TRENDLER

Zorbalığa Uğrayan Çocukların Ebeveynlerine Öneriler

Görüntülenme 9573

0
Zorbalığa Uğrayan Çocukların Ebeveynlerine Öneriler

“Neşeli, komik ve yaratıcı” olarak tanımlanan yedi yaşındaki bir kız çocuğu birden “somurtkan, endişeli ve tedirgin” görünmeye başladı. Birinci sınıfı çok seven ve hasta olup evde kalmak zorunda olduğu günlerde ağlayan bu küçük kız, bir gecede değişmiş gibi duruyordu. Okul servisine binmek istemediğinde, annesi onu arabayla okula götürmeyi teklif etti. Otobüs çok yorucu ve sesli olmalı, diye düşündü annesi. Beslenme çantası genellikle yenmemiş bir şekilde eve geri geldiğinde, öğle tatilini arkadaşlarıyla konuşarak geçiriyor diye varsaydı annesi. Arkadaşlarıyla konuşurken de hızlıca yiyebileceği takıldı annesinin aklına, ama üzerinde durmadı. Okul arkadaşlarıyla oyun grupları yaratma teklifleri onaylamayan bakışlarla karşılandığında, yeni okul yılının yoruculuğuna ve derslerin daha zor olmasına yordu annesi.

Ancak okula gitmeyi reddetmeye başladığında, annesi kızı hakkında endişelenmeye başladı. Küçük kız konuşmuyordu, ama annesi içten içe bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyordu. Geceleri karın ağrılarından uyuyamadı ve bu, okul sabahlarını da etkiledi. Her akşamüstü başağrıları yaşamaya başladı. Birkaç gün içinde yaşanan uzun ve yoğun sinir krizleri, bu küçük kızın bir zamanlar çok sevdiği okula gitmesini neredeyse imkansız bir hale getirdi. Annesi ne yapacağını bilemez bir haldeydi.

Sonunda bu küçük kızın okulda zorbalığa uğradığı ortaya çıktı. Olay, geleneksel zorbalık olarak düşündüğümüz şey olarak başlamamıştı. İlk başta birlikte takılan ama onu aralarına almayan sadece birkaç arkadaştı. Kısa zamanda çoğaldılar. Anaokulundan beri bu küçük kızın arkadaşı olan çocuklar, artık onunla arkadaşlık etmeyeceklerini açıkça söylemişlerdi. Onu dışladıklarını göstermek için sözlerini, hareketlerini ve sessizliklerini kullandılar. Her ne kadar ortada üst baş yırtma, çığlık çığlığa atışma ya da herhangi bir fiziksel saldırganlık olmasa da, ağır bir dışlama yaşanıyordu. Küçük kız oturduğunda, hepsi birden yemek masasından kalkıyorlardı. Sık sık fısıldaşmalar, elden ele not dolaştırmalar ve gözle tacizler söz konusuydu. Dışlandığının farkında olan küçük kız, yapabileceği en iyi şeyin evde kalmak olduğunu düşünmüştü.

Zorbalığın belirtileri bazen çok belirgindir. Zorbalık fiziksel saldırganlık şeklindeyse ebeveynler gözle görülür şeylerin izini sürmeye başlayabilirler: Yırtık kıyafetler, kayıp oyuncaklar ya da kişisel eşyalar ve sebebi açıklanmayan yaralar, bir şeylerin ters gittiğinin açık belirtileridir. Ancak zorbalığı fark etmek genellikle zordur. Çocukların çoğu okulda eve, “Her gün şu üç çocuk bana zorbalık ediyor ve ben gerçekten çok korkuyorum ve mutsuzum” diyerek gelmez.

Eğer çocuğunuzda aşağıdaki belirtiler varsa, bir zorbalıkla baş etmeye çalışıyor olabilir:

  • okula gitmeyi reddetme
  • sık yaşanan karın ağrıları, baş ağrıları ve diğer fiziksel şikayetler
  • gerginlik ve huysuzluk
  • uyku bozukluğu (gece kabusları ve uykuya dalmakta zorluk dahil)
  • yeme alışkanlıklarındaki değişiklikler
  • alt ıslatma
  • sebebi bilinmeyen bir şekilde üzgün, yalnız, endişeli ve/veya depresif görünme
  • okuldan sonra ve haftasonları akranlarıyla etkileşimden kaçınma
  • okulda yalnız olduğundan bahsetme
  • kendini suçlamada artış
  • çaresiz ya da değersiz hissetme
  • okul servisine binme korkusu
  • okul performansındaki ani değişim
  • intiharla ilintili herhangi bir söz* (örneğin “Yaşamasam kimsenin umrunda olmaz”)

Okula gitmeyi reddetme, zorbalık söz konusu olduğunda genellikle büyük bir kırmızı bayrak gibidir. Eğer çocuğunuz okula gitmekten genellikle hoşnutsa ve birden gitmek istememeye başladıysa, akranlarıyla neler olabileceğini dikkate almaya başlama zamanı geldi demektir. Bütün kötü davranışlar bir kalıba dönüşmez ve her kötü davranış zorbalık değildir. Çocuklar büyüdükçe sosyal beceriler geliştirirler. Bazılarının diğerlerine göre daha gelişmiş becerileri olur. Her halükarda, eğer çocuğunuzun zorbalığa maruz kaldığından şüpheleniyorsanız ne yapacağınızı bilmeniz önemlidir:

Varsayımlardan kaçının. Yapılacak en önemli şey, çocuğunuzu hiçbir yorum ve yargıda bulunmadan dinlemektir. “Bu çocukları kızdıracak/üzecek bir şey söyledin mi?” ya da “Onlara önce sen mi bir şey yaptın?” gibi sorulardan kaçının. Bu, çok sık karşılaştığımız bir ebeveyn hatasıdır. Bir çocuğun neden akran grubunun dışında kaldığını anlama çabası içinde ebeveynler, çocuklarının neler yapmış olabileceğini değerlendirir. Bu, “kurbanın” probleme sebep olduğu varsayımı yaratır.

Şu an çocuğunuzun koşulsuz sevginize ve desteğinize ihtiyacı var. Muhtemelen geceleri uyuyamadığında kendi kendisini yeterince suçluyordur. Açık bir zihinle onu dinlemenize ihtiyacı vardır.

Değişiklikler hakkında yorum yapın ve sözel olmayan ipuçlarını kollayın. Eğer çocuğunuz konuşmuyorsa ama yanlış bir şeyler olduğundan şüpheleniyorsanız, gözlemlerinizi paylaşın ve ipuçları yakalamaya çalışın. Çocuklarla konuşmanın en iyi yolu, okuldan hemen önce ya da hemen sonra değildir. En iyisi, sakin oldukları ve okul gününün ardından enerjilerini atma fırsatı buldukları zamanlardır.

“Artık arkadaşlarınla eskisi kadar çok oynamak istemediğini fark ettim, hala onlarla beraber takılıyor musun?” demek, çocuğunuza kendini sorguya çekiliyormuş gibi hissettirmeden iyi bir açılış yapmanızı sağlar.

Diğer çocukla(rla) bir buluşma ayarlamayınSon yıllarda en çok gördüğümüz şeylerden biri bu “buluşmalar”. Zorbalığa uğrayan çocuğun ebeveyni, saldırgan çocuğun ebeveyniyle konuşur ve herkes “problem çözmek” için yüzyüze gelir. Çoğu durumda bu buluşmalar, her iki çocuk için de garip ve rahatsızlık verici olur ve aslında problemi de çözmez.

Eğer aileler yakınsa ve çocuklar geçinmekte sorunlar yaşıyor olmasına rağmen bu “zorbalık” değilse, bir aile buluşması faydalı olabilir. Ancak bir çocuk güçlü konumdaysa ve diğer çocuk okulda dışlanıyor, sürekli kendisiyle uğraşılıyor ya da zorbalığa uğruyorsa, o zaman mağdur çocuk saldırgan olanla karşı karşıya geldiğinde korkabilir. Bu, çocuk ve ebeveyn arasındaki güveni de yıkabilir.

Öğretmenden yardım isteyin. Çoğu zorbalığın ve diğer kötü davranışların serviste, yemekhanede ya da teneffüs sırasında ortaya çıktığını hepimiz biliyoruz. Bu yüzden çocuğunuzun öğretmeni detayların farkında olmayabilir. Ancak öğretmenin fark edeceği şey, çocuğunuzun davranış ve duygusal durumundaki değişiklikler olacaktır.

Bazı ebeveynler öğretmeni akran sorunlarıyla rahatsız etmek istemediklerini söyler. Peki öğretmenler ne söyler biliyor musunuz? Öğrencilerinin okulda kendilerini güvende ve mutlu hissetmelerini sağlamak istediklerini. Bir problemden şüphelendiğiniz anda yardım isteyin.

Çocuğunuzla birlikte problemi çözün. “Zorbalık” terimi, geniş bir davranış yelpazesini tanımlamak için kullanılır. Bu da, bütün çocuklara yardım etmek için tek bir çözüm bulmayı neredeyse imkansız kılar. Çözümler üzerine çocuğunuzla birlikte kafa yorarsanız, kontrolü ele alması konusunda çocuğunuzun güçlenmesini sağlamış olursunuz.

Bazı çocuklar hazırcevap olur, bazılarının uzaklaşıp gitmesi gerekir ve çoğu “dost çemberini” kullanmayı tercih eder. Ebeveynlere her zaman şunu söylerim: “Çocukların bir masa dolusu arkadaşa değil, sadece tek bir dosta ihtiyacı vardır.” Öğle yemeğinde ya da teneffüste aradığı tek bir yakın arkadaşının, dostunun olmasında hiçbir sorun yoktur. Zaman içinde, çocuğunuz diğer çocuklara güvenmeyi öğrendiğinde daha fazla arkadaşlık kuracaktır.

Güvenilir bir insan belirleyin. Çocuklar günlerinin büyük çoğunluğunu öğretmenleri ve diğer çocuklarla geçirirler. Yardım için nereye gideceklerini bilmeye ihtiyaç duyarlar. Güvenilir bir insana ihtiyaçları olur. Eğer zorbalık devam ederse, çocuğunuzun okulda ona yardım edecek güvenilir bir insan belirlemesine yardım edin.

Zorbalık, çocuklar üzerinde uzun vadeli duygusal zararlar yaratabilir. İster fiziksel, sözel ya da duygusal olsun fark etmez, hepsi aynı derecede zararlıdır ve hayatın ileri yıllarında kaygıya, depresyona, yalnızlığa, intihar düşüncesine ve hatta travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB) sebep olabilir. Asla hafife alınmamalıdır.

Her şeyden önce aktif dinleme becerilerinizi kullanarak ve çocuğunuza koşulsuz sevginizi ileterek onun için güvenli bir alan yaratın.

*Eğer çocuğunuz intihara yönelik düşüncelerini paylaşıyorsa, çocuğunuzu hemen lisanslı bir uzman psikoloğa götürmeniz çok önemlidir.

 

Kaynak: http://www.pbs.org/parents/expert-tips-advice/2016/10/child-bullied/

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!