Çocuklarla Korku Kavramını Tartışabileceğiniz Dört Nitelikli Çocuk Kitabı

0
1395

Her yaştan bireyin her farklı zaman diliminde ve farklı mekanlarda korkuları olmuştur. Bireylerin yaşadıkları bu korkular, bazen iyi bir farkındalık veya öğrenme biçiminde, bazen de ciddi bir özgüven eksikliği ile yeniden bireye dönmektedir. Korkular anlamlandırılamayan, sonucu zaman zaman öngörülemeyen, zaman zaman da öngörülen o sonuçtan yeni bir olumsuz durum çıkarılan “an”lardan oluşur. Korku insanların doğum sürecinden itibaren yaşadığı en temel duygulardan bir tanesidir. Bir tehlike karşısında bireyin yaşadığı kaygı veya ruhsal tepkilerdir korku.

Korku yaşamın her anında vardır ve varlığını her zaman hissettirir. Ne zaman ve nasıl bireyin karşısına çıkacağı bazen belli olmaz. Gerçekçi ve gerçeküstü korkularla insanlar bir yaşam boyu uğraşırlar. Bu duyguya hazır olunur mu bilmiyorum ama “çocuğun bu duyguya nasıl hazırlanabilirliğine” yönelik bir öneri sunabilirim: Nitelikli çocuk edebiyatı… 

Bu konu önemli ve derin. Elbette nitelikli çocuk edebiyatı yapıtları tek başına yeterli olmayacaktır. Her ne kadar bu yapıtlar sanatçı duyarlılığı ile yazılmış olsa da bu tür kavramları, çocuklara okuyan ya da çocuklarla birlikte ele alan yetişkinlerin bu konulardaki bakış açısı ve yeterliliği de önemlidir. Korkuyu ve korkuyla baş edebilmeyi bilmek, bireyin o çaresizlik sürecinde ona nasıl yaklaşmak gerektiğini bilmek, bir yetişkinin bu konudaki yeterliliği ile ilgilidir. Ancak yine de size bu yazıda korku, korkmak ve özgüven kavramlarını çocuklarla tartışabileceğiniz dört kitap tanıtmak istiyorum. Bu kitapların hiçbirinde “korkularını yenebilirsin” ya da “korkularını yen, üstesinden gel” gibi öğretimler ya da ders vermeler yok. Bu özellik onları nitelikli yapıt arasına sokan özelliklerden sadece bir tanesi.

Hadi gelin “korkuyu ve özgüveni” içinde barındıran nitelikli çocuk kitaplarına teker teker bir göz atalım.

İlk kitap, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan “Korkma, Korkma Düşmekten, Bak Yanındayım Ben!” Mark Sperring tarafından yazılan Layn Marlow’un çizimlerini yaptığı kitap, bir çocuğun, yaşamı keşfetme yolunda doğayla ve insanlarla olan ilişkilerindeki korku ve özgüven sürecini ele alıyor. Çeviren Ali Berktay… Korkularının olabileceğini, bunları bazen bireyin kendisinin bazen de birilerinin yardımıyla üstesinden gelebileceğini ya da gelemeyeceğini anlatan kitap, sonunda özgüveni işaret ederek okura veda ediyor. Kitabın estetik cümlelerinden bir tanesi de şu cümle: “Işık tutarım onlara gecenin karanlığında.” Yolunuza ışık tutanlarınız olsun o vakit… 

İkinci kitap ise Taze Kitap Yayınları’ndan çıkan Francesca Sanna’nın yazıp, çizdiği “Arkadaşım Korku” adlı kitap. Çevirisi Zeynep Sevde’ye ait. Korkularını fark eden bir kız çocuğunun onunla yaşamaya başlamasını anlatıyor kitap. Çocuk korkularını keşfediyor. Korkularını keşfettikçe yaşamı keşfetmeye başlıyor ancak bazen de korkuları buna engel oluyor, herkeste olduğu gibi gerçekçi bir şekilde. Ancak zamanla korkusunun küçüldüğünü fark eden çocuk, yaşama daha rahat bir şekilde adım atıyor. Korkusu ise yine yanında… Hep ve her zaman… Kitabın estetik cümlelerinden bir tanesi şu: “Bazen korkularımızı da alıp hep birlikte oyun oynuyoruz.” Oyunu korkularla birlikte mi oynamak? Yoksa korkarak mı oynamak? Çocuklarla bunu tartışmaya ne dersiniz?

Üçüncü kitap ise “Karanlık”. Hep Kitap Yayınları’ndan çıkan, Lemony Snicket’in yazdığı çizimlerini Jon Klassen’in yaptığı kitabın çevirisi Gözde Kurt tarafından yapılmış. Karanlıktan korkan bir çocuğun korkusuyla yüzleşme çabası, zaman zaman başaramayışı ancak sonunda korkusuyla yüzleşmeyi başarması yetişkinler içinde önemli bir farkındalık yaratacak biçimde ele alınmış. Kitabın estetik cümlesi ise şöyle: “Karanlık, ‘sana bir şey göstermek istiyorum’ dedi.” Karanlık diye adlandırdığımız korkularımız bazen fark ettirici özelliğe de sahip olabiliyor. Korkular fark ettirir, bazen ötelememek gerekir. 

Dördüncü kitap “Korku Hakkında Bildiğim Her Şey”. Jaume Copons’ın yazıp Pep Montserrat’ın çizdiği kitabı Mehmet Çilingir çevirmiş ve Tekir Kitap Yayınları çıkarmış. “Dünyada bir sürü korkunç şey var” cümlesiyle başlayan kitap, çocukları hem gerçek hem de gerçeküstü korkularıyla yüzleştirmeye davet niteliğinde. Doğadan, insanlardan, düşüncelerden, zamana göre değişen nesnelerden korkulabileceğini söylüyor kitap. Bir korkunun üstesinden gelince diğer korkuların üstesinden gelinebileceğinin ümidi doğuyor kitapta. Kitabın estetik cümlelerinden bir tanesi şöyle: “… fakat aynı zamanda kaçınamayacağımız bazı şeyler olduğunu da biliyorum.” Kendimizi cesur sanıyoruz belki ama ne zaman, nerede ve nasıl korkacağımıza dair bir fikrimiz de yok. Her an karşımıza çıkabilir korku. 

Yukarıdaki kitaplar çocuklarla okunduğunda ve yorumlandığında, onları bu duyguya biraz olsun hazırlar nitelikte.. Yetişkinler olarak onların korkularına saygı duymak, çocukların korkularıyla yüzleşmeleri için uygun zamanı ve ortamı yaratmak önemli. Her birey aynı yeterlilikte değil. Birileri için bazı korkularla yüzleşmek basit bir eylemken, bazıları için bu, zor ve yaşam boyu devam eden bir sürece dönüşebilir. 

Yetişkinlerin bu konuda çocuklara yoldaşlık yapmaları için öncelikle kendi korkularıyla yüzleşmeleri en doğru yol. Birçok yetişkinin bunu yapmadan çocuklara yol göstermesinin çocuklar tarafından anlamlı bir karşılığı yok ne yazık ki.

Korkuları keşfetmek ümidiyle…

Keyifli okumalar…

Murat Moroğlu

Yaratıcı Drama Eğitmeni

@murat.moroğlu

[email protected]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here