-gender-neutral-education/

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here