Çocuğunuz ve Süt Dişleri

0
2372

İnsanların süt dişlerinin düşme mekanizması, alttan gelen dişlerin kalıcı dişin süt dişinin kökünü eritmesi ve onu düşürmesi ile çalışır. Bu mekanizmayı bozacak bir durum varsa süt dişi düşmez. Eğer süt dişleri dökülmezse yetişkinlik döneminde de ağızda süt dişleri görülür. Kalıcı dişler kadar sağlam olmayan süt dişlerinin en önemli özelliği çabuk çürümeleri ve sonrasında tedaviye cevap vermemeleridir. Yetişkinlikte ağızda süt dişinin olması ayrıca önemli estetik sorunlardan bir tanesidir. Diş hekimlerine göre düşmemiş süt dişini “Zamanla düzelir,” diyerek ağızda bırakmak ileride düzeltilmesi çok daha zor durumlara yol açabilecek bir yaklaşımdır. 

Süt dişinin düşmemesine sebep olabilecek şeyler arasında;

1-Süt dişine gelecek bir travma

2-Süt dişinde aşırı çürük

3-Altında kalıcı diş olmayan süt dişi

4-Kalıcı dişin süt dişinin altında değil başka yerde olması

5-Kalıcı dişin gelişmesini engelleyen faktörler sayılabilir.

İnsanın biyolojik gelişimi ile psikolojik/sosyal gelişimi arasında bir çok benzerlik bulunur. Bu benzerliklerden bir tanesi de süt dişlerinin dökülerek yerine kalıcı dişlerin gelmesi ile çocukluk döneminde psikolojik ve sosyal gelişim amaçlı karşılaşılan zorlukların hayata dair hazır bulunuşluğun artışı arasındaki benzerliktir.

Mücadeleci ruhun gelişimi süt dişlerinin dökülüp gerçek dişin çıkışına benzer. Çocuğun ömür boyu süt dişleri ile dolaşan bir yetişkin olmaması için süt dişlerinin dökülmesi ve yerine kalıcı dişlerin gelmesi gerekir. Çocuklukta karşılaşılan zorluklarla dökülen süt dişleri yerini güçlü, dayanıklı mücadeleci bir ruha bırakır. 

Eskilerde, özellikle tasavvufta çile çekmek; “büyümek, gelişmek” anlamına gelirken günümüz ebeveyn davranışının en önemli özelliklerinden bir tanesi çocukları “çileden korumak” amacı taşımaktadır. Osmanlı döneminde ok atılan yayların kirişine “çile” denilirdi ve acemi okçular yay çekme antremanında boş yay çekerek kol ve boyun kaslarının gelişmesi ile birlikte ok atmaya dair yetkinlik de kazanırlardı. Elbette günümüz şartlarını geçmişin alışkanlıkları ile açıklamak çok mümkün olmasa da canlıların evrimsel gelişimi içinde çokça örneklendirilen “kullanılmayan uzuvların körelmesi” önermesi gereği çocukların aşırı korumacı tavırlar ile adeta süt dişleri ile kalmalarını ve hayata hazır olmadan yetişkinliğe ulaşmalarını sağlamak insanın doğasına aykırı gibi görünüyor. Savaşa katılacak okçuların antremanda çile çekmesini sağlamadan, savaşçıları sadece sınav sistemine dair zorluklar ile karşılaştırarak hayata hazırlamak, zorluklar ile mücadeleye dair psikolojik/sosyal gelişimin körelmesine yol açacak ve geleceğin süt dişleri ile dolaşan yetişkinler topluluğunu oluşturacaktır.

İlk baştaki konumuza dönecek olursak süt dişlerinin düşmemesine yani bir yetişkinin süt dişleri ile dolaşmasına yol açacak sebepleri çocukların çile çekmeden hayata hazırlanmasına dair ebeveyn ve okul tavırları içerisinde açıklamaya çalışalım. 

1-Süt dişine gelecek bir travma: Çocuğun sağlıklı fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimi için beslenmeden hijyene, çalışma alışkanlıklarından boş zamanını değerlendirme biçimine kadar pek çok şart gereklidir. Sağlıklı şartlarda gerçekleşecek travmatik bir değişim, gelişimi olumsuz etkiler. Bireysel sağlığın bozulması, ailevi sorunlar, akran zorbalığı, başarısızlık duygusu gibi olaylar çocuğun süt dişlerinin ve kalıcı dişlerinin oluşumundan önce, geleceğe sağlam bakmasına dair travmaya yol açabilecek durumlardır. Travmanın ortadan kaldırılması için elbette öncelikle sorunun ortadan kaldırılması zorunlu olsa da sorunun ortadan kaldırılamadığı durumlarda etkilerinin azaltılmasına dair çözümlere ebeveyn ve okul işbirliği ile ulaşılabilir. Travmatik durumları görmezden gelmek, yokmuş gibi davranmak, zamanla düzelir davranışı ile akışa bırakmak çocuğu süt dişleri ile geleceğe yaklaştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.  

2-Süt dişinde aşırı çürük: Beslenmeyi D vitamini ile takviye etmemek, sağlıklı beslenmemek, sert cisimler ile (diş ile kabuklu yiyecek kırmak) dişi zorlamak hatta biberon kullanımı süt dişlerinin çürümesi sebeplerinden bazılarıdır. Nasıl ki süt dişlerindeki çürüme dış sebepler ile gerçekleşmekte ise yetişkinliğe ulaşacak olan davranışsal sorunlar da çocukluk döneminin dışsal faktörleri ile bireyi içsel olarak etkiler. Çocuğun fizyolojik, psikolojik ve sosyal beslenmesinde eksik kalmaması amacı ile aşırı koruyucu ve destekleyici olmak, çocuğu kaldıramayacağı aşırı sertlikte durumlar ile karşı karşıya bırakmak, desteklenmesi gereken zamanda aşırı destek olmak ya da hiç desteklememek gibi durumlar bireyi geleceğe taşıyacak olan temel hayatsal alışkanlıklardan / gerekliliklerden mahrum bırakır. Süt dişlerinin çürük olduğu durumlarda çocuklar konuşma bozuklukları, uyku sorunları gibi durumlar yaşamaktadırlar ki hayata dair sorun yaşayan pek çok yetişkinin de bu tür sorunlar ile baş etmeye çalıştığı da aşikardır. 

3-Altında kalıcı diş olmayan süt dişi: İnsanlar tıpkı alttan gelen kalıcı dişlerin süt dişlerini eritip de yerine geçmesi gibi alttan eğitim ile desteklenmedikçe oluşumunu ve gelişimini tamamlayamazlar. Saygı görmeyen çocuktan saygı beklemek, başarı duygusunu tatmamış çocuktan başarılı olmasını beklemek, özgür ortamlar sunmadan keşfetmelerini beklemek ve bilgi sahibi olmalarını sağlayamadan ilgili olmalarını beklemek kalıcı diş olmadan çocukların süt dişlerinin dökülmesini beklemekten farklı bir durum değildir. Çocukların gelişimini sağlayacak olan içlerindeki gücü keşfetmelerine dair yolların kılavuzu olacak yetişkinlerden geçer. Çocuğun her istediğini yapmak, ona her türlü konforu sağlamak çocuğu geleceğe hazırlamaktan öte çocuğun zorluklar ile mücadelesinde eksik yanlarını keşfetmesini engellemek manasına gelir. Şirketsel ve bireysel rekabetin arttığı iş dünyasında birey olarak ayakta kalabilme yolları bireyin çocukluğundan itibaren kalıcı dişinin gelişiminin yani güçlü yönlerinin desteklenmesi ile gerçekleşebilir. 

4-Kalıcı dişin süt dişinin altında değil başka yerde olması: Eğer bir çocuğun kalıcı dişi, süt dişinin altında değilse süt dişi varlığını korumaya devam eder. Çocuğun yetenekleri ve gelişim süreci çocuğa göre değil de ebeveynin, okulun, sınav sisteminin beklentileri ile yönlendiriliyor ise bireyin yetişkinliğe süt dişleri ile ulaşması içten bile değildir. Bu durumda yetişkinin ağzında hem kalıcı dişler hem de süt dişlerinin olduğu bir estetik sorunun olmasının yanı sıra, bireyin istekleri ve yaşadıkları arasındaki senkron farkının, hayata dair mutsuzluk sebepleri ile ortaya çıkmaması mümkündür. Çocukluktan itibaren kazanacağı bilgiler ile ilgilerini geliştiren, motive olan ve motivasyonunu iç disipline dönüştürerek hem mutlu hem de başarılı olan birey, yetişkinliğinde de kendi hayatına kalıcı dişleri ile gülümseyebilen bir birey olarak karşımıza çıkar.

5-Kalıcı dişin gelişmesini engelleyen faktörler: Daha önce de belirttiğimiz gibi mücadeleci ruhun gelişimi süt dişlerinin dökülüp gerçek dişin çıkışına benzer. Çocuğun ömür boyu süt dişleri ile dolaşan bir yetişkin olmaması için süt dişlerinin dökülmesi ve yerine kalıcı dişlerin gelmesi gerekir. Çocuklukta karşılaşılan zorluklarla dökülen süt dişleri yerini güçlü, dayanıklı mücadeleci ruha bırakır. Aşırı korumacı tavır ile üstünde sürekli ebeveyninin gözlerini hisseden çocuğun hayata bakışı da tedirgin olacaktır. Baskı, tedirginliktir. Baskı ile stres faktörleri arasındaki farkın ortaya konmaması, çocukların süt dişlerinin D vitamini ile beslenirken, dişleri ile kabuklu fındık vb. sert yiyecekleri kırmasını istemek gibidir. Bir strese maruz kalan maddenin tekrar eski formuna dönmesine rezilyans denir. Rezilyans tanımı, bireyin çocukluk döneminde güçlenmesi için çile çekmesinin zorunluluğunu bizlere hatırlatır. Yılmamak, çabuk iyileşmek en kısa ifade ile hayata karşı dirençli olabilmek için çocukların zorluklarla karşı karşıya kalmasından önce sorumluluk duygusuna sahip olabilecekleri ortamları onlara sağlamak, iş birliği, empati duygularının geliştirilmesi ise aile ve okulun en önemli görevleridir.

İçinde bulunduğumuz çağın en önemli özelliklerinden bir tanesi şüphesiz ki insanların teknoloji ile birlikte konfor alanlarının genişlemesi. Özellikle konfor keyfe, keyif de bağımlılığa dönüştükçe çocuklukta zorluklara direncin, yetişkinlikte ise üretimin düşmanı konfor olur. Kalıcı dişleri ile hayatlarına gülümseyen bireyler yetiştirmek sağlıklı beslenmenin yanı sıra dengeli stres kaynakları ile de beslenmekten geçer. Hızla dönen dünyanın en önemli özelliklerinden bir tanesi yay ile oku en uzağa atmaktan öte hedefi zamanında ve tam ortasından vurmaktan geçer. Çocukların bireysel özelliklerinin erken yaştan itibaren keşfedilmesi ve bireysel gelişimlerinin zamanında gerçekleşmesi için bolca boş yay üstünde çile çekme zorunluluğu yüzyıllar geçse de değişmeyecek olan bir eğitim gerçeğidir.

Ozan Demiralp

Okul Müdürü

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here