Ebeveynlerimizin Yaptığı ve Bugünkü Ebeveynlerin Hatırlaması Gereken 10 Şey

0
2398

Ebeveynlik otuz yıldan daha fazla önce olduğundan çok farklı artık. Ebeveynlik felsefelerinde, sağlık ve güvenlik konuları da dahil olmak üzere uzun bir yol kat ettik. Bugün çocuk yetiştirmek, o zaman olduğundan çok farklı. Fakat bu, ebeveynlerimizin bazı tecrübelerinden faydalanıp bunları pratikte uygulayamayacağımız anlamına gelmez. Geleneksel ebeveynlik, tam da bu kuşağın ihtiyaç duyduğu şey olabilir. İşte ebeveynlerimizin yaptığı ve bugünkü ebeveynlerin de hatırlaması gereken 10 şey.

Birbirlerine öncelik tanıdılar.

Ebeveynlerinizin genç olduğu zamanlara dönün, ailedeki en önemli ilişkinin evlilik olması sıra dışı değildi. Fakat son otuz yıl içinde bir yerlerde, ebeveynler çocuklarına evrenin merkezi gibi davranmaya başladılar.

Eşinize öncelik tanımak zor olabilir, ama sağlıklı ve mutlu bir aile için gereklidir. Çocuklarım, kocamla konuşurken sözümü kestiklerinde, (eğer acil bir durum yoksa) beklemek zorunda olduklarını söylerim. Çocukların her şeyin onlar etrafında dönmediğini öğrenmeleri gereklidir.

Çocukların dışarıda oynamasını sağladılar.

Çocukluk anılarımın çoğu, açık havada hayal gücümü kullanarak oynadığım oyunlarla ilgili. Arkadaşlarım ve ben okuldan eve döner dönmez dışarı çıkardık. Akşam yemeği için eve döner, sonra hava kararana kadar yine dışarıda olurduk. Arada sırada televizyon seyretmeyi severdim, fakat her zaman dışarıda olmayı tercih ederdim.

Amerika’daki ulusal sağlık enstitüsü CDC’nin verilerine göre, 8-18 yaş grubundaki çocuklar eğlenmek için günde ortalama 7.5 saatlerini ekran karşısında geçiriyorlar. Bu süreye ödev ya da eğitim amaçlı izlemeler dahil değil. Öte yandan, çocuklar günde ortalama 4-7 dakikayı açık havada, bağıra çağıra, yapılandırılmamış serbest oyun oynarken geçiriyorlar. Çocuklar dışarıda eğlenmek için bir spor sahasına ya da yüzme havuzuna ihtiyaç duymazlar. İhtiyaç duydukları tek şey hayal güçleridir. 

Çocuklarına güvendiler.

Eminim ki çoğumuz (özellikle benim gibi yaşlıysanız) zamanın çoğunu arkadaşlarımızla evden uzakta, özgürce bisiklete binerek, saatlerce kardan kaleler yaparak, hava kararana kadar dışarıda kalarak zaman geçirdiğimizi, tüm bunları da ailelerimizin tam olarak nerede olduğumuzu bilmeden yaptığımızı hatırlayabilir. Bunu “özgür ebeveynlik” ya da popüler adıyla “serbest gezen ebeveynlik” olarak adlandırabilir, hatta bunun tehlikeli olduğunu düşünebilirsiniz. Gerçek şu ki, çocukların bir uçak kazasında ölme ihtimali bir yabancı tarafından kaçırılma ihtimalinden iki kat daha fazladır.

Dersler konusunda zorlamadılar.

1980’den önce, erken ilkokul yıllarının temel odağında yaratıcılık ve sosyal beceriler vardı. Çocuk yuvalarına başlayan çocuklar, okumayı hatta pek çoğu alfabeyi bile bilmezdi. Onlara, saygılı olmak, paylaşmak ve arkadaş edinmek öğretilirdi. Kültürel olarak, çocuklarımız erken yaşlarda, sebebi olmasa da kaygı ve stresi artıran, akademik rekabete zorlandılar.  

Görgü kurallarını öğrettiler.

Sosyal becerileri öğrenmekten söz ederken, bugün çocuk ve gençlerde gördüğüm görgü eksikliğini çoğu zaman şaşırtıcı buldum. Eşim ve ben birkaç yıl önce, bir haftayı 300 ergen için yemek pişirerek geçirdik. Bütün günü yemek pişirerek, tabakları hazırlayarak ve boş tabaklara onlar için yemek servisi yaparak geçirdik. Bunun karşılığında gençlerden duyduğumuz “teşekkür ederim” sayısı bizi şaşkına çevirdi, 300 gençten ikisi bize teşekkür etti. Bu basit bir örnek. Evimde oynarken atıştırmalık ya da oyuncak isteyen çocukların ya da bunları hiç sormadan alan çocukların da listesini yapabilirim. Bunları iyi öğretildiği çocuklarla karşılaşmak insanı mutlu ediyor.

Akşam yemeklerini ailecek yediler.

Akşam yemekleri çok önemli ve kolaylıkla gözden kaçırılabiliyor. Ebeveynler bugün aile yemeklerini okul dışı faaliyetler için feda etme eğilimindeler, ancak bu oldukça zararlı. Düzenli aile yemeklerine katılan çocuklar kaygı ve depresyona daha az eğilimliler. Suçluluk duyguları daha düşük, akademik başarıları daha yüksek ve akıl ve ruh sağlıkları daha iyi. Öğünlerinizi etkinliklerinize göre değil, etkinliklerinizi yemek saatlerinize göre programlayın.

Çocuklarına ev işi yaptırdılar.

Ben büyürken her pazar günü, ev işlerine ayrılmıştı. Odamızı temizleyip bize verilen başka birkaç ev işini yapmadan arkadaşlarımızla oynayamaz veya başka bir etkinlik yapamazdık. Odamı temizledim, süpürdüm, toz aldım, sildim ve daha başka işler yaptım. Bugün çocuklardan sadece en önemsiz sorumlulukları almaları bekleniyor. Çocukların ne kadar becerikli olduklarını görmek sizi şaşırtabilir.

Birbirlerinin çocuklarını terbiye ettiler.

Çocuğunuzun arkadaşı öfke patlaması yaşadığında ve hatta çocuğunuza vurduğunda ne yaparsınız? Onlara nazikçe buna son vermelerini mi söylersiniz? Peki bunu ailelerine söylemeye cesaret edebilir misiniz? Bizim ebeveynlerimiz arasında genelgeçer bir kural vardı: Bir başka çocuk uygunsuz davrandığında, ona tıpkı kendi çocuklarına yaptıkları şekilde davranırlardı.

Doğum günü partilerini evde yaptılar.

Ebeveynlerimizin düzenlediği doğum günü partilerinde kekler, pastalar olur, basit oyunlar oynanırdı. Ebeveynlerimiz doğum gününe katılan her çocuğa, kişiye özel bir sepet dolusu doğum günü hediyesi vermediler. Parti evi kiralamadılar; profesyonel bir fotoğrafçı ya da catering firması çağırmadılar. Yine de eğlendik!

Her şeyi basit tuttular.

‘Eski güzel günler’in en güzel yanı basit olmalarıydı. Bizler çocuk olarak futboldan piyanoya, oradan dansa koşturmadık. Ebeveynlerimiz bizi her yaz Disneyland’e götürmediler veya her çocuğa bir tablet bilgisayar almadılar. Biz sıkıldık. Hayal gücümüzü kullandık. Ve basit bir hayatla büyüdük.

Çocuklarımız iyi, hatta bizden daha iyi olacaklar. Onlara her şeyi gümüş tepside sunmamıza ihtiyaçları yok. Her şeyin, hatta bir tek şeyin bile en iyisine ihtiyaçları yok. Eğer düşerlerse, yaralanırlarsa veya kalpleri kırılırsa sorun değil. Bu yolla öğreniyor ve büyüyorlar. Ve bu onlara merhameti, iyiliği ve sevmeyi öğretecek.

Çeviri: Funda Tuğrul

Kaynak: https://on.today.com/2ARPbcn

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here