REKLAMI KAPAT
TRENDLER
Müjdat Ataman
Müjdat Ataman Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği / Ankara Üniversitesi Yaratıcı Drama

Lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde, Türkçe Öğretmenliği yan alanı ile yüksek lisans eğitimini de Ankara Üniversitesinde Yaratıcı Drama alanında tamamladı. Bilkent Üniversitesi Hazırlık Okulunda (BLIS) ve Özel İzmir SEV Okullarında öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. İstanbul'da Tarabya İngiliz Okulları İlkokul Müdürlüğü görevinde bulundu.

Çağdaş Drama Derneği İzmir Şubesinin kuruluşunu ve başkanlığını yürüttü. Forum Tiyatro, sınıfta yaratıcılık, çocuk yazını, alternatif eğitim konuları üzerinde çalışıyor. Eğitim kurumları, sanat akademileri, dernekler ya da çeşitli kuruluşların gereksinimlerine yönelik, konulu atölyeler gerçekleştiriyor. Eğitimpedia yazarıdır. PEGEM Akademi tarafından yayımlanan "Yaratıcı Yazma için Yaratıcı Drama", "Yaratıcı Türkçe Dersleri", "Eğitim Gerçeğimiz" ve "112 Öğretmenliğime Notlar" kitaplarının yazarıdır. Koza Yayınlarından çıkan 4. Sınıf Türkçe kitabı yazarlarındandır. "Türkçe Öğretiminde Yeni Yaklaşımlar", "Yaratıcı Yazma", "Sınıfta Yaratıcılık", "Yaratıcı Dramanın Yöntem Olarak Kullanılması" konularında bildiriler sundu ve seminerler verdi. Halen Fide Okulları'nda Okul Müdürü olarak görev yapıyor.

TÜM YAZILARI

Otoriteyi Sorgulamak Ve Demokrasi

Görüntülenme 1819

0
Otoriteyi Sorgulamak Ve Demokrasi

Otorite; yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü anlamına geliyor. Yaşamımızın her basamağında farklı otorite figürleri ile karşılaşıyoruz. Yaşımıza bağlı olarak girdiğimiz otorite fabrikalarından ses çıkarmıyorsak ‘itaat edenler’ ürünü olarak çıkıyoruz. Bu sürecin en tehlikeli hali de bize söylenen her şeyi doğru olarak kabul etmeye başlamamız oluyor. Biliş gidiyor, yerine ne yazık ki başkalarının bilişleri devreye giriyor.

Otoritenin eğitimdeki yansımalarına baktığımızda sınıfta öğretmeni, okulda idareyi görüyoruz. Okullarda ve sınıflarda mutlak otoriteye ses çıkarmayanların, yanlışa yanlış demeyenlerin, ben böyle düşünmüyorum diyemeyenlerin gelecekte yaşadıkları toplumda otoriteyi eleştirebileceklerini, kendi bilişlerini ortaya koyabileceklerini düşünürsek yanılırız. Günlerdir söylenen ‘yaşasın demokrasi ‘cümlesinin içini sınıf ve okullarda ne kadar dolduruyoruz bunu gözden geçirmemiz gerekiyor. Demokrasinin temel işleyişinden uzak örgütlerde (aile, okul, dernek vb.) büyüyen-yetişen kişilerin yaşamlarında demokratik tutum geliştirmelerini beklemek olanaksızdır.

Okullarda ‘demokrasi’ kavramına vurgu yapılsın dersek, programa iki üç kazanım eklenerek işin içinden çıkılacağını düşünebiliriz: Demokrasinin anlamını bilir, demokrasinin temel ilkesi olan milli egemenliği açıklar, seçme seçilme hakkının önemine örnek verir… Üç kazanım koyduk, demokratik de olduk, oldu da bitti maşallahla işin içinden çıkılmıyor. Eğer ders programları içine kazanım koyarak sorunları çözebilseydik, memleketin sokaklarını çöp yığını halinde görmezdik çünkü ders programları onlarca kez tekrar eden çevre kazanımlarından geçilmiyor. Daha iyisini yapalım, “zorunlu demokrasi” adıyla bir sınıf seviyesine ders koyalım. Aman aman hiç gerek yok! Bu yeni alışkanlıktan uzak duralım, memlekette iyi gitmeyen bir şeyi, o konuyla ilgili ders koyarak çözemiyoruz. Zorunlu trafik dersine ve trafikte hiç kullanılmayan sağ-sol sinyallerine bakarak çıkarım yapabiliriz.

Daha önce denenen ama ilerlemediği görülen yollara girilmeden demokrasi kültürüne katkı sağlayacak anlamlı atılımlara yönelmemiz gerekiyor. Demokrasinin temel ilkelerinden olan ama okullarda kulaklara çok çalınmayan, katılım, özgürlük, eşitlik, çoğulculuk kavramlarını tozlu raflardan çıkarıp okullarda işletmemiz gerekiyor.

Çalıştığım okullardan birinde öğrenci birliği vardı, oylama ile her yıl seçilirdi. Her okul gibi çalıştığım okulda da bu seçimlerin sosyal medyada haberi yapılırdı, “Öğrencilerimiz Demokrasiyi Öğrendi.” Öğrenci birliği sembolikti, yılda bir yapılan kermeste satış yaparlardı. Ne zaman öğrenci birliğini çağırıp toplantı yapmak istesek, öğrenciler teneffüslerini aldığımız için mutsuz olurlardı, oyundan gelmek istemezlerdi. Oyundan gelmek istemeyen öğrencilerin anlamlı bir nedeni vardı çünkü yapılan işin okula ve öğrenci yaşantısına bir katkısı yoktu. Okullarda var olan öğrenci birlikleri ne kadar etkilidir? Hangi karar alma süreçlerine katılırlar? Bunların tartışılması gerekiyor. Öğrenci birliği temsilcisinin öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunda ( disiplin kurulu) bulunması demokratik bir yaklaşım mıdır, yoksa ceza mekanizmasına içten yeni bir yapı eklemek midir? Bu da gözden geçirilmelidir. Okullarda göstermelik bir seçim yaparak, ne güzel bakın öğrencilere demokrasiyi öğretiyoruz yalanından vazgeçmeliyiz.

Kişi sayısı bakımından  doğrudan demokrasinin kolaylıkla işletilebileceği örgütlerdir okullar. Doğrudan demokrasiyi işletmek için alternatif okul olmaya da gerek yoktur, sadece harekete geçmek ve denemek gereklidir. İlkokullar dahil her düzeyde, öğrenci meclisleri kurulabilir ve bu meclisler haftanın bir günü okulla ilgili gündem maddeleri görüşmek için toplanarak kararlar alabilir. Bu meclisler okulun duvarına hangi resimler çizilsin tartışmaları dışında, öğretim programlarını, seçmeli dersleri, teneffüs ve beslenme uygulamalarını, öğrenci haklarını, okula alınacak ders-oyun materyalleri seçimini, okul anlaşmalarını, okul yönetim anlayışını tartışmalıdır.

Okullarda öğrenci panoları olabilir, her öğrencinin düşüncesini özgürce yazacağı, paylaşacağı alanlar yaratılmalıdır. Okul gazetesi ve dergisi olmalı ve basılı yayınların yaratım sürecinden öğretmenler çekilerek tüm aşamaların öğrenciler tarafından oluşturulmasına izin verilmelidir. Her okulun birbirinin neredeyse aynı internet siteleri, öğrencilerin görüşlerine açılmalı, okul sayfasının ve okul sosyal medya hesaplarının kullanımına öğrenciler de katılmalıdır.

Öğretmenler kendi istedikleri sınıf kurallarını öğrencilere buldurarak sınıf kurallarını-sınıf anlaşmalarını belirlememelidir. Sınıf kuralları-anlaşmaları öğretmenlerin rahat etmesi için değil öğrencilerin daha özgür bir ortamda öğrenmesi için oluşturulmalıdır.

Tüm bunlar yapılabilir mi? Kesinlikle tümü ve daha fazlası yapılabilir. Ses çıkarmaya, otoriteyle mücadele edilebileceğini göstermeye daha çok ihtiyacımız var. Okullarda demokrasi kültürünü gerçek anlamda oluşturabilirsek gelecekte demokrasi nöbetini tutmaya ihtiyacımız olmayacaktır.

 

 

https://www.instagram.com/atamanmujdat/

https://twitter.com/ataman_mujdat

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!