TRENDLER

Eğitimdeki Güncel Tartışmalara Farklı Bir Gözle Bakmak...

Görüntülenme 626

0
Eğitimdeki Güncel Tartışmalara Farklı Bir Gözle Bakmak...
2014  yılı, eğitimin Türkiye’de eğitim konusunun en çok tartışıldığı yıllardan biri oldu. Üstelik toplumun geniş kesimine yayılan bu tartışmalar, sadece  verilen eğitimin niteliği ya da niteliksizliği ile ilgili değildi. Ülkemizdeki eğitimin kalitesine odaklanan tartışmalarda bile kriterlerimizi, Pisa 2012 örneğinde olduğu gibi, dünya ölçeğinde koymaya alıştık.  Özel gereksinimli çocuklar ya da zorunlu din dersi örneklerinde olduğu gibi; ülke içinde yaşanan bir eğitim sorununa karşı, dünya çapındaki kurumsal yapılar üzerinden çözüm arandığına şahit olduk. Belli ki, bu karamsar atmosferde biz farkında olmasak da, eğitime bakış açımız değişiyor.
Serimizin beşinci bölümünde bir toplumbilimcinin İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesi Kenan Çayır’a sorumuzu yöneltiyoruz.
“2014 yılında Türkiye’deki en önemli eğitim gündemleri nelerdir? Ve sizce neden önemlidir?”
İşte yanıtlar…

 AİHM’in zorunlu din dersi uygulamasına son verilmesi hakkında aldığı karar

Bir grup TC vatandaşı çocuklarını zorunlu din dersine sokmak istememeleri sebebiyle Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dava açtı. AİHM, 16 Eylül 2014 tarihinde Din kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması ve din dersi uygulamasıyla ilgili -seçme hakkı gibi- yeni düzenlemelerin yapılması gerektiği yönünde karar aldı.

Bu kararın artısıyla eksisiyle önemli siyasi sonuçları olabileceğini düşünüyorum. Şimdiye kadar eğitim konusunu, devletin bir vatandaş yaratma projesinin bir parçası olarak, kendi ulus devlet sınırlarımız içinde düşünmeye alışmıştık.

Bundan sonra ekonomiyi ulus devlet sınırlarının belirsizleştiği global bir düzlemde düşünüp yorumlamaya alıştığımız gibi eğitimin de ulus devlet sınırlarını aşan bir boyutu olduğunu görmeye başlayacağız.

AİHM kararını desteklesek de desteklemesek de hepimizi eğitim konusunu bu boyutuyla yeniden düşünmek zorundayız.

19. Eğitim Şurası

Belki de ilk defa bir eğitim şurası bu kadar kamuoyunda haber oldu. Daha önce büyük oranda teknik boyutuyla sadece sınırlı bir çevrede konuşulan eğitim şurası, bu sefer toplumun pek çok kesimi tarafından konuşulur, tartışılır oldu.

Bazen eğitimin belirli objektif kriterlere göre şekillenen teknik bir konu olduğu, siyasetin bir alanı olmadığı farzedilir. Oysa Şurada alınan tavsiye kararları bize eğitimin farklı ideolojileri benimsemiş toplumsal aktörler arasında nasıl bir mücadele alanı olduğunu gösterdi. Bu, farklı kesimlerde siyasal bilinç yaratması açısından önemli bir gelişme bence.

Eğitimin üzerindeki ideolojik örtünün tartışılmaya başlanması benim için her durumda iyi bir gelişmedir.

 

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Merkezi (SEÇBİR) ve Tarih Vakfı ortaklığında Ders Kitaplarında İnsan Hakları 3 Projesi tamamlandı

İlki 2002, ikincisi 2009 yılında tamamlanan projenin üçüncü etabının tamamlanmış olması şu açıdan önemli. Eğitim bir mücadele alanı ve artık devlet dışındaki toplumsal aktörler de, yani bu örnekte olduğu gibi bir STK ve araştırma merkezi, eğitime ve ders kitaplarının içeriğine sistematik bir şekilde önerilerde bulunuyor. Daha önceki projelerle birlikte düşünüldüğünde materyallerin izlenmesi sistematik hale geldi. Kurumsallaşan bu yapıyla birlikte projenin devamının da geleceğini biliyoruz.

Ders Kitaplarında İnsan Hakları 3 Projesi ile birlikte kitaplar üçüncü kez bir incelemeden geçirildi; Meclis Eğitim Komisyonu ve Milli Eğitim Bakanlığı’na sunuluyor. Bu projede ilk kez kitaplardaki olumlu örnekler de raporlandı. Örneğin, bazı kitaplarda toplumsal cinsiyet eşitliğini temsil etme açısından oldukça iyi örnekler var. Ancak kitaplar, Türkiye’nin siyasal gündeminin ve toplumsal gelişmesinin gerisinde hala.  Proje ders kitaplarının içeriğine dair Türkiye Cumhuriyeti’nin çoğulcu yapısına göre yenilenmesi için önerilerde bulunacak. Örneğin, bir yanda okullara seçmeli Lazca, Kurmanci, Zazaca derslerini seçmeli olarak koyup, kitaplarda ulusal anlatının hala tek bir etnik yapıyla sürdürülmesi imkansız. Biz, MEB’e bu konuda birlikte kafa yormayı öneriyoruz.

kenancayirKenan Çayır Kimdir?

Kenan Çayır, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesi, ve Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi müdürüdür. Ders kitapları, yurttaşlık, insan hakları eğitimi ve İslami hareketler üzerine çalışmakta ve yazılar yayımlamaktadır. Çalışmalarından bazıları şöyledir: “Biz” Kimiz? Ders Kitaplarında Kimlik, Yurttaşlık, Haklar (İstanbul: Tarih Vakfı Yayınları, 2014); Ayrımcılık: Örnek Ders Uygulamaları, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2012, A.  Alan ile birlikte); Eğitim, Çatışma ve Toplumsal Barış: Türkiye’den ve Dünyadan Örnekler (İstanbul: Tarih Vakfı Yayınları, 2010).

 

 

EĞİTİM TÜRKİYE 2014 / SERİNİN TÜM BÖLÜMLERİ

BÖLÜM 1: Suat Kardaş, Dersaneler Yasası, PISA 2012

BÖLÜM 2: Bilgin Gavaz “Ödevler, sınavlar, çocuklardan seviyeüstü davranışlar bekleyen aceleci öğretmen ve veliler”

BÖLÜM 3: Özgür Şensoy “Nitelikli öğretmen yetiştirebiliyor muyuz?”

BÖLÜM 4: Burcu Uçaray “Eğitimde aileler inisiyatifi ele alıyor…”

BÖLÜM 5: Kenan Çayır “Eğitimdeki güncel tartışmalara farklı bir gözle bakmak”

BÖLÜM 6: Ali Koç “Bugünkü sorunlarımızın kaynağı dünkü çözümlerimiz…”

BÖLÜM 7: Elif Doğan “Anne Gözüyle: Eğitim Denince Aklımıza Takılan Sorunlar…”

BÖLÜM 8: Ece Karaboncuk “Eğitimin “Çok” Konuşulanları: Okul Seçimi, Öğretmen Atamaları ve Bilişim Eğitimi…”

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!