TRENDLER

Dünya Çocuk Hakları Günü'nde “İyi Bir Çocukluk” Üzerine Düşünmek

Görüntülenme 1533

0
Dünya Çocuk Hakları Günü'nde “İyi Bir Çocukluk” Üzerine Düşünmek

Çocukluk, insan yaşamının son derece hassas bir dönemi ve yaşam yolculuğumuzun başlangıç noktası. Tutum ve davranışlarımızın, tercihlerimizin, kişiliklerimizin temellerinin atıldığı bu dönemin, kim ve ne olacağımız üzerinde güçlü bir etkisi var.

Çocukluk boyunca insan olmanın ne demek olduğuna ilişkin bir imge geliştiririz. Bu imgeden yola çıkarak içinde yaşadığımız toplumu şekillendiririz. İçinde yaşadığımız dünyayı nasıl gördüğümüz ve nasıl biçimlendirdiğimiz büyük oranda çocukluk döneminde neler yaşadığımız ve tecrübe ettiğimizle orantılıdır.

Günümüzde “çocukluk dönemi” kavramını şekillendiren bazı tecrübeler görece yeni. Bu tecrübeler çoğunlukla geçen yüzyılın son yarısından itibaren ortaya çıkan ekonomik, sosyal ve teknolojik değişimleri yansıtıyor. Bu değişimlerin birçoğu çocukların iyi olmalarını desteklerken, bir bölümü çocukların sağlıklı ve iyi bir yaşam sürmelerine engel teşkil eden birtakım olumsuzluklar doğuruyor. Hiperaktif bozukluklar, depresyon, stres, fiziksel hareketliliğin düşmesi, çocuk obezitesi gibi durumlar bu örneklerden sadece birkaçı.

Çocukluk döneminde yaşanan bazı olumsuz tecrübeler, dünyanın pek çok bölgesinde geçmişten beri varlığını sürdürüyor. Çocuk işçiliği ve çocuk evlilikleri gibi çocukların yetişkin rollerini taşıdığı örnekler ve ekonomik yetersizliklerin doğurduğu sonuçlar, bu tür olumsuz deneyimlerden. Dünyadaki tüm toplumların yoksulluktan muzdarip, eğitim, sağlık, barınma ve beslenme olanaklarından yeterince yararlanamayan çocukları var.

Çocuk Hakları Yaklaşımıyla Çocuğun İyi Olma Hali

20 Kasım 1989’da kabul edilen Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Sözleşmesi, uluslararası literatürde “childwell-being” olarak bilinen “çocuğun iyi olma durumuna” ilişkin örnek bir çerçeve oluşturuyor. Sözleşmenin dört temel ilkesi; “ayrımcılık yapmama”, “çocuğun yüksek yararı”, “hayatta kalma ve gelişim”, “çocuğun bakış açısına saygı”, çocuğun iyi olma halinin kavramsal çerçevesiyle yakından ilişkili.

Temellerini BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nden alan“çocuğun iyiliği” kavramı, çocuğun iyi bir çocukluk geçirmesine, yani “çocukluğunu geçirdiği zamanda ve yerde iyi olmasına” odaklanır. Çocuğun kendi yaşamına bakış açısını ve kendi yaşamından memnuniyetine ilişkin yine çocuktan aldığı veriyi, çocuğun iyi olma halini geliştirmeye yönelik çalışmalara dâhil eder. Çocuk hakları yaklaşımından yola çıkıldığında çocuğun iyi olma hali; “çocuk haklarının yaşama geçirilmesi ve her çocuğun aile, toplum ve devlet tarafından sağlanan etkili koruma ve desteğin ışığı altında kendi yeteneklerini, potansiyelini, becerilerini geliştirme fırsatını elde etmesi” olarak tanımlanabilir.

Bu tanıma paralel olarak “çocuğun iyi olma hali”, ‘Learning for Well-Being Consortium Foundations in Europe’ tarafından aşağıdaki gibi açıklanıyor:

“Bireyin, kendisiyle, başkalarıyla ve yaşadığı çevreyle kurduğu ilişkiler yoluyla fiziksel, duygusal, sosyal ve ruhsal gelişimini sağlayarak potansiyelini gerçekleştirmesi.”

Çocuğun iyi olma haline yönelik bu tanımlar, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) “sağlık” tanımıyla da destekleniyor:

“Sağlık, yalnızca hastalık veya sakatlığın olmaması değil; fiziksel, zihinsel ve toplumsal olarak tam bir iyi olma halidir.”[1]

Bu tanımlardan yola çıkarsak, çocukların yaşamlarının her alanlarında ve tüm gelişim boyutlarında bütüncül olarak desteklendiğinde “iyi bir çocukluk” yaşantılarına sahip olabileceklerini söylemek yanlış olmaz. Çocukların iyi olması, tabii ki toplumların bugünleri ve gelecekleriyle de ilgili. Çocuğun iyi olma halini geliştirmeye yönelik çalışmalar, çocuğun fiziksel, zihinsel, sosyal ve ruhsal sağlığını geliştirerek potansiyelini gerçekleştirmesine katkı sağlarken, toplumların uzun vadeli sosyal ve ekonomik kalkınmasını da destekliyor.

Çocukluğun 10 Yılı: 2012-2022

Çağımızın çocukluğu tehdit eden koşullarını ele almak, bu koşullarla ilgili farkındalık yaratmak, çocuklara yaşamsal ve gelişimsel haklarını teslim etmek tüm toplumların acil ve önemli görevleri arasında yer alıyor. Bu amaçla düğmeye basan çeşitli yerel, ulusal ve uluslararası inisiyatif tarafından çeşitli projeler yürütülüyor. En geniş kapsamlı projelerden biri, uluslararası çapta faaliyet gösteren ACEI (Association of Childhood Education International) tarafından, 2012 yılında düzenlenen Küresel Çocukluk Zirvesi’nde (Global ChildhoodSummit) dünyaya duyuruldu.

Proje kapsamında, içinde bulunduğumuz 10 yılda, tüm dünyadan bireylerin ve kuruluşların bilgi ve deneyimlerinin paylaşılması; yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası çapta eğitim, sağlık, ekoloji, ekonomi, sosyoloji ve psikoloji gibi çeşitli alanlardan destek alınarak geçerli ve sürdürülebilir çocuk politikaları oluşturulması hedefleniyor. Aşağıdaki amaçlar, 10 yıllık projenin yol haritasını belirliyor:

  • İnsani gelişimin özel ve hassas bir dönemi olan çocukluk dönemini korumak ve desteklemek
  • Disiplinler ve kültürlerarası bakış açılarında çocukluk dönemini keşfetmek
  • Çocukluğu erozyona uğratan temel sorunları tespit etmek ve tanımlamak
  • Çocukluk döneminin temel bir öğesi olan çocuk haklarının savunuculuğunu yapmak
  • İyi bir çocukluk için belirlenen 10 temel koşulu tüm çocukların yararına olacak politikalar ve eylemlere dönüştürmek

Dünya üzerindeki çocukluk tecrübeleri geniş bir çeşitlilik gösterse de, çocukluğu erozyona uğratan olumsuz deneyimler gibi, çocukların iyiliğini, sağlıklı ve mutlu gelişmelerini destekleyen evrensel yaşam deneyimleri de bulunuyor. ACEI, projeye başlangıç noktası olarak, iyi bir çocukluk için 10 temel yaşam tecrübesi belirlemiş:

İyi Bir Çocukluğun 10 Temel Koşulu

  1. Yaşamak ve öğrenmek için, sağlık, bakım, giyinme ve beslenme koşullarına erişmek için güvenli yerler
  2. Sevecen, koruyucu, güven veren aile ortamı
  3. Sosyal etkileşim ve arkadaşlıklar
  4. Oyun için yaratıcı ortamlar ve fiziksel aktiviteler
  5. Doğal çevreye değer verme ve doğal çevreyi doğru biçimde yönlendirme
  6. Müzik, dans, drama ve diğer sanatlar yoluyla kendini yaratıcı bir biçimde ifade etme
  7. Çocuğun tüm kapasitesini geliştirmesine yardımcı olacak bilişsel, fiziksel, sosyal, duygusal ve ahlaki eğitim
  8. Destekleyici ve besleyici çocuk dostu toplumlar
  9. Gelişen bağımsızlık ve karar verme güdüsü
  10. Çocuk ve gençlerin toplum yaşamına katılımı

Çocukluğun 10 Yılı projesi kapsamında her yıl Küresel Çocukluk Zirvesi düzenleniyor. 2012’de başlayan ve dünya çapında katılımla yürütülen proje kapsamında şu sorulara yanıt aranıyor:

–         İnsanlık ve insan yaşamı hakkındaki vizyonumuz nedir?

–         Bu yaklaşım, çocukluğa bakış açımızı nasıl şekillendiriyor?

–         Sosyal değişimler çocuk yetiştirme pratiklerini nasıl etkiliyor?

–         Sosyal beklentilerdeki değişimler, çocukluğa ve çocukların iyi olmalarına hizmet ediyor mu?

–         Güçlü ilişkiler, sağlıklı bir çevre, hayat boyu öğrenme için fırsatlar yaratmada çocukları ve biz yetişkinleri destekleyen unsurlar nelerdir?

–         Bunları her çocuğun yaşamının normal bir parçası haline nasıl getirebiliriz?

Tüm dünyanın, sağlıklı ve mutlu yaşayarak potansiyelini geliştirebilen çocuklara ve insanlığın problemlerini olgun bir bakış açısıyla çözecek yaratıcı ve duyarlı bireylere ihtiyacı var. Dünya üzerindeki toplumların kimliklerini, algılarını, kültürlerini ve gelecek vizyonlarını, bilinçli veya tamamen doğal etkileşimlerle, bireyler oluşturuyor. Bu sorular, bugünden öte geçerek ve gelecek 10 yılla yetinmeyerek, çocuklara “iyi bir çocukluk” sunmadaki bireysel katkılarımızı gözden geçirmek adına iyi bir başlangıç olabilir.

Ferah Nur Aslaner

 

Kaynaklar:

ACEI (AssociationforChildhoodEducation International) “TheDecadeforChildhood 2012-2022”.

UNICEF InnocentiWorkingPaper “Comparing Child Well-Being in OECD Countries” http://www.who.int/en/

http://www.unicef.org/crc/

[1] http://www.who.int/en/

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!