Çocuklarımızla Konuşma Şeklimiz Onların İç Sesi Haline Gelir

0
2624

Her sabah, yeni baştan başlar. Her yeni gün çocuklarımızın hayatlarını şekillendirmek için bir fırsattır. Çünkü çocuklarımızla konuşma şeklimiz onların iç sesi haline gelir.

Çocuklarınızın kötü karar verdiği zamanları düşünün… Ödevlerinin üzerine süt döktükleri (ödevlerin yanında yemek yememeleri ve bir şeyler içmemeleri gerekirken), en sevdiğiniz resim çerçevesini kırdıkları (ev içinde top oynamamaları gerekirken), odalarını toplamadıkları, evin içine çamurlu ayaklarla girdikleri zamanları… Bunların hepsi de, onlara ne yapmaları gerektiğini defalarca söyledikten sonra olur. İlk tepkiniz genelde, “Off! Keske beni dinlemiş olsaydın, o zaman böyle olmazdı!” olur.

Anlıyorum, çünkü bunu ben de yaptım.

Geçtiğimiz yıl eşimle birlikte farklı bir şey denemeye başladık. Eylemin kendisine baktık, çocuklarımıza değil. Öfkeyle tepki vermek yerine, empatiyle tepki verdik. Ben bağırmayı bıraktım, azarlamayı bıraktım, ama bunun yerine içten bir empatiyle onlara davranışlarının sonuçlarını anlattım.

Evet, kelimelerimiz çocuklarımızda yankı uyandırır.

Ne yaparlarsa yapsınlar, çocuklarınıza onları sevdiğinizi hatırlatın.

Çünkü o zaman çocuklarınıza, sizi mutlu etmeyen bir şey yaptıklarında bile onları sevdiğinizi söylersiniz. Bu yaptıklarının, onları ne kadar sevdiğinizi değiştirmeyeceğini hatırlatırsınız.

Çocuklarımız onaylamadığım bir şey yaptıklarında, “Seni çok seviyorum ama bugün yaptığın gerçekten hoş değildi. Beni mutsuz etti ve senden hiç beklemeyeceğim bir şeydi” diye söze başlarım. Sonra da onlarla konu hakkında konuşarak disiplin veririm. Ve çocuklarıma sık sık şunu hatırlatırım: “Mutlu da olsam, mutsuz da olsam sizi seviyorum. Sakin de olsam, kızgın da olsam sizi seviyorum. Kötü seçimler de yapsanız, iyi seçimler de yapsanız sizi seviyorum… (liste böyle uzar gider)”

Ağzınızdan çıkanları geri alamazsınız

Bir zamanlar öğretmenlik yapıyordum ve bir seferinde bir öğrenci ve velisiyle bir görüşmem vardı. Ebeveynlerine çocuklarının okuma notlarındaki düşüşten bahsedince, babası oğluna dönüp “Hiç çalışıyor musun acaba?” dedi ve sonra tekrar bana baktı ve “Bazen çok aptal olabiliyor” dedi. Benimse şaşkınlıktan dilim tutulmuştu. Burada neler oluyor böyle?! Bunu, çocuğu güçlendirme fırsatına dönüştürdüm ve bir çok güçlü yönünü anlattım. Bu yazıda esas söylemek istediğim şey şu ki, ağzınızdan çıkan kelimeleri geri alamazsınız. “Tembel” ya da “aptal” ya da “düşüncesiz” ya da “kötü” gibi kelimeleri geri alamazsınız. Bir kez ağzınızdan çıktıklarında, orada dışarda kalırlar. Çocuklarınız bu kelimeleri kafalarının içinde duymaya devam ederler.

“Çok tembelsin. Kalk da bana yardım et!” yerine, “Sen iyi becerirsin, bana yardım edebilir misin? Böylece iş çok daha çabuk biter” demeyi deneyin. Negatif yolu seçmekten çok daha fazla işe yarayacağının garantisini (neredeyse) verebilirim. Onları yıkmak ve küçük düşürmek etmek yerine onları güçlendirir ve desteklersiniz ve aynı nihai sonuca ulaşırsınız: Size yardım ederler.

Bugün kelimelerinizi çocuklarınıza yardım etmek için kullanın.

 

Kaynak: http://www.yourmodernfamily.com/way-talk-children-becomes-inner-voice/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here