TRENDLER
Fethiye Şenel
Fethiye Şenel

TÜM YAZILARI

Bir Çocuk Öğrenmeyi Neden Reddeder?

Görüntülenme 1086

0
Bir Çocuk Öğrenmeyi Neden Reddeder?

Yapılan araştırmalar sonucunda, hamilelik döneminde başlayan anne bebek etkileşiminin bebeklerin gelişiminde çok önemli bir rol oynadığını biliyoruz. Bu dönemde duyu organları henüz yeteri kadar gelişmemiş olduğundan, bebekler sezgisel yolla pek çok duyguyu ayırt edebilirler. Anne bebeği için iyi bir anne olabilme kaygıları taşırken, bebek de ilk yıllarda kendisine bakım veren kişinin (genellikle anne) kendisini tutma (çekip-çevirebilme), kapsayabilmesiyle ilgili bir takım kaygılar taşır. Bebek ve anne (bakım veren kişiler) arasında düzenli, güven verici, uyumlu, keyifli bir ilişki sağlandığında, yani sağlıklı bir bağlanma gerçekleştiğinde çocukların zihinsel, fiziksel ve ruhsal (sosyal-duygusal) olarak geliştiğini söyleyebiliriz. Çok erken dönemlerde başlayan gelişimleri, söz konusu yaklaşımların niteliğinden olumlu veya olumsuz yönde etkilenebilmektedir.

Her alanda bir yetişkin bakımına ihtiyaç duyan bebek; sezgileri ile kendisine bakan kişinin (anne-baba- diğer yakınlar ve bakıcılar) duygularını, jestlerini, mimiklerini hissederek zihninde oluşturduğu girdiler ile öğrenme tecrübesine başlamış olur. Burada dış dünyaya karşı kendini güvende hissetmesi için atılan adımlar ne kadar olumluysa, anneden (bakım veren kişiden) sağlıklı bir şekilde kademeli olarak ayrışması ile de bireysel olarak düşünmeye başladığı söylenebilir. Anneyle ayrışabilmeye başladığında (emekleme dönemi) kendi başına düşünebilmesi için bir fırsat oluşmuş olur, doğal merak duygusuyla diğer odadaki, mutfaktaki, parktaki yani çevresindeki her şeyi algılama ve öğrenme potansiyeli ile etrafını zamanla keşfeder.

Bu süreçte destekleyici ama müdahaleci olmayan yaklaşımımız, çocuğun öğrenme basamakları için gerekli olan önemli adımları gerçekleştirmesine olanak sağlar. Yetişkinlerin çocuklara sunduğu eğitim ortamı oldukça önemlidir, öğrenme aslında okulda değil ailede başlar ve bulunduğumuz her ortamda gerçekleşir. Bu nedenle ilk yıllarda çocukların öğrenmesi için fırsat yaratmak ve onların birtakım becerileri kendi başlarına tecrübe etmelerine imkan sağlamak onlara yapabileceğimiz en büyük yardımdır.

Yere düşen bir bebeğin kalkması için şans vermek Planlama becerisini, kendi başına giyinmesine, yemek  yemesine şans vermek işlemleri Öncelik Sırasına Göre Yapma becerisini, yüksekte olan bir oyuncağa ulaşması için şans vermek Strateji üretmesini, kızdığı zaman hemen istediğini yapmamak Duygularını Kontrol Etmesini öğrenmesini ve olumsuz duygularla başa çıkabilme becerisini geliştirir.  

Akademik ortamda gerçekleşen öğrenmeler de aslında yukarıda bahsettiğimiz öğrenme becerilerinden yararlanılarak gerçekleşiyor. Peki doğal olarak bebekte doğuştan bulunan öğrenme arzusu ne oluyor da veya nasıl oluyor da azalıyor? Zamanla okulu sevmeme, akademik becerileri öğrenmeyi reddetme aşamasına nasıl geliniyor? Duygusal olarak öğrenme ortamına hazır bulunmayan çocukların, öğrenmeye yaklaşımının olumlu olması için ne yapmak gerekiyor? Tüm bu soruların cevabı tek bir değişkene bağlı olmadan, anne karnındaki süreçle başlıyor ve okul hayatı boyunca devam ediyor.

Okulda öğrenme sorunları yaşayan çocukların büyük çoğunluğunun Yönetici İşlevler alanında bir takım zorluklar yaşadığı görülmektedir. Yönetici İşlevler; beynin ön frontal lobunda gerçekleşen becerilerden oluşmaktadır, hem okul hayatında hem de gündelik yaşamda sık sık karşılaştığımız durumları kapsamaktadır. Yönetici İşlevler belirli bir amaca ulaşmak için; düşüncelerin, davranışların ve duyguların yönetilebilmesini sağlayan beceri gruplarına denir. Bu beceriler; tepkiyi dizginleme, işleyen bellek, duygu kontrolü, sürdürülebilir dikkat, görevi başlatma, planlama/öncelikleri belirleyebilme, zaman yönetimi, sebat, esneklik ve üstbiliş becerilerinden oluşmaktadır.

Tepkiyi dizginleme becerisi küçük bir çocuğun arkadaşının elinden oyuncağı çekerek alması ile, okul çağındaki bir çocuğun dışarıdan gelen dikkat çelici bir uyaranı elimine edip önündeki çalışmaya odaklanması veya bir yetişkinin diyette olduğu halde kendisine ikram edilen pasta dilimini yemesinden çok da farklı değildir. Aynı şekilde öz bakım becerilerinden yemek yeme, giyinme vb. için gerekli planlama becerisi de bir matematik problemini çözmek için gerekli olan planlama ve organizasyon becerisinden çok da ayrı tutulamaz.  Erken çocukluk döneminde ne kadar fazla öğrenme ortamına maruz kalırsak (bağımsız bir şekilde kendi başımıza problem çözme, çocukların kendi yataklarında uyuması, kendi başlarına yemek yemesi ve giyinmesi vb.) okul ortamında da bu deneyimledikçe artan öğrenme becerilerinden o kadar yararlanırız ve daha fazla geliştirme şansı buluruz.

Bebeklik ve erken çocukluk döneminde edindiğimiz tecrübelerde yaşadığımız başarı hissi ne kadar artarsa, kendimize dair olumlu benlik algısı bu başarı hissiyle doğru orantılı bir şekilde gelişir. Olumlu benlik algımız sayesinde yeni bir öğrenme ortamında (akademik, bilişsel, sosyal ve duygusal) yaşadığımız kaygı düzeyi o kadar azalır ve geçişlerde fazla zorlanmadan öğrenme becerimizi geliştirebiliriz. Yani öğrenme deneyimleri de (nörololojik nedenlerle oluşan öğrenme sorunları dışında) bir nevi yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıkar ikilemi gibi bir kısır döngü içinde gelişir. Aile ortamında ve okulda yetişkinlerin yaklaşımı bu nedenle hayati önem taşımaktadır.

Çocukların her birinin biricikliği, yaş düzeyleri, aile dinamikleri, öğretmen ve diğer yetişkinlerin tutum ve davranışları, bilişsel ve duygusal süreçlerin bir bütün olarak ele alınması öğrenme sorunlarından bahsederken aklımızdan çıkarmamamız gereken düşüncelerin temelini oluşturur.  Bütün çocukların gelişimsel olarak belirli alanlarda farklı basamaklardan geçtiğini ancak bir noktada farklı zamanlarda da olsa buluştuğunu hatırlamalıyız. Onları anlamak, pek çok büyük sorunun daha küçük olduğu zamanlarda halledilmesi için iyi bir yol gösterici olabilir. Her çocuk anlaşıldığında, doğru ilişki ve iletişim kanalları keşfedildiğinde öğrenebilir.

 

Fethiye Şenel

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!