TRENDLER

Davranış Yönetiminin Anahtarı: Beyin

Görüntülenme 1045

0
Davranış Yönetiminin Anahtarı: Beyin

Eski bir rehber öğretmen, beynin nasıl işlediğini anlamanın öğretmenlere davranış yönetimi konusunda yardımcı olacağını söylüyor.

Günün henüz ikinci dersi ve Connor yine sıranın altına girip saklandı. Ne yaparsınız? Ona sorunun ne olduğunu mu sorarsınız? İkna etmeye mi çalışırsınız? Çıkarsa ona ödül vereceğinizi mi söylersiniz?

Cevap, bunların hiçbiri değil. Connor’ın beyni, bu çözümlerle ilgilenecek konumda değil; o şu anda mantıksal yöntemlerle aşılamayacak bir “savaş ya da kaç” tepkisi veriyor.

Geçtiğimiz hafta 2018 IPEN (Pozitif Eğitim Ağı) Festivali’nde konuşan eski rehber öğretmen Lyndsay Morris, beyin hakkında bilgi sahibi olmanın öğretmenleri, Connor gibi öğrencilere yardım etmek konusunda nasıl geliştireceğini açıkladı.  

“İş, beynimizin stresi nasıl yaşadığını anlamak ile başlıyor,” dedi.

UCLA Tıp Fakültesi’nde psikiyatri profesörü Dan Siegel tarafından hazırlanan bir model üzerine konuşan Morris, beyinlerimizin birbirine bağlı üç odalı bir eve benzediğinden bahsetti.

En altta, beynin “bodrum katı” bulunur. Beyindeki bu kısım, nefes almak, kan basıncı ve kalp atışı gibi temel fonksiyonları yerine getirir.

“Beynin bu kısmı, sıcak bir sobaya dokunduğunuzda duraksamadan ve düşünmeden geri çekilmenizi sağlayan şeydir. Bu beynin en eski bölümü olan sürüngen beyninizdir,” diyor Morris.

Ardından, amigdalanın içinde bulunduğu “alt beyin” gelir. Bu, sizin duygusal beyninizdir.

“Amigdala nelerin yolunda gitmediğini bulmak için daima dünyayı gözden geçirir. Amigdala bir tehlike sezdiğinde -bu, binlerce yıl önce bir aslanın sizi yiyececek olmasıyken, günümüzde ortaokuldayken iki insanın fısıldaştığını görmek ve sizin hakkınızda konuşup konuşmadıklarını merak etmektir- sizi savaşmaya, kaçmaya ya da donakalmaya sürükler.

Son olarak, prefrontal korteksimizin bulunduğu “üst beynimiz” var. Beynin bu bölümü mantık yürütme ve analitik düşünceyi sağlayan yürütücü işlevlerden sorumludur.

“Bu bölüm, toplantılarda ‘Sanırım bunu söylememeliyim, çünkü işten atılabilirim’ veya ‘bunu söylersem hiçbir arkadaşım kalmaz’ şeklinde düşünebilmemizin sebebidir,” diye ekliyor Morris.

Davranış Yönetimi Araçları

Peki bunların sıranın altına saklanan Connor ile ne ilgisi var?

Morris’e göre, öğrenciler stres altında bulundukları durumlarda tepkilerini yönetmek için gerekli becerilere sahip değillerse, örneğin, bir test çözüyorsa veya bir arkadaşıyla tartışıyorsa, beyinleri bu olayları birer tehdit olarak yorumlar ve bu durum duygusal beyinlerinin harekete geçmesine sebep olarak mantıklı düşünebilme becerilerini devreden çıkarır.

Bu durumla başa çıkmak için, öğretmenler öğrencilerine beyinlerinin farklı bölümleri arasında eksik olan bağlantıları yeniden kurmak konusunda yardımcı olmalı.

Bunu yapabilmek için, Morris’e göre, “Öğrenciler stresli bir olay tarafından tetiklendiklerinde ve amigdalaları harekete geçtiğinde, ilk adım, işleyişi düzenlemek konusunda destek olmak.”

Bu, beynin bodrum katına geri dönüp basit fonksiyonlarına odaklanmak anlamına gelir: Nefes alış verişi yoluna koymak ve fiziksel aktivitelerde bulunmak.

Bunun ardından, sonraki adım, bağ kurmak. Öğrencinin duygusal alt beynine dokunup o bölgeyle bağlantıya geçmek ve hissettikleri duyguların farkına varmak.

Ancak bundan sonra öğrencinin akıl yürütmesine hitap edilebilir ve “Ne oldu?”, “Bunu nasıl düzeltebiliriz?” ve “Neden sıranın altında saklanıyorsun?” gibi mantıklı sorular sorabilirsiniz.

Ancak çoğu zaman öğretmenlerin attığı ilk adım bu oluyor.

“Çoğu okulda, mantık aşamasından başlıyoruz,” diyor Morris. “Bağlantı kurmadan ve öğrencinin prefrontal korteksine hiçbir erişimi olmadığı esnada, mantık ile başlıyoruz. Bu yüzden de, çocuklardan yaptıkları şey üzerine düşünmelerini istemek (bazı öğretmenlerin yaptığı gibi yazmalarını istemek) hiçbir zaman ilk müdahale olmamalı. İlk müdahale nefes alış verişi, hareket etme; sonrasında ise bağ kurma ve ardından “Ne oldu?” sorusunu sormak olmalı.

Ancak Morris, bir çocuğun sıranın altına saklanmasını bekleyip sonrasında nefes egzersizleri yoluyla onunla konuşmak yerine önleyici bir yaklaşım edinmeyi öneriyor. Çocuklara beynin nasıl çalıştığını öğretip, ardından sınıflarda öğrencilerin gidip davranışlarını düzenleyebilecekleri bölümler oluşturmayı tavsiye ediyor.

Sınıflarda öğrencilerin stresli hissettiklerinde ziyaret edip hareket ettikleri ve nefes egzersizleri yaptıkları bir rahatlama bölümü yaratarak, öğretmenler, öğrencilerin özdenetimlerini yeniden elde etmelerinde yardımcı olabilirler.

Ve Morris’e göre, eğer çocukların kendi beyinlerini daha iyi anlamalarını sağlarsak, işler çok daha iyi bir hale gelir.

“Okul öncesi çocuklarını beyinleri hakkında bilgilendirmeliyiz, böylece ‘Bayan Morris, ben çıldırmak üzereyim, sınıfın arkasına geçip biraz nefes egzersizi yapmalıyım,’ diyebilirler ve bu insanı gerçekten çok güçlendiren bir şey olur,” diye ekliyor.

 

Kaynak: https://www.tes.com/news/behaviour-management-its-all-about-brain

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!