TRENDLER
Müjdat Ataman
Müjdat Ataman Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği / Ankara Üniversitesi Yaratıcı Drama

Lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde, Türkçe Öğretmenliği yan alanı ile yüksek lisans eğitimini de Ankara Üniversitesinde Yaratıcı Drama alanında tamamladı. Bilkent Üniversitesi Hazırlık Okulunda (BLIS) ve Özel İzmir SEV Okullarında öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. İstanbul'da Tarabya İngiliz Okulları İlkokul Müdürlüğü görevinde bulundu.

Çağdaş Drama Derneği İzmir Şubesinin kuruluşunu ve başkanlığını yürüttü. Forum Tiyatro, sınıfta yaratıcılık, çocuk yazını, alternatif eğitim konuları üzerinde çalışıyor. Eğitim kurumları, sanat akademileri, dernekler ya da çeşitli kuruluşların gereksinimlerine yönelik, konulu atölyeler gerçekleştiriyor. Eğitimpedia yazarıdır. PEGEM Akademi tarafından yayımlanan "Yaratıcı Yazma için Yaratıcı Drama", "Yaratıcı Türkçe Dersleri", "Eğitim Gerçeğimiz" ve "112 Öğretmenliğime Notlar" kitaplarının yazarıdır. Koza Yayınlarından çıkan 4. Sınıf Türkçe kitabı yazarlarındandır. "Türkçe Öğretiminde Yeni Yaklaşımlar", "Yaratıcı Yazma", "Sınıfta Yaratıcılık", "Yaratıcı Dramanın Yöntem Olarak Kullanılması" konularında bildiriler sundu ve seminerler verdi. Halen Fide Okulları'nda Okul Müdürü olarak görev yapıyor.

TÜM YAZILARI

Öğrenciler Kendilerini Değerlendirebilir

Görüntülenme 117

0
Öğrenciler Kendilerini Değerlendirebilir

2005 yılında “Yapılandırmacı Yaklaşım” anlayışıyla tüm derslerin müfredatları değişti. Yine aynı dönemde bir ilk olarak öğrencilere ders kitabı, öğrenci çalışma kitabı, öğretmenlere de kılavuz kitap verilmeye başlandı. Yine aynı dönem bu kitaplara öz değerlendirme formu, dereceli puanlama anahtarı gibi birkaç isimle daha adlandırılan rubrikler eklendi.

Öğrencinin bir çalışmayla ilgili kendini değerlendirmesine olanak veren bu formlar, neredeyse her kitapta ve ünite sonlarında yer almaya başladı. Öğrencilerin yaptıkları çalışmalarla ilgili kendilerini; çok iyi, yeterli, gelişmesi gerek vb. ifadelerle değerlendirmelerine fırsat veren bu formlarla ilgili ilk tepki öğretmenlerden geldi.

Birçok öğretmen o dönemde öğrencilerin kendilerini dürüst değerlendiremeyeceğini düşünüyordu. Ben de bu formları uygulayınca diğer öğretmenler gibi yanıldığımı fark ettim, neredeyse tüm öğrenciler kendilerini oldukça dürüst değerlendiriyordu. Birçok öğrenci öz değerlendirme konusunda kendilerine karşı çok acımasızdı. Bu formları ilk uyguladığım yıl öğrencilerin kendilerini değerlendirmelerini çok sevmiştim ama bir sorun vardı. Neredeyse birbirinin aynı olan formlar kendilerini değerlendirecek öğrenciler tarafından hazırlanmıyor ve bir matbu olarak ders kitaplarının arkasında yer alıyordu. Kendilerini neyle değerlendireceklerini önceden bilmeyen ve ölçütlerini kendilerinin belirlemediği bu değerlendirme, öğrenciler için pek adil değildi. Yine yetişkinler tarafından hazırlanan bu rubriklerin öğrencilere göre net olmayan ölçütleri bulunmaktaydı.

Bir hafta sonu evin yakınındaki fırına uğrayıp ne istediğimi açıkladıktan sonra, biraz farklı malzeme kullandırarak simitler yaptırdım; kimi aşırı tuzlu, kimine biraz şeker katılmış, kimi az susamlı simitler… Pazartesi okula giderken de aynı fırından birkaç taze simit aldım. Simitleri dörder parçaya ayırarak bir kutuya koyup sınıfa girdim. Öğrencilere, sizce iyi bir simit nasıl olmalı diye sordum. Öğrencilerden farklı yorumlar geliyordu. Söylenen her özelliğin sınıfça tartışılmasına izin veriyordum. İyi simit nasıl olur, konusunda herkes tarafından ortak karara varılan ve gözlenebilen özellikleri tahtaya yazıyordum. Taze olmalı, tadı iyi olmalı, susamı yeterli olmalı gibi. Gevrek olmalı konusunda da uzun tartışmalar sonrası hemfikir olmuştuk. Belirlenen ölçütler tahtaya alt alta yazıldıktan sonra bu ölçütler için birden dörde kadar puan verebileceklerini öğrencilere ilettim. Sınıfa getirdiğim kutudan öğrenciler birer parça simit seçerek kendilerine gelen simitleri belirlediğimiz ölçütlere göre değerlendirmelerini istedim. Değerlendirme sonucunda, taze ve malzemesi doğru simidin kimde olduğu ortaya çıkmıştı.

Drama katılımcılarıyla yaptığım bir derste de “iyi bir arkadaş nasıl olmalı” konusunda tartışıp, üstünde hemfikir olduğumuz ölçütler belirledik: İyi ve kötü gününde yanında olmak, ortak paylaşımın kalitesi, gerçekçi olmak, sır tutabilmek, vb. Ardından kağıtlara beş arkadaşımızın adını yazarak belirlediğimiz ölçütlere uygun bu arkadaşlarımız için dörtlü puanlamaya göre derecelendirme yaptık. Bu çalışmayı yaparken ben de dahil tüm katılımcılar, yakınımızdakileri yeniden gözden geçirme fırsatı bulduk. Bir katılımcının, çok düşük çıkan puanlı arkadaşıyla ilgili yaptığı; durum bu kadar vahimken neden hala arkadaşlık yapıyorum ki yorumu hepimizi gülümsetti. Böylesi bir çalışma katılımcıların gelecekte kendi konularında değerlendirme ölçütü hazırlamasının önünü açacaktır.

Öğrencilerle yaptığım bir konuşma dersinde, konuşma becerisinin neden önemli olduğunu, kötü bir anlatıcı örneklemesi ile gösterdim. Ellerim vücudumun iki yanına yapışık, çok durarak ve kelime kelime konuşarak, kimse ile göz iletişimi kurmadan, sözcüklerin arasında “ııı, aaa” gibi gereksiz sesler çıkartarak bitirdim örneklememi. Konuşma sırasında da tahtaya yapışıktım. Öğrencilere bu konuşmayı nasıl bulduklarını sordum. Hepsi bir ağızdan “çok kötü bir konuşma” demeye başladı. Bu ortak yorumun üstüne, iyi bir konuşma nasıl olmalı sorusunu yönelttim.

Öğrenciler benim konuşmamdaki olumsuz yanlardan da yararlanarak örnekler vermeye başladılar. Akıcı konuşmalıyız, gereksiz sesler çıkarmamalıyız, dinleyicilerle göz iletişimi kurmalıyız, rahat olmalıyız, jest ve mimiklerimiz konuşmamıza eşlik etmeli… Öğrencilerin örnek verdiği ölçütlerde sınıfça hemfikir olduğumuzda her öğrencinin hazırlıksız bir dakika konuşma yapacağını söyledim. Konuşma yapacakları konuları daha önce bir kutu içinde minik kağıtlara yazarak atmıştım. Her sınıf seviyesine göre değiştirilebilecek bu kağıtlarda yazanların öğrencilerin ilgisini çeken konular olması yeterli (sevdiğiniz bir sporcu ve onu sevme nedenleriniz, en sevdiğiniz film, bize bir arkadaşınızı tanıtır mısınız, uçabilseydim, bir özel gücüm olsaydı, ilerde şu alanda çalışmak isterim çünkü…).

Ölçütleri öğrenciler tarafından çalışma öncesi belirlenmiş değerlendirme rubrikleri, öğrencilerin kendi gelişimlerini görmeleri ve çıkarım yapmaları açısından hazır değerlendirme ölçeklerinden daha yararlı olacaktır diye düşünüyorum.

Müjdat Ataman

Okul Müdürü

www.mujdatataman.com

[email protected]

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!