Çocuğunun Öfkesine Verdiği Tepkiyle Hepimize Bir Ebeveynlik Dersi Veren Anne

9
162492

Geçen Çarşamba koridorum bu haldeydi.

Kırık. Keskin. Tehlikeli.

İşte koridorumun hali.

Bunu yapan benim oğlumdu.

Bazen, aslında sıklıkla, bir şeyler kırılır. Hem de tamir edilmez şekilde. Ve nefesiniz kesilir… anında.

Oğlum banyoya doğru hüsranla, öfkeyle, sadece kendisine ait sebeplerden dolayı fırtına gibi estiğinde nefesim kesildi. Ve banyo kapısını çarparak kapatmaya karar verdiğinde, kapının üzerine monte edilmiş ağır aynanın kayıp yerde parçalanmasına sebep olduğunda milyonlarca kırık parça öğle ışığını yansıtıyordu.

Sakindim. Hiçbir yerime zarar gelmemişti. Derin bir nefes aldım önce. Köpeği dışarı çıkardım ki ayağını kesmesin.

Arka bahçeye yürüdüm ve sıcak gözyaşlarımın yanaklarımdan süzüldüğünü hissettim. Ne kadar korktuğumu ve hayal kırıklığına uğradığımı hissettim. Az önce gerçekten böyle bir şey mi olmuştu? Evet. Bu gerçekti.

Öylece durdum, bunun gelişmekte olan karakterinin bir göstergesi olup olmadığını düşündüm. Sonra banyonun içinden gelen hıçkırıklarının sesini duydum.

Çok üzülmüştü. O da bunu beklemiyordu. Merhaba öfke, seni evime davet ettiğimi hatırlamıyorum.

Korkmuş.

Dehşete düşmüş.

Utanmış.

Kaygılanmış.

Derin nefesler al “Savaşçı Anne” derin nefesler. Bu küçük kırılgan ruhun sana ihtiyacı var şu anda. Elinden gelenin en iyisine ihtiyacı var. En büyük şefkatine ihtiyacı var. En yumuşak ve sağlam anne sevgine ve güvenine ihtiyacı var. Biraz daha derin nefesler al. Hadi Anne.

Hadi, hadi git şimdi. Git ve kapıyı aç, kırık camların arasından parmak uçlarına basarak geç, senin geldiğini duymasını dinle, banyo kapısının aralandığını gör, dünyada en çok sevdiğin yüzün endişeden kıpkırmızı olduğunu ve yaşlarla ıslandığını gör, sesinin nasıl birdenbire ne kadar kısık çıktığını duy: “Anne, bunu bir daha asla yapmayacağım, çok üzgünüm.” Biraz daha gözyaşı. Biraz daha ağlama. Tatlı yüzündeki tereddüt.

Hadi Anne. Git sarıl ona. Git hadi. Onu kucağına oturt. Evet, sen de ağlıyorsun. Ah, ne büyük bir şey oldu. Ona sıkıca sarıl. Kollarında nasıl da hızlıca küçücük kaldığını, dertop olduğunu gör. Senin sevgine ne kadar can attığını gör. Güvende olduğunu ona hissetirmene ne çok ihtiyaç duyduğunu. Hala ne kadar küçük olduğunu gör. Ruhunun ne kadar kırılgan olduğunu.

Seni seviyorum.

Güvendesin.

Buradayım.

Geçti, merak etme.

Ben buradayım.

Seni seviyorum.

Hadi Anne. Ona öfkeden bahset. Anlat ona. Öfkenin ne kadar güçlü bir duygu olduğunu. Öfkeli olma hakkının olduğunu. Öfkenin insanın kasıp kavurabileceğini. Bazen arındırabileceğini. Bazen de zarar verebileceğini. Kafasını sallıyor. O da bunu hissediyor. Artık öfkeyle tanıştı.

Büyük duygularını göstermenin daha iyi yolları var.

Beraber bunun üzerinde çalışabiliriz. Yarın.

Sana yardım etmek için buradayım.

Güvendesin.

Öfkenin içinde asla yalnız değilsin.

Korkularının içinde asla yalnız değilsin.

Buradayım. Beraberiz.

Şimdi birlikte temizleyeceğiz her şeyi.

Ve kırık camları temizledik. Süpürdük ve sildik. Sessizce çalıştık. Dikkatlice çalıştık. Anlamlı bir çalışma yaptık.

Bazen bir şeyler kırılır. Bazen onları biz kırarız. Önemli olan kırmak değildir, nedeni ya da nasılı da önemli değildir. Önemli olan kırılmaya nasıl bir tepki vereceğimizi seçmemizdir. Bizi öldürüyor mu? Bizi suçlama ve ceza verme girdabının içine mi çekiyor?

Yoksa…

Bize en derinden sevmenin nasıl bir şey olduğunu mu hatırlatıyor? Bizi şefkate mi itiyor? “Doğruluk” ve “yanlışlık” engelini aşıp sevgiye mi ulaştırıyor?

Hadi Anne. Hadi. Çocuğunu al ve bunu ona öğret. Bunu ona göster. Bunu yaşa ve yaşat. Buna sevgi denir. Hadi. Şimdi.

 

Kaynak: http://www.popsugar.com/moms/How-React-When-Your-Child-Breaks-Something-38972789

9 YORUMLAR

  1. çok teşekkür ederim. bu yazı için az önce anneme aynısını yapsam vereceği tepkiyi düşünerek aynayı kırdım, önce biraz sinirlendi sonra derin nefes aldı, içeri gitti. sesi kesilmişti aynayı kırdığım için bir miktar üzülmüştüm. sonra annem içerden bi geldi aboovvv uzatma kablosunu sökmüş sırtım mor mor hep oldu böyle, öfke gerçekten kötü bişeymiş sağolun öğrendim.

  2. Benim de 4 yaşında kızım var bugüne kadar zarar verdiği hiç birşey için kizmadim kızım dan değerli değil canı sağolsun davranisiniz çok güzel

  3. Biz sizin gibi sevkat gostermiyoruz. Herseyden ustun kilmiyoruz. Cezalandirmiyoruz ama konusmuyoruz da. Birey olmasi icin onu zorluyoruz (yasina gore). Ofkeleri kendinden ziyade etrafa zarar vermesi halinde kucagimiza alip oksamiyoruz. Bu o cocuk icin yapilacak en kotu seydir. Bu bir psikolojik gelisim degil cocugu kayirmadir. Aynayi kirarsa orayi kendisi temizler. Gerekli techizat saglanir dikkatli olmasi konusunda uyarilir ve gorev verilir. Bizler cocuklarimizi duyarli olsunlar doye yetistiriyoruz. Yaptiklari hatalardan ders cikarmalari icin egitiyoruz. Sadece severek yaptiginiz hersey ilerde ayaklari uzerinde durmasinda engel teskil edecek. Olgunlukla yaklasin. Cocugunuzun ilerde insanlara deger vermesini istiyorsanız sevgiyi ve cezayi yerine gore uygulayin.

    • Tebrik ederim. Ayarı kaçırmamak lazım. Ben ne ebeveynler gördüm.Çocuğu büyüğüne saygısızlık ediyor . Haliyle, saygısızca davrandığı kişi de söyleniyor çocuğa. Ve annenin tepkisi şu: Ama onun duyguları var. Hep kendini düşünmesine izin verecek olursak; ona en büyük haksızlığı yapmaz mıyız? Bu yazıda kırılma noktası, çocuğun sebep olduğu kötü olay için üzgün olması ve bunu samimiyetle dile getirmesi. Aksi takdirde aynı şekilde davranılamazdı bence.

  4. Öfke kontrolü çok önemli. Keşke bende bunu başarabilsem. 🙁 iki tane çocuk olunca daha da zor oluyor. Yazınız için teşekkürler iyi bir örnek ve klavuz oldu.

  5. Ben annenin tepkisini çok abartı buldum. Üstteki yorumlarda annenin çocuğunu kayırdığını söyleyen Burak beyin tüm yazdıklarına bir anne olarak harfi harfine katılıyorum. Dikkat ederseniz çocuğun kırdığı bardak değil öfke yüzünden koskocaman bir aynayı kırıyor. Bardak yada kırılabilir herhangi küçük bir eşyanın kırılmasının hayati bir tehlike oluşturması çok zordur fakat o küçük dediğimiz eşya bile yaralanmaya yol açabilir. Kaldiki burada koskoca aynadan bahsediliyor. Düşünsenize kadının yada çocuğun boynunun kesildiğini, ayna kırılırken derin yaralar oluştuğunu. Hayati tehlikesi olabilecek kapı kadar ayna çocuğun öfkesi yüzünden kırılsın bende gidip ah yavrum kıyamam diyeyim. Bardak kırmıyor koca aynayı kapıyı çarpıp indiriyor. Senin bu olay karşısında şefkat gösterdiğin o çocuk yarın öbür gün öfkesi yüzünden başkasının evinde yada okulda benzer büyük bir kazaya neden olsa bunun yüzünden kendisi yada biri yaralansa bu kadar sakin kalıp yine ayyy yavrum kıyamam diyebilecek misiniz? Tekrar söylüyorum bardak kırıp korkmuyor bu çok ciddi bir durum. Elbette çocukları sevgiyle şefkatle büyütmek çok önemli. Fakat şefkat gösterilecek yer var, gösterilmeyip doğruyu öğrenmesi için daha ciddi bir duruş sergilenecek yer var. Bu tarz öfke patlamasiyla birinin yanlışlıkla da olsa yaralanmasına neden olsa insanlara ofkelenir yapar o benim çocuğum mu diyeceksiniz. Ayrıca biz yeri geliyor çekmeceye eli sıkışmasın diye heryere kilit vurup, gerekirse çocuk büyüyene kadar bazı eşyaları kullanmayı rafa kaldırıp önlem almaya çalışıyoruz. Çocuk bu gözün üstünde olur bir saniye ayırırsın bir şey yapıp kendine zarar verir olmayacak iş değil. Dört yaşında bu kadar afacan bir çocuğun olduğu evde o koskocaman aynanın ne işi var, hadi var diyelim ille kullanılmak isteniyor ama birinin üzerine düşüp kırıldığında hayati tehlike oluşturabilir niye sağlamlaştırılmıyor. Oldu canım kusura bakmayın ama bu kadar hoşgörüyü çok anlamlı bulamıyorum ben. Bugün hayati tehlike yaratabilecek büyük bir aynayı öfke sonucu kıran çocuğa “ay kıyamam öfke evimize geldi” dediğin zaman, çocuk büyüdüğünde öfke sonucu arabayı gidip vurduğunda “öfkesi geldi” deyip geçiştiriverin.

    • Belirttiğiniz gibi bu bir kaza. Kaza ile yapması ile isteyerek camı çerçeveyi indirmesi farklı şeyler. Ayarında ve yerinde ceza verilmesine karşı değilim, yalnız öfke ile kapıyı çarpıp kazara aynayı kırması farklı bir şey. Bu öfke sonucu dolaylı olarak ortaya çıkmış bir durum. Bunu kaçırmamakta fayda var.

      • Madem kaçırmamakta fayda var, her an herşey olabilir kazalar olabilir buna katılıyorum ama mademki 4 yaşında bu kadar öfkeli ve afacan bir çocuğa sahipsiniz bu kadar büyük bir aynayı kapının arkasına yapıştırma inadı nedir. Önlem alıp sağlamlaştırılabilir. Bu kadar büyük bir aynanın kırılması ciddi boyutta hayati tehlike yaratabilir. O zaman kazaysa önlem almayan burada suçludur. Eli kapıya sıkışır tamam yanında değilseniz yada bir anlık dalgınlıkla buna engel olamayabilirsiniz ama çocuk yetiştirilen evde kapının arkasına büyük ve ağır bir ayna yapıştırmak kazaya davetiye çıkarmaktır. Şu yaşıma kadar öfkenin hiç bir zaman kimseye en ufak bir faydasını görmedim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here