TRENDLER

Ebeveyn Tartışmaları Çocukları Nasıl Etkiliyor?

Görüntülenme 1422

0
Ebeveyn Tartışmaları Çocukları Nasıl Etkiliyor?

Anne-babalar için tartışmak oldukça normalken; bu anlaşmazlıkların çocuklar üzerindeki etkileri oldukça değişken bir hal alabiliyor. Peki ebeveynler ve çocuk büyütenler, bu tip durumlarda çocukların alabileceği hasarı en aza indirgemek için neler yapmalı?

Evde yaşadıkları ortamın, uzun vadede çocukların mental sağlığı ve gelişimini büyük ölçüde etkilediği doğru. Fakat burada tek önemli nokta ebeveyn ve çocuk arasındaki ilişki değil. Anne ve babanın birbiriyle geçim şekli de çocuğun ruh sağlığına, akademik başarısına ve yaşayacağı ilişkilere etki etme potansiyeli taşıyor ve onun mutluluğu adına son derece önemli bir rol oynuyor.

Anne-babalar arasındaki “pozitif” tartışmaların çocuklar için iyi sonuçlar yaratması mümkün. Birçok vakada ise tartışmaların çocuklar üzerinde ya çok az negatif etkisi oluyor veya hiçolmuyor. Ancak, ebeveynlerin kızgınken bağırarak tartışmaları şeklinde seyreden durumlar, sürekli olarak birbirlerini terk etme veya birbirleriyle konuşmama gibi sonuçlar doğuruyorsa, problemler de ortaya çıkmaya başlıyor.

Uluslararası araştırmaların çocuklu evlerdeki on yıllık gözlemleri, uzun süreli takipler ve deneysel çalışmalar gösteriyor ki; 6 aylık oldukları andan itibaren çatışmalara maruz kalan çocukların kalp atışlarında hızlanma ve stres hormonu artışı gibi reaksiyonlar gelişebiliyor. Kronik anne-baba geçimsizliğine maruz kalan bebekler, çocuklar ve gençlerde ise erken beyin gelişimi bozuklukları, uyku bozukluğu, anksiyete, depresyon, davranış bozukluğu ve benzeri ciddi problemlerin bazı emareleri görülebiliyor.

Anne-babalarının yapıcı şekilde tartıştıkları ve problemlerini çözdükleri ailelerin çocuklarına kıyasla; sıklığı az da olsa, yoğun şekilde devam eden tartışmalara maruz kalan çocuklarda da benzer etkiler gözleniyor.

Mizaç mı, yetiştirme şekli mi?

Çocuklar üzerindeki etkiler her zaman beklendiği gibi olmuyor. Örneğin, boşanmanın ve ebeveynlerin ayrı yaşamaya karar vermelerinin genelde çocuklar üzerinde zararlı etkileri olduğu varsayılıyor. Ancak bazı vakalarda, boşanmanın kendisinden çok; ayrılık öncesinde, ayrılık sırasında ve sonrasında yaşanan tartışmaların çocukları etkilediği görülüyor.

Benzer şekilde, genetiğin de, çocukların tartışmalara verdiği tepkide önemli bir rol oynadığı varsayılıyor. Şu doğru ki; çocuğun mental sağlık merkezi olan mizacın anksiyeteden depresyon ve psikoza birçok probleme etkisi oldukça fazla.

Fakat, evin durumu ve “yetiştirme” de oldukça ayırt edici olabiliyor. Yetersiz mental sağlık hakkında genetik faktör risklerinin vurgulanmasının, durumu daha kötüye veya iyiye götürebileceği düşünülüyor. Beraber yaşasalar da yaşamasalar da; donör yumurta, sperm kullanımı veya evlat edinme durumlarında olduğu gibi çocuğun ebeveyn ile genetik bağı olsa da olmasa da; anne baba arasındaki ilişkinin kalitesi, çocuğun ruh sağlığı açısından çok önemli bir yer kaplıyor.

Çocuk hakkındaki tartışmalar

Peki tüm bunların ebeveynler için anlamı nedir?

Öncelikle, anne-babalar için tartışma veya anlaşmazlıklar yaşamanın son derece normal olduğunu bilmek önemli. Bununla beraber, anlaşmazlıklar sık ve yoğun olarak tekrar edip çözüme ulaştırılmıyorsa, bu elbette çocuklar için iyi değil.

Özellikle, anlaşmazlığın çocukla ilgili olduğu durumlarda, çocuklar kendilerini suçluyor veya tartışmanın sorumlusu olduklarını hissedebiliyor.

Bu negatif etkiler bebeklerde uyku ve erken beyin gelişimi bozukluklarına, okul çocuklarında anksiyete ve davranış bozukluklarına, daha büyük çocuklar ve gençlerde akademik sorunlar ve kendine zarar verme gibi diğer ciddi problemlere sebep olacak şekilde kendini gösterebiliyor.

On yıllardır biliyoruz ki, ev içi istismar ve şiddet özellikle çocuklara zarar verici etkilere sahip. Ancak bu zararlı etkilerin gözlenmesi için, ebeveynlerin birbirlerine agresif tavırlar sergiliyor olmasına her zaman gerek yok. İçlerine kapanmaları veya birbirlerine yakınlık göstermemeleri de çocukların duygusal, davranışsal ve sosyal gelişimleri için risk teşkil ediyor.

Sorunlar burada bitmiyor.

Araştırmalar gösteriyor ki, çocuklar sadece kendi deneyimlerinden etkilenmiyor; önceki nesillerde yaşanan olumsuz deneyimler de nesilden nesile aktarılıyor. Geleceğin ebeveynleri ve aileleri olacak günümüz çocukları için pozitif ve mutlu bir hayat istiyorsak bu kesinlikle kırılması gereken bir döngü.

“Özel olarak” tartışmak

Tüm bu zararları aza indirgeyen bazı faktörler de mevcut.

Araştırmalar, iki yaştan, hatta daha küçük yaşlardan itibaren, çocukların anne babaların davranışlarını son derece zeki bir şekilde gözlemlediğini söylüyor. Ebeveynler çocukların anlamadıklarını düşünse de, veya “özel olarak” tartışarak onları koruduklarına inansalar da, çocuklar çoğunlukla durumun farkında oluyor. Dolayısıyla aslında önemli olan şey, çocukların anlaşmazlıkların sebeplerini ve potansiyel sonuçlarını nasıl yorumlayıp anladıkları haline geliyor.

Özellikle küçük çocuklar, geçmiş deneyimlerine dayanarak, anlaşmazlıkların artıp kendilerinin de dahil olma potansiyelinin veya aile bütünlüğünün bozulma riskinin var olduğuna karar veriyorlar. Aynı zamanda, anne babalarıyla kendi ilişkilerinin de kötüye gideceğinden endişe duyuyorlar.

Araştırmalar, kız ve erkek çocukların farklı tepkiler verdiğini de ileri sürüyor. Negatif etkiler, kızlarda daha büyük duygusal problemler şeklinde seyrederken; erkek çocuklarda davranış bozuklukları olarak ortaya çıkıyor.

Gençlerin mental sağlığını geliştirmeyi amaçlayan politikalar, çoğunlukla kendilerine veya anne-babaya destek olmak şeklinde ilerliyor. Anne-babalar arası ilişkiyi desteklemek ise, çocukların gelecekte sağlıklı ilişkiler kurmalarına yardımcı olacağı kadar, kısa vadede iyi hissetmeleri adına da büyük farklar yaratıyor.

Çocukların akrabaları, kardeşleri, diğer yetişkinler (örneğin öğretmenler) ve arkadaşlarıyla destekleyici ilişkiler kurmaları, sağlıklı gelişimleri için uzun vadede son derece önemli. Evde yaşadıkları ortam ise, tüm bu ilişkilerini gözle görülür derecede, iyi veya kötü yönde etkiliyor.

“Pozitif” tartışmalar

Anne babaların, tartışmalarının çocuklarını nasıl etkileyeceği konusunda endişe etmeleri çok doğal. Tartışmak ve bazen fikir ayrılıklarına düşmek de bir o kadar normal. İşin aslı şu ki; ebeveynler anlaşmazlığın ne olduğunu ne kadar açıklar ve onu uygun bir şekilde çözerlerse, çocuklar bu duruma o kadar iyi tepkiler veriyor. Ebeveynler tartışmalarını başarılı bir şekilde çözerlerse, çocuklar kendi duyguları ve aile dışı ilişkileri adına çok önemli pozitif dersler çıkarabiliyor.

Anne babalara, kendi ilişkilerinin çocuklarının gelişimini nasıl etkilediğini anlamaları yolunda yardım etmek; bugünün sağlıklı çocukları ve geleceğin sağlıklı ailelerinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.

 

 

Çeviri: Team Behind It

Kaynak: http://www.bbc.com/news/education-43486641

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!