Çocukları Oyun ve Oyuncak Müzelerine Götürmek Neden Önemli?

0
370

Oyun ve oyuncak müzeleri içinde barındırdıkları oyun imkânları ve görsel çeşitlilik ile çocuk eğitiminde uzun yıllardır büyük öneme sahip kurumlar. Tüm dünyada bu müzelerden formal eğitimi destekleyici ve bağımsız eğitim kurumları olarak her eğitim düzeyinde yararlanılır. Ülkemizde de sayılarının, çeşitlerinin ve sundukları imkânların artmasıyla, alışveriş merkezlerine sıkışıp kalan çocuklu ailelerin yeni tercih mekânları haline geldi. Peki, oyun temelli eğitim, keşfetme yoluyla öğrenme gibi yöntemlerin hayata geçirebildiği oyun ve oyuncak müzelerinin çocuklara ne gibi yararı olabilir? 

Kültürel Miras Aktarımı 

Çocuk, büyüme sürecinde içine doğduğu toplumun maddi ve manevi bütün unsurlarını kültürlenme denilen bir süreç yoluyla öğrenir. Bu süreçte nelere maruz kaldığı, onun gelecekteki değer yargılarını ve inançlarını büyük ölçüde şekillendirecektir. Çocuğun ait olduğu toplumun kültürel değerlerinin aktarılmasında oyun ve oyuncak müzeleri büyük rol oynar. Söz gelimi, Türkiye’deki bir oyun ve oyuncak müzesinde çocuk, kendi kültürünün bir parçası olan geleneksel oyuncakları veya Hacivat ve Karagöz’ü tanıyacaktır. Bu aşamada ‘deneyim’ merkezli yaklaşımın ön planda tutulması, müzede bulunan temaların çocuklara deneyimletilmesi gerekir. Örneğin, deneyim merkezli yaklaşımın en iyi örneklerini hayata geçiren Finlandiya Ulusal Müzesi’nde çocuklar, müzenin ‘Workshop Vintti’ bölümünde ata binmek, kahve öğütmek, kilim dokumak, geleneksel Fin evi inşa etmek, geleneksel Fin müziği dinlemek gibi deneyimleri yaşarlar. Etkinlikler çocukların bu eylemleri ‘yapmasına’ olanak sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. 

STEM Eğitimi 

Eğitim alanında önemi gittikçe artan STEM alanlarında çocukların güçlendirilmesi, okuryazarlık, dijital okuryazarlık, yaratıcı ve performans sanatları alanında ilerleyerek derin öğrenmenin sağlanması, pek çok formal ve informal eğitim kurumunun önceliği haline geldi. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa oyun ve oyuncak müzelerinde, STEM unsurları göz önüne alınarak hazırlanan Rocket Room’da (Roket Odası) uzay teknolojisi, Happy Camper (Mutlu Kampçı) ve Adventure Camp (Macera Kampı) bölümlerinde günlük beceriler, Centennial Exploration (Yüzüncü Yıl Keşfi) bölümünde tarih bilinci öğretilir. Türkiye’deki oyun ve oyuncak müzelerinde de mühendislik, bilim, teknoloji ve matematik alanları bulunuyor. Bu alanlarda paleontoloji eğitimi (fosil ve dinozor bilgisi), fizik kuralları, uzay bilimi, mühendislik, ışık, yer çekimi gibi alan ve konularda oyun, keşif ve deneyim yoluyla eğitim verilmesi amaçlanıyor.

Sosyalleşme Alanı 

Oyun ve oyuncak müzelerinde keşif yaparken, çocuklar yalnızca nesnelere pasif olarak bakıp geçmediği, anlatılanları dinlediği, bunlara tepki ve cevap verdiği, akranları ile etkileşimler kurduğu, grup çalışmalarına katıldığı kısacası ‘deneyim’ sürecinde olduğu için kendine güven, iletişim kurabilme yeteneği, empati gibi yumuşak beceriler (soft skills) denilen ve günümüz dünyasında önemli hale gelen becerileri edinebilirler. Oyun ve oyuncak müzeleri aynı zamanda çocuğun akranları ve ailesi ile kaliteli zaman geçirebilmesine fırsat sağlarken, yeni tartışma ve düşünme ortamları kurarak çocuğun yaratıcılığını ve hafızasını harekete geçirir. 

Keşfetme Ortamı

Oyun ve oyuncak müzeleri, sınırsız farklı sahne ve obje sunarak, bireyin kişilik kazanmasında önemli rol oynar. Oyun ve oyuncak müzeleri çocuklara özgürce hareket edebilecekleri alanlar sağladığı için fiziki ve psiko-motor gelişimi destekleyici özelliğe sahiptir. Aynı zamanda iç ve dış motivasyonu artırma, öğrenme çıktılarında verimin artması ve öğrenmede kalıcılığın artması da oyun ve oyuncak müzelerinin işlevleri arasında en önemlilerindendir. 

Dil Gelişimi

Oyun ve oyuncak müzelerinde hikâye anlatımı, hikâyenin devamını tamamlama, küçük çaplı tiyatro-drama etkinlikleri, sesli kitap okuma, heceleme-tekerleme alıştırmaları vb. etkinlikler ile çocukta iletişim, okuryazarlık ve telaffuz becerilerinin gelişmesine yardımcı olunması amaçlanır. Örneğin Amerika’daki Please Touch Müzesi’nin Wordsworth’ün Dağ Evi (Wordsworth’s Cottage) alanında, çocuk, eğitmenler eşliğinde sesli veya sessiz şekilde verilen hikâyeyi veya şiiri okur. Böylelikle hem yazarı ve yazarın eserlerini tanımış olur, hem de dil becerisinin gelişimi için alıştırma yapılmış olur. 

Duyu Gelişimi

Oyun ve oyuncak müzeleri tasarım ve koleksiyon itibari ile dokunma, duyma ve koklama duyularını harekete geçirir. Farklı dokudaki materyaller ve kullanılan renkler aracılığı ile çocukta duyusal algılamayı geliştirir. Bu müzelerde çocuklar kum, tahta, su, bitki, pamuk, kil vb. materyallere dokunarak, çeşitli kokular koklayarak duyu organlarının farkına varır.  Ö

Müzeye gitmek, gelişim sürecini nitelikli bir şekilde tamamlayabilmesi için her çocuğun hakkıdır.

Dilek İşler

Öğretim Görevlisi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here