TRENDLER

Çocuğunuz Zorbalığa Maruz Kalıyorsa Ne Yapmalısınız?

Görüntülenme 5070

0
Çocuğunuz Zorbalığa Maruz Kalıyorsa Ne Yapmalısınız?

Çevresindekilerin “neşeli, komik ve hayalperest” olarak gördükleri yedi yaşındaki bir kız çocuğu artık somurtkan, endişeli ve gergin bir çocuğa dönüşmüştü. Birinci sınıftayken, hasta olup da okula gidemediğinde ağlayacak kadar okulunu seven o küçük kız bir gecede değişmiş gibi görünüyordu. Küçük kız otobüse binmeyince ailesi onu okula bırakmayı önerdi. “Otobüs yorucu ve gürültülü olabilir” diye düşündü annesi. Kızının yanına verdiği öğle yemekleri neredeyse el sürülmemiş olarak eve dönünce, kızının öğlen saatlerini arkadaşları ile sohbet ederek geçirdiğini varsaydı. Hatta bunun üzerine, kızının arkadaşlarıyla sohbet ederken atıştırabileceği “çabuk öğlen yemekleri” hazırlamayı bile düşündü. Kızı, oyun oynama tekliflerini kabul etmeyince bunu yeni okul yılının yoğunluğuna ve derslerin daha zorlaşmasına verdi.

Ancak küçük kız okula gitmeyi reddetmeye başlayınca annesi endişelenmeye başladı. Her ne kadar kızı bu konuda konuşmasa da annesi bir şeylerin ters olduğunu hissedebiliyordu. Kızı geceleri karın ağrısı yüzünden uyuyamadığı için sabah rutinleri etkileniyordu. Karın ağrıları öğleden sonra yerini baş ağrılarına bırakıyordu. Böylece bu uzun ve yoğun krizler birkaç gün içinde küçük kızın önceden çok sevdiği okuluna gitmesini neredeyse imkansız bir hale getirmişti. Annesi ne yapacağını bilemez haldeydi.

Zamanla, küçük kızın okulda zorbalığa maruz kaldığı anlaşıldı. Bu durum, bildiğimiz zorbalıklar gibi başlamamıştı. İlk başta sadece birkaç arkadaşı onu aralarına almıyor, kendi aralarında arkadaşlık ediyorlardı. Sonra durum giderek kötüleşmişti. Küçük kızın anasınıfından beri tanıdığı arkadaşları artık arkadaş olmadıklarını ona  açık ve net bir şekilde ifade ediyorlardı. Arkadaşları  sözleri, hareketleri ve sessiz tavırları ona dışlandığını gösteriyordu. Belki kimse küçük kızın kıyafetlerini parçalamıyor, onunla bağıra çağıra kavga etmiyor ya da fiziksel olarak saldırmıyordu ama yine de küçük kızın dışlandığı kesindi. Sadece bununla da kalmıyordu, elden ele dolaşan notlarla alay etmeler, fısıldaşmalar ve aşağılayıcı bakışlar da vardı. Küçük kız dışlandığının farkındaydı ve bu konuda yapabileceği en iyi şeyin evde kalmak olduğunu hissetmişti.

Bazen zorbalık belirtileri barizdir. Zorbalık, fiziksel olarak yoğun olduğunda ebeveynler, yırtık kıyafetler, eksik oyuncak veya eşyalar ve sebebi belirsiz zedelenmelerden bir şeylerin yanlış olduğunu açıkça görebilir. Ancak çoğu kez zorbalığın fark edilmesi zordur. Pek çok çocuk okuldan eve geldiğinde, “Her gün okuldaki üç çocuk tarafından zorbalığa maruz kalıyorum,  gerçekten korkuyorum ve mutsuzum” demez.

Çocuğunuzun bir zorbayla başının dertte olabileceğini gösteren şu belirtilere dikkat edin;

  • Okula gitmeyi reddetme
  • Sık karın veya baş ağrıları veya başka fiziksel şikayetler
  • Gerginlik ve huysuzluk
  • Uyku bozukluğu (kâbuslar ve uyumakta güçlük de olabilir)
  • Yeme alışkanlıklarında değişiklik
  • Yatak ıslatma
  • Bilinen herhangi bir sebep olmamasına karşın mutsuz, yalnız, gergin ve/veya bunalımlı gözükme
  • Okul sonrası veya hafta sonlarında akranlarla etkileşime girmekten kaçınmak
  • Okulda yalnız olmaktan bahsetme
  • Kendini daha fazla suçlama
  • Çaresiz veya değersiz hissetme
  • Okul otobüsüne binmekten korkma
  • Okul performansındaki ani değişim
  • İntihar hakkında konuşma*  (örneğin: “Ölsem kimsenin umurunda olmaz.”)

Okula gitmeyi reddetmek, zorbalık konusunda önemli bir uyarıdır. Eğer çocuğunuz genel olarak okula gitmekten hoşlanıp bir anda gitmek istemiyorsa akran grubuyla arasında neler olduğunu düşünmek gerekir. Her kötü davranış bir alışkanlık olmaz ve her kötü davranış zorbalık değildir. Çocuklar büyüdükçe sosyal becerilerini geliştirir ve bazılarınınki diğerlerine göre daha karmaşıktır. Her halükarda çocuğunuzun zorbalığa maruz kaldığından şüpheleniyorsanız ne yapılacağını bilmek önemlidir.

Varsayımlardan uzak durun. Yapılacak en önemli şey, çocuğunuzu yargılamadan dinlemektir. “Bu çocukları üzecek bir şey yaptın mı?” veya “Onlara ilk önce sen mi bir şey yaptın?” gibi sorulardan uzak durmaya çalışın. Bunu çok sık görüyorum. Ebeveynler, çocuklarının neden akran gruplarının dışında kaldığını anlamaya çalışırken onların ne yapmış olabileceğini düşünürler. Bu da soruna aslında kurbanın sebep olduğu varsayımını doğurur.

Çocuğunuz şu anda sizin karşılıksız sevgi ve desteğine muhtaç ve gece uyuyamadığında kendisini  yeterince suçluyor. Sizin onu açık fikirli bir şekilde dinlemenize ihtiyacı var.

Değişiklikler hakkında yorum yapın ve sözsüz işaretlere dikkat edin.  Eğer çocuğunuz sizinle konuşmuyor ve bir şeylerin ters gittiğinden şüpheleniyorsanız gözlemlerinizi onunla paylaşın ve ipuçlarına bakın. Çocuğunuzla konuşabileceğiniz en iyi an hemen okul öncesi veya sonu değildir. En iyi zaman çocuğun sakin olduğu ve okul sonrası stresini attıktan sonraki anlardır.

Mesela, “Gördüğüm kadarıyla arkadaşlarınla eskisi kadar fazla oynamıyorsun, hâlâ onlarla takılıyor musun?” demek çocuğunuza sorguya çekilmiş hissi yaşatmadan açılma fırsatı verir.

Diğer çocuk(lar)la görüşme ayarlamayın.  Geçtiğimiz yıllarda çokça gördüğüm şey bu “görüşmeler”. Zorbalığa maruz kalan çocuğun ebeveynleri zorbanın ailesi ile buluşurlar ve “sorun çözmek” için yüz yüze konuşurlar. Çoğu kez bu durum her iki çocuk için de tuhaf ve rahatsız edici olur ve genelde sorunu çözmez.

Eğer aileler birbirine yakınsa ve çocuklar “zorbalık” meselesini aralarında halledemiyorlarsa, bir aileler toplantısı işe yarayabilir. Bir çocuğun güçlü, diğer çocuğunsa sürekli dışlandığı, alay edildiği zorbalık senaryolarında zorbalığa maruz kalan çocuk zorbayla karşılaştığında korkabilir. Bu aynı zamanda çocukla aile arasındaki güven bağını zedeler.

Öğretmenden yardım isteyin. Zorbalığın büyük bir çoğunluğunun otobüs, kafeterya ve teneffüs zamanında gerçekleştiği büyük bir sır değil, bu yüzden çocuğunuzun öğretmeni detaylar hakkında bilgi sahibi olmayabilir. Ancak öğretmenin fark edeceği şey, çocuğunuzun genel davranışları ve ruhsal durumudur.

Aileler sıklıkla bana akran sorunları için öğretmeni “rahatsız etmek” istemediklerini söylerler. Öğretmenlerse bana  öğrencilerinin okulda kendilerini güvende hissetmeleri ve mutlu olmaları için yardım etmek istediklerini söylüyorlar. Bir sorun olduğundan şüpheleniyorsanız en kısa sürede yardım isteyin.

Çocuğunuzla sorun çözün. “Zorbalık” kavramı geniş bir davranış yelpazesini kapsar. Bu da bütün çocuklara yardım edecek tek bir çözüm bulmayı neredeyse imkansız hale getirir. Çocuğunuzla beyin fırtınası yaparken, ona kontrolü ele alması konusunda destek olursunuz.

Bazı çocuklar çok hazırcevaptır, bazıları uzaklaşmayı ve pek çoğu da bir yakın arkadaşın korumasını tercih eder. Ailelere daima çocuklarının geniş bir arkadaş çevresine sahip olması gerekmediğini söylüyorum; bir tane iyi arkadaş yeter. Çocuğun öğlen yemeğinde ve teneffüste konuşabileceği bir arkadaşının, bir ahbabının olması yeterlidir. Zaman içinde çocuğunuz başka çocuklara güvenmeyi öğrendikçe yeni arkadaşlıklar da ortaya çıkacaktır.

Güvenilir birini belirleyin. Her çocuk okulda güvenebileceği birine ihtiyaç duyar. Günlerinin çoğunun öğretmenleri ve diğer çocuklarla birlikte geçiren çocuklar gerekmesi durumunda yardım için nereye gidebileceklerini bilmelidir. Zorbalığın devam etmesi halinde çocuğunuza, kendisine yardımcı olabilecek, güvenilir birini bulmasında yardımcı olun.

Zorbalık, ister fiziksel, ister sözel, isterse duygusal olsun, çocuklarda uzun süreli duygusal zedelenmeye yol açabilir ve ilerleyen zamanlarda kaygı, depresyon, yalnızlık, intihara meyilli olma ve hatta TSSB’ye (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) sebep olabilir. Hafife alınmamalıdır.

Hepsinden önemlisi, çocuğunuza duyduğunuz karşılıksız sevgiyi ona ifade ederek ve onu aktif dinleme becerileriyle dinleyerek, onun için güvenli bir alan oluşturmanızdır.

* Eğer çocuğunuz intihara meyilli fikirler belirtiyorsa, çocuğunuzun ruh sağlığı konusunda yetkili biri tarafından incelenmesi son derece önemlidir.

Kaynak: http://www.pbs.org/parents/expert-tips-advice/2016/10/child-bullied/

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!