Ebeveynlikten Keyif Alıyor Muyuz?

0
1031

Tarihte, çocuklarını yetiştirmekten zevk almayan bir nesil olarak anılacağız. Şaşırtıcı bir iddia gibi gözükse de kanıtlar ortada: Yeni bir çalışma, çocukları evden ayrıldığında ebeveynlerin mutluluk seviyelerinin arttığını buldu. Bu yılın başlarında yapılan bir başka araştırma ise, iki çocuğa sahip çalışan annelerin başka insanlara göre yüzde 40 daha fazla stresli olduğunu ortaya koydu. Avustralyalı akademisyenler de ikinci çocuğa sahip olduktan sonra ebeveynlerin hissettiği baskının arttığını ve zihinsel sağlıklarında bozulmalar meydana geldiğini buldu. 

Herkesin bildiği üzere, stresli ve mutsuz ebeveynler, aynı şekilde stresli ve mutsuz çocuklar yetiştiriyorlar. İngiltere’de her yıl yayınlanan Good Childhood (İyi Çocukluk) adlı rapor, mutsuz çocukların sayısının geçtiğimiz on yıla oranla inanılmaz bir artış gösterdiğini belirtiyor. 

Daha iyi bir yol olup olmadığını sormanın vakti geldi. Sağduyumuz, bu yolun ebeveynlerle başladığını söylüyor bize. Çocuk yetiştirmekten keyif almayı başarırsak, çocuklarımızın da hayattan keyif alma ihtimalleri artacaktır. Ebeveynlik, zaten son derece bitkin ve mücadele halinde olan yetişkinler için yapılacaklar listesindeki bir “iş” haline geldi maalesef.  

Her yaşta çocuk yetiştirmenin keyfini ve neşesini nasıl yeniden keşfedebileceğimiz konusunda dünyanın önde gelen ebeveynlik uzmanlarından fikir aldım. Çünkü bu sevincin kaybolmasını göze alamayız.

Bebeklik yılları

Philippa Perry, The Book You Wish Your Parents Had Read (Ebeveynlerinizin Okumasını İsteyeceğiniz Kitap) adlı kitabın yazarı bir psikoterapist. Daha mutlu bir ebeveynliğin sırrı olarak “ebeveynlik yapma” düşüncesini denklemden çıkarmamız gerektiğini söylüyor. Nihayetinde, bir çocuk sahibi olmak yeni bir insanla ilişki kurmaya çalışmak demek. Bunu bu şekilde düşünmek, içindeki keyfi bulmanıza yardımcı olacaktır. “Bebeğinizi bir iş, bakmakla yükümlü olduğunuz bir insan ya da ‘ilgilenmeniz gereken bir şey’ olarak görmeyin,” diyor Perry ve ekliyor, “Çocuğunuzu bağ kuracağınız bir insan olarak görün.” Bebeğinizi ayrı bir birey olarak merak edin ve onun sizinle ilgili sahip olduğu meraktan keyif almaya bakın. 

Psikolog Penelope Leach, kendinizi şu gerçeğe göre ayarlamanız gerekiyor, diyor. Gerçekçi olmayan beklentilere sahipseniz bebeklik dönemindeki neşeyi bulmanız zor olacaktır. İlk olarak 1977 yılında yayınlanan Your Baby and Child adlı çok satan kitabın yazarı Leach, “İnsanların çocuk sahibi olduktan sonra yaptığı bir hata da, ‘normale döneceklerini’ düşünmeleri. Halbuki yeni normalleri bu. Her şeyin farklı olacağını kabul ettikten sonra, yeni hayatınızdan keyif almanız da kolaylaşıyor.”

Queen Bees and Wannabes (Kraliçe Arılar ve Taklitçiler) adlı kitabın yazarı Rosalind Wiseman, “Bebeğinizin yüzlerce fotoğrafını çekip internete yüklemeyi bırakın. Onlarla beraber anı yaşayın ve sosyal medyada çizdiğiniz ebeveyn profilini unutun. Bu, ebeveynler arası rekabeti güçlendiriyor ve mutsuzluğun en büyük sebeplerinden biri.” 

Bebeğinizin hayatınızdaki bir aksesuar olmadığının farkında olun. O bir birey ve siz birlikte ömür boyu sürecek bir ilişkinin temellerini atıyorsunuz. 

Okul öncesi dönem

Çocuğunuzun geride kaldığı veya öne geçmek için sahip olduğu fırsatları teptiği endişesine kapılmak oldukça kolay. Çocuğunuzun öğrenme hızı hakkında endişelenmek ve onu tanıdığınız diğer çocuklarla karşılaştırmak, ebeveynliğin tüm neşesini öldürür. “Çocuğunuza neler öğrettiğinizden ziyade ondan neler öğrenebileceğiniz hakkında düşünürseniz, ebeveynlik çok daha keyifli bir hal alır,” diyor Perry. 

Onların yaşadığı gibi yaşamaya çalışın ve mümkün olduğu kadar anda kalın, çünkü okulun sıkı zaman çizelgesine uymak zorunda kalmadan önce sahip oldukları tek dönem bu. “Ne kadar esnek olursanız, hayatlarının bu döneminden de o kadar zevk alırsınız,” diye ekliyor Leach. “Günün nasıl geçeceğiyle ilgili kesin düşüncelere sahip olmamak da yardımcı olur. Bu yüzden, bir dondurmacının önünden geçerken yaptığınız şeyi bırakın ve tüm aileye dondurma alın.”  

Perry, “Çocuklarımızla anı yaşama fırsatını kaçırma tehlikesiyle karşı karşıyayız, çünkü sürekli bir acele içindeyiz,” diye belirtiyor. 

Çocuk yetiştirme üzerine yazdığı kitaplarıyla tanınan psikolog Steve Biddulph, “Bu durumla yüzleşelim. Çocuklar olmasa hayatımızda kaç kez parka giderdik, uçurtma uçururduk veya dondurma yerdik?” diye soruyor. “Kötü şakalara karnımızı tuta tuta kaç kere gülerdik, kaç kere kanepe üstünde oyunlar oynardık?” Çocuklar bize nasıl eğlenileceğini öğretiyor aslında, yalnızca onlara biraz kulak vermeliyiz. 

Çocuğunuzu sürekli başka çocuklarla karşılaştırıyorsanız, daha iyi bir yöntem olarak kendinize bakın. Rekabetçilik kendi güvensizliklerimize dayanır. Çocuklara kendileri oldukları için değer vermeliyiz, onları başkalarıyla karşılaştırarak değil. Bu sayede onları gerçekten takdir edebilir ve kendimize duyduğumuz güveni de yükseltebiliriz. 

Sizi rekabetçiliğe iten güvensizlikleriniz neler? Kendi problemlerinizi çözmek çocuğunuzla sahip olduğunuz ilişkiyi de geliştirir. Meme kanseri tedavisi gördüğüm sırada aldığım terapi, kendi duygularımı yaşama hakkına sahip olduğumu ve annelik dışında da bir hayatım olabileceğini fark ettirdi bana. Korkularımı anlamak, kızlarımla iletişime geçme biçimimi iyileştirdi ve beni daha bir ebeveyn yaptı. 

Çocukların yöntemlerine açık olun.

İlkokul dönemi 

Perry şöyle diyor: Sınırlar önemlidir ancak bu sınırları belirlerken düşünmeniz gereken şey şu; sizi ne mutlu edecek? Çünkü siz mutlu olursanız, çocuklarınız da mutlu olur. Ebeveynlere ilkokul çağındaki çocuklarıyla daha dürüst olmalarını öneriyor. “Beraber parktaysanız ve eve gitmek istiyorsanız, ‘Hadi eve gidelim, yemek yemen lazım,’ demek yerine ‘Hadi eve gidelim, üşüdüm ve bu kadar park bana yetti,’ diyebilirsiniz.” Çocuğunuz üşümenin ne demek olduğunu biliyor ve sizi anlayıp yardım etmek isteyecektir. 

Biddulph’a göre, çocuğunuzla baş başa yapacağınız aktiviteler geliştirmek ve bunları sırf eğlence amaçlı yapmak oldukça iyi bir fikir (bunlar biraz öğrenmeyi de içerebilir tabii ama asıl amaç eğlenmek). “Örneğin, babasıyla köpeğini gezdiren bir kız çocuğunun özsaygısı çok gelişir, çünkü babasıyla karşılıklı olarak vakit geçirmekten hoşlandıklarını bilir. Güzel sohbetler ettiğiniz bu tür rutinlere ihtiyacınız var.” 

Çocuğunuzun eleştirilerini kişisel almamak da büyük önem taşıyor. Hem de çok. Çocuklar eleştirilerini bize yöneltirler, çünkü biz hemen yanı başlarındayız ve kolay hedefler konumundayız. Eleştirilere takılmayın, daha mutlu olacaksınız. 

Boşanmalar yaygın olarak evliliğin 12. yılından sonra gerçekleşiyor. Bu nedenle, ilkokul ayrılıkların sıkça yaşandığı bir dönem olarak ön plana çıkıyor. Bu dönemde ebeveyn olarak hala sorumluluklarınız çok fazla ve yine de zevk almaya çalışmalısınız – hem kendi iyiliğiniz hem de çocuklarınızın iyiliği için. Leach, “Artık eşinizle anlaşamıyor oluşunuz onun kötü bir ebeveyn olduğu anlamına gelmiyor,” diyor. Hayatınızın en zor görevlerinden biri olsa da, eski eşinizle iyi anlaşmaya çalışmak ebeveynlikten aldığınız keyfi sürdürmeniz için en iyi yöntem. 

Çocuğunuzla düzenli olarak baş başa vakit geçirerek ve ikinizin de hoşlandığı bir şey yaparak ilişkinizin gelişmesine yardım edin. Kardeş ya da eş olmadan, yalnızca ikinizin yaptığı aktiviteler edinin.  

Ergenlik

Ergenler her ne kadar kötü bir şöhrete sahip olsalar da, ebeveynliğin en önemli dönemlerinden birini oluşturuyorlar. 

“Ergen çocukları olan bir ebeveyn olarak, aslında katkı sağlamak için yapabilecekleri ne kadar çok şey olduğunu bilmek bana müthiş keyif veriyor,” diyor Wiseman. “Oğlum düzenli olarak bize yemek yapıyor mesela ve bunu yapmaya bayılıyor. Diğer oğlumsa market alışverişlerimizde bize çok yardımcı oluyor.” 

Siz buna açık olduğunuz sürece, bir ergene ebeveynlik yapmak çok eğlenceli aslında. “Mizah anlayışlarına, dürüstlüklerine, yerinde yaptıkları alaycılığa ve bakış açılarına bayılıyorum,” diyor Wiseman. “Ergenler, onları yargılamadığınız ve saygısızca davranmadığınız sürece gerçekten çok ilgi çekici insanlar.”  

Kızı şu anda 28 yaşında olan Perry, “Mutfağımın ergenlerle dolu olmasını çok sevmiştim,” diyor. “Şu anda da seviyorum. Sürpriz partilerden, mutfakta edilen danslardan ve bir anda kapıda beliren arkadaşlarından keyif almayı öğrenin. Çocuklarımız bize hayatta olmanın keyfini çıkarmayı öğretiyor,” diyor Biddulph. “Biz yaşlı ve stresliyiz, onlar ise hayatlarının en heyecan verici dönemini yaşıyorlar.” 

Hem kendi ihtiyaçlarınız hem de çocuklarınızın ihtiyaçları konusunda net olun. 

Yetişkinlik 

Perry, “Ebeveynlerim her zaman kendilerini yetişkin, bizi ise çocuk olarak gördü. 50’li yaşlarımda bile bu böyleydi,” diyor. “Ama ben kızıma böyle davranmıyorum. İkimizin de yetişkin olduğunun farkındayım. Üstelik bana çok yardımcı oluyor, onun sayesinde gündeme yetişebiliyorum.” Buna bir ekleme yapacağım: Yetişkin çocuklarım olmasa Loyle Carner dinlemezdim, internette kıyafetlerimi satıyor olmazdım ve bazı yiyecek-içecekleri hiç denememiş olurdum.   

Ayrıca sizin de faydalanabileceğiniz heyecan verici hayatlar sürüyorlar. 27 yaşındaki en büyük kızım, Amsterdam’da bir kanalın yakınında yaşıyor ve bu sayede ben de hafta sonu kaçamakları için Amsterdam’a gidebiliyorum. Onların dünyaları size farklı dünyaların kapısını açıyor; yaşınız ne olursa olsun ufkunuzu genişletiyorlar. 

Perry bir uyarıda bulunuyor: “Şunu unutmayın, çocuklarınız her zaman en çok sizin fikrinize önem verir.” 

Yetişkin çocuklarınıza saygı duyun. Artık onlara ne yapacaklarını söyleyemezsiniz, hatta bunu hiçbir zaman yapmamalısınız. Ve onları artık değiştiremezsiniz. 

Kaynak: https://www.theguardian.com/lifeandstyle/2019/sep/07/if-you-are-happy-they-are-happy-how-to-enjoy-being-a-parent

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here