TRENDLER

"Drama", Sosyal Beceriler ve Ergen Beyni

Görüntülenme 1750

0

Eğer ergenleri yetiştiriyor ya da onlara ders veriyorsanız aşağıdaki cümleler size tanıdık gelebilir:

  • “O kızın ne dediğini duydun mu. . .”
  • “İnanamıyorum, o çocuk. . .”
  • “O kız öyle bir. . .”
  • “Aman tanrım! Eğer. . . olmazsa öleceğim.”
  • “Şu sohbete/ekran görüntüsüne/Snapchat’e bak! İnanabiliyor musun. . .”

Ergenler arasında sosyal “dram” hep vardır, çok yaygındır ve varlığını sürdürmeye devam ediyor. Ergenlerin ihtiyaçlarını “dram” yoluyla ifade etme ihtiyacında olduklarını anlayarak, onların hayatları boyunca kullanacakları sağlıklı beceriler edinmelerine destek olabiliriz.

Dram nedir sahiden?

Çatışmalar, dedikodular, o dedi/şu dedi ifadeleri ve abartılmış duygulanımlar aslında öğrencilerimizin sosyal ve dugusal becerilerden yoksun olduklarını söylemenin kısa yoludur. Dramla ifadeyi önemsiz olarak değerlendirip göz ardı etmek kolaydır. Bunun yerine bunu karar verme, bakış açısı edinme, empati ve düşünceli olma gibi becerilerin oluşturulmasında başlangıç noktası olarak görebiliriz.

Neden ergenlerin ve buluğ çağındaki çocukların hayatında dramla ifade var?

Ergen beynini anlamak için dramayı anlamak gerekiyor. Pek çok ergen, başka insanlarla sağlıklı sosyal ilişkiler kurmayı ister ve ellerinden gelse bunu yaparlar. Eğer çocuklar bunu başaramıyorlarsa önlerinde bir engel var demektir. Sağlıklı sosyal etkileşimleri düşündüğümüzde, önlerine çıkan engelin kendi beyinleri olduğunu söyleyebiliriz.

images

Sosyal-Duygusal Kopukluk

Ergen beynindeki gelişim, sosyal becerileri aşağıdaki alanlarda etkiler.

Tepki Kontrolü

Ergenlerde beynin dürtüleri kontrol etmek ve uzun vadeli planlar yapmakla görevli bölümler henüz tam olarak gelişmemiştir. Sağlıklı sosyal becerilere sahip yetişkinler, söylediklerinin ve yaptıklarının etkilerini ya da anlık kararlarının uzun vadedeki sosyal sonuçlarını kestirebilirken ergen beyni, harekete geçmeden önce ağırdan almayı beceremez. Ergenler özellikle tehdit altında olduklarını hissettikleri sosyal durumlarda, çok daha tepkisel olabilirler. Travma yaşamış ve sürekli olarak kendilerini tehdit altında gören ve kendini güvende hissetmeyen çocuklarda bu durum daha belirgindir, bu çocukların, beyinlerindeki mantıklı düşünceyi idare eden kısımlara erişimi giderek zayıflar. Bir tartışmamızdan sonra bir öğrencim bana, “Neden öyle korkunç şeyler söylediğimi bilmiyorum. Sanki kendime engel olamıyordum” demişti. Gerçekten de engel olamıyordu, beyni, verdiği tepkileri yavaşlatamıyordu.

Abartılmış duygular

Ergenler korku ve kaygıyı çoğaltma kapasitesine sahiptirler. Öğrencilerimin dramalarının altında yatan duygu genellikle yargılanma, saçma bulunma ya da dışlanma korkusuymuş gibi görünüyor. Geçen gün koridorda ikisi birbirlerinin yanında geçip gittikten sonra birisi bana, “O kızın bana nasıl kötü baktığını gördünüz mü?” diye sordu. Beyinleri böyle abartılmış duygulara peşinen hazır olduğu için, ergenlerin sosyal etkileşimlerindeki potansiyel olumsuz sonuçlara odaklanmalarına şaşırmamak gerekiyor.

Karar verme

Ergenler bir yandan tepkisel davranırlarken aynı zamanda olumsuz etkileri ve riskleri en aza indirecek şekilde aşırı mantıklı bir şekilde düşünebilirler. Öğrencilerin olumsuz bir davranışa “doğruluk” merceğinden baktıkları sosyal durumlarda gözlemliyorum bunu.

  • “O kız bana öyle dedi, öyleyse ben de ona şunu söyleyeceğim.”
  • “O benim hakkımda konuşmayı bırakırsa ben de onun hakkında konuşmayacağım.”

Bu aşırı rasyonelleştirme az gelişmiş empatiyle bir araya geldiğinde, başkalarının ne hissettiğinin karar verme mekanizmasını etkilemediği durumlar ortaya çıkar.

Bunlar, sağlıklı gelişen bir ergen beyninin karşılaşacağı zorluklar. Buna, beynin farklı geleşmesine neden olabileck kompleks travmalar, madde kulanımı ve yetersiz sevgi bağları gibi diğer etkileri de ayrı bir katman olarak eklememiz gerekir.

teens-home-ict

Ne Yapabiliriz?

Neyse ki ergen beyni gelişebilir ve öğrenmeye hazırdır. Bu da bize ergenlere sosyal becerileri, farkındalık alışkanlıkları ve empati gelişimi kazandırmak için harika bir fırsat sunuyor.

Ergenlerin deneyimlerini yargılamayın, bu deneyimlere değer verin.

Ergenlerin bazı heyecanlı ve abartılı halleri bize çok önemsizmiş gibi görünse de aslında bunlar ergen beyninin duygusal kapasitesinin artması nedeniyle çok derin olarak hissedilir. Öğrencilerimizin duygusal deneyimlerini basite indirger, yargılar, suçlar ya da yok sayarsak onların becerilerini geliştirme fırsatını kaçırmış olduğumuz gibi bu genç insanlara kuracağımız ilişkileri de zedeleriz.

Ergenlere sosyal beceriler kazandırın.

Doğrudan yönergeler yoluyla, öğrencilerimize senaryolar sunup, bu senaryolar üzerinde, öğrencilerimizin düşünme ve tepki verme şekillerini uygulayabilecekleri şekilde çalışabiliriz. Varsayımsal senaryolar kullanmak öğrencilerin benzer durumlarda gösterecekleri abartılmış duyguları ortadan kaldırarak, normalde verecekleri tepkilerden daha yavaş tepkiler vermesini sağlayacaktır. Bir dil dersinde öğretmen öğrencilerin okumakta oldukları kitaptan bir senaryo üzerinde çalışmalarını isteyebilir. Bir sosyal bilgiler dersinde belli bir tarihsel olayı etkilemiş sosyal ya da duygusal bir çatışma üzerinde durulabilir.

Tepki göstermeyin. İfade edin.

Öğretmenler, öğrencilerinden dramatik ifadeleri bırakmalarını istemek yerine benimseyip kullanarak öğrencilerinin sosyal becerilerinin gelişmesine yardımcı olabilirler. Öğrencilerimle dramaya dalmak dünyayı onların gözüyle görmemi sağladı. Başlangıçta onları hiç yargılamadan dinledim, pek çok soru sordum. Durumun ayrıntılarını öğrenmek için değil, öğrencimin bu ayrıntılara nasıl bir anlam yüklediğini anlamak istediğim için soruyordum bu soruları.

Öğrencilerimin içinde bulundukları durumlara yönelik farklı yaklaşımları keşfedebilmek için “acaba” ifadesini kullandım:

  • “Acaba o kızla çatışmak yerine ona hiç aldırmasaydın ne olurdu?”
  • “Acaba o çocuk şimdi ne düşünüyordur?”
  • “Acaba o kız ne kadar acı çekiyordu ki sana bu kadar kötü bir şey söyledi?”

Onlarla konuşurken “yapmalısın” ya da “yapmamalısın” ifadelerini ve özellikle de “yapamazsın” ifadesini kullanmamaya çalıştım.

Bilgi güçtür.

Son olarak, öğrencilerimize beyinlerinin nasıl çalıştığı bilgisini sunabiliriz. Ergen beyninin nasıl çalıştığını, tam onların anlayacağı dille anlatan pek çok kaynak bulunuyor. Ergenler beyinlerinin nasıl çalıştığını öğrenerek kendi tepkilerini ve dürtülerini daha iyi anlayacaklardır.

Sağlıklı sosyal becerilere giden yol dramadan geçiyor, dramadan uzak durmaktan değil. Bir beceri üzerinde çalışılmasının, beynimizin bu beceriyle ilişkili nöral yollarını güçlendirdiğini ve beynin ileride bu beceriye daha kolay ulaşmasını sağladığını biliyoruz. Öğrencilerimizi pratik yapmaları,başarısılığa uğrasalar da kendilerini ifade etmeleri ve yeniden denemeleri için destekledikçe beyinleri de sağlıklı bir şekilde gelişecektir.

Kaynak: http://www.edutopia.org/blog/drama-social-skills-teenage-brain-alex-shevrin

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!