REKLAMI KAPAT
TRENDLER
Murat Moroğlu
Murat Moroğlu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı

1982 yılında Adana'da doğdu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümü eğitimini 2002-2006 yılları arasında gerçekleştirdi.

2003-2006 yılları arasında Çağdaş Drama Derneğinin Yaratıcı Drama Liderliği / Eğitmenliği programını tamamlayarak "Yaratıcı Drama Lideri/Eğitmeni" unvanını aldı. Ankara'da farklı eğitim kurumlarında (Okul öncesi), Gazi Üniversitesi Vakıf Kolejinde (2009-2013) ve Özel Doğaç Yaratıcı Drama Liderliği/Eğitmenliği Kursunda (2013-2018) eğitmen olarak çalıştı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü İlköğretim Bölümü Yaratıcı Drama Tezsiz Yüksek Lisansı programını (2017) bitirdi.

2012 yılından bu yana çeşitli internet sayfalarına "Çocuk Edebiyatı ve Yaratıcı Drama" ilişkisine yönelik yazılar yazıyor. Yaklaşık iki yıldır öğretmenlerle, ailelerle ve çocuklarla "Nitelikli Çocuk Edebiyatı" üzerine söyleşiler gerçekleştiriyor.

Fide Okulları'nda Yaratıcı Drama Öğretmeni olarak görev yapıyor.

@murat.moroglu

TÜM YAZILARI

Çocuklarla Yardımseverlik Kavramını Tartışabileceğiniz Beş “Nitelikli Çocuk Edebiyatı” Kitabı

Görüntülenme 951

0
Çocuklarla Yardımseverlik Kavramını Tartışabileceğiniz Beş “Nitelikli Çocuk Edebiyatı” Kitabı

Tüm dünyadaki toplumların ortak sorunlarından bir tanesidir; yardımseverlik… Hemen her ülkenin eğitim politikasında şöyle ya da böyle üzerinde durulan bu kavram, bizim eğitim sistemimiz içinde de kreşlerden başlayarak çocuklarımıza verilmeye çalışılıyor. Eğitimle uğraşan birçok birey, çocukların koşulsuz yardımsever olmasını istiyor, dahası çocuklardan bu davranışı yapmasını bekliyor. Ancak ben bu sürece karşıyım açıkçası. Yani çocuklara “yardımseverlik” kavramının öğretilmesinden yanayım sadece.

Onlara yardımsever olmalarını öğreten süreç bence sancılı ve sıkıntılı bir süreç. İnsanlar elbette ki yardımsever olmalı ancak bu duyguyu ve/veya eylemi yaşayarak, sonuçlarını görerek bu davranışa ulaşmalı. Uzun zamandır savunduğum; neden-sonuç ilişkisi içinde öğrenme, eğitim sistemimizdeki temel eksiklerden. Yardımseverlik, yardımlaşma gibi sosyal ve kişisel farkındalıkların ancak bu şekilde yani neden-sonuç ilişkisi içinde yaparak, yaşayarak yaşam boyu fark edilebileceğini düşünüyorum. Kısacası, öğretmenlerin bas bas bağırarak “yardımsever olun” demesi birçok çocuk tarafından da anlamını yitirmeye başlıyor bir süre sonra. “Olmak istemiyorum, olmak zorunda mıyım?” gibi cümleler duyabilirsiniz.

Lütfen kızmayın… Bence ayna karşısına geçme zamanı eğitimcilerin. Bir öğretmen, yardımseverliği öğretmeye başlamadan önce kendisini tartmalı bu konuda. “En son ne zaman yardımlaştım ve bunu neden yaptım?” sorusu öğretmen tarafından cevaplanmalı. Ayrıca yardımlaşma eylemi beraberinde “dayanışma” kültürünü getirir. Çoğu eğitimci bir kavramı nedense yalnız başına öğretmek ister, oysa o kavram tek değildir ki! İşin ilginç tarafı da şu; dayanışma sözcüğü yeni yeni bu ülkede toplumun “tü-kaka” dediği sözcük grubundan ayrılmaya başladı. Bu da işin ne kadar zor olduğunun bir göstergesi.

Öğretmenin bu anlamda kendisine vereceği cevapla ilişkili olarak bu konudaki farkındalık sürecini başlatmalı ya da elindeki konuyu usulca masaya bırakıp, arkasını dönmeli. Bunları fark etmek bireyler açısından da kolay değil aslında. Bu farkındalıklar sadece eğitim ortamlarında verilmeye çalışıldığında da çok sığ kalıyor. Sokaklarda, yazılı ve görsel basında da desteklenmesi gerekiyor. Bu davranışları destekleyen bir önemli etken de tabi ki nitelikli çocuk edebiyatı kitapları… Bu konuyu ele alan birçok kitap var.

Bu yazıda belirtilen kitaplar en iyileri ve en özgünleri değil elbette. Ancak dünyada bu alanda önemli yere sahip olmuş örnekler diyebilirim. Gerek çizimleri gerek kurgusal metni gerek baskı kalitesi, çocukların bu kitaplarla buluşması yönünde bu kitapları bir adım öne çıkarıyor. Son olarak bu kitapların ortak özellikleri; çocuklara “yardımsever olun” DEMEMELERİ… Bu kitapları “nitelikli” yapan da bu özellikleri…

3 yaş ve üzeri her yaş grubu için “konu” itibariyle okunabilir kitaplar.

Hadi başlayalım…

Canım Arkadaşlarım

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitaptaki hikâyede, üzgün bir penguen var. Bir amacı var; bulutların üzerinde uçmak, süzülmek. Ancak bunun için yardıma ihtiyacı var. Birkaç çözüm yolunu düşünse de hiçbirinde istediğini elde edemiyor. Son olarak tüm arkadaşları, üst üste çıkarak bir kule oluşturarak, penguenin isteğini yerine getiriyorlar. Yardımseverliğin ve dayanışmanın en güzel örneklerinden bir tanesi çünkü tüm hayvanlar bunu penguenden bir karşılık beklemeden yapıyorlar.

İyi Yürekli Dev Memo

Bir kasabada yaşayan Dev Memo, uzun süredir kullandığı elbiselerinden sıkılmıştır. Kasabadaki terziye güzel kıyafetler diktirir ve mutlu bir şekilde evine dönerken yolda olaylar başlar. Birçok kişi çeşitli gerekçelerle zor durumdadır. Dev Memo, onların bu durumunu fark eder ve yeni giysilerini çözüm için kullanır. Üşüyen zürafanın boynuna, yeni aldığı kravatını takar; yelkeni parçalanan keçiye gömleğini verir; evleri yangında kül olan fare ailesine ayakkabılarını verir gibi gibi… Sonunda eski kıyafetlerini giymek zorunda kalan Dev Memo’ya arkadaşları bir şiir ve taçla ona teşekkür ederler. Kitap İşkültür Yayınları’na ait.

Kırmızı Elma

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitabın hikâye acıkan bir tavşanın ormanda yiyecek bir şeyler aramasıyla başlar. Karlar altında kalan ormanda yiyecek tek şey vardır, o da kırmızı bir elma. Ancak elma yüksekte olduğu için önce fareden sonra tilkiden en sonunda da ayıdan yardım ister. Bir araya gelen bu dört arkadaş buldukları çözümle elmaya kavuşurlar ve dört parçaya ayırarak karınlarını doyururlar. Yardımseverliğin ve dayanışmanın en güzel örneğidir, Kırmızı Elma…

Bir Dostluk Masalı

Uçanbalık Yayınları’ndan çıkan kitabın çizimlerinin okuyucuyu etkileyeceğini hemen belirtmeliyim. Öykü de resimler kadar sıcak ve içten yazılmış. Bir sincap, doğum yapan tavşan arkadaşına ziyarete giderken birçok hayvanla karşılaşır ve onların yardım isteklerini “içtenlikle” yerine getirerek yoluna devam eder. Arkadaşı tavşanın evine geldiğinde ona hediye almadığını hatırlar. Tam bu sırada çantasından birçok güzel eşya çıkar. Bu eşyaları, yolda yardım ettiği hayvanlar sincaba vermiştir ona fark ettirmeden. Sincap, bu güzel hediyeleri arkadaşı tavşana doğum hediyesi olarak verir.

Masal Battaniyesi

Köyde yaşayan bir nine, çocuklara masal anlatır. Ancak bunu çocukları bir battaniyeye oturtarak yapar. Masal okurken, zamanla çocukların bazı giysilerinin olmadığını ya da yırtılmış olduğunu fark eder. Bunun için de battaniyeden azar azar yün ip keserek çocukların bu ihtiyacını karşılar. Ancak bir süre sonra battaniye yok olur. Bunu fark eden köylüler masalcı nineye sürpriz yaparak ona yeni bir battaniye hediye ederler. Kitap Çocuk Cenneti Kitaplığı’ndan…

 

Keyifli okumalar ve tartışmalar…

 

Murat Moroğlu

Yaratıcı Drama Eğitmeni

Instagram: murat.moroglu

[email protected]

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!