TRENDLER
Müjdat Ataman
Müjdat Ataman Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği / Ankara Üniversitesi Yaratıcı Drama

Lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde, Türkçe Öğretmenliği yan alanı ile yüksek lisans eğitimini de Ankara Üniversitesinde Yaratıcı Drama alanında tamamladı. Bilkent Üniversitesi Hazırlık Okulunda (BLIS) ve Özel İzmir SEV Okullarında öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. İstanbul'da Tarabya İngiliz Okulları İlkokul Müdürlüğü görevinde bulundu.

Çağdaş Drama Derneği İzmir Şubesinin kuruluşunu ve başkanlığını yürüttü. Forum Tiyatro, sınıfta yaratıcılık, çocuk yazını, alternatif eğitim konuları üzerinde çalışıyor. Eğitim kurumları, sanat akademileri, dernekler ya da çeşitli kuruluşların gereksinimlerine yönelik, konulu atölyeler gerçekleştiriyor. Eğitimpedia yazarıdır. PEGEM Akademi tarafından yayımlanan "Yaratıcı Yazma için Yaratıcı Drama", "Yaratıcı Türkçe Dersleri", "Eğitim Gerçeğimiz" ve "112 Öğretmenliğime Notlar" kitaplarının yazarıdır. Koza Yayınlarından çıkan 4. Sınıf Türkçe kitabı yazarlarındandır. "Türkçe Öğretiminde Yeni Yaklaşımlar", "Yaratıcı Yazma", "Sınıfta Yaratıcılık", "Yaratıcı Dramanın Yöntem Olarak Kullanılması" konularında bildiriler sundu ve seminerler verdi. Halen Fide Okulları'nda Okul Müdürü olarak görev yapıyor.

TÜM YAZILARI

Sesiniz Dersinizdir

Görüntülenme 149

0
Sesiniz Dersinizdir

Ritim, Latince akış demek ve birçok müzik yaklaşımı bedenin ritminden söz eder ve kalp atımını ilk ritim olarak görür. Kalp atımının hızlanmasıyla heyecan başlar ve ritim de artar. Bu yaşamsal akış kendi içinde ritmin hızlanması, yavaşlaması döngüsüyle uyum içinde devam eder. Ritmik akışa eşlik eden bir enstrümanımız da sesimizdir. Öğretmen sınıfa girdikten ona eşlik edecek olan beden dili ve sesidir. Öğretmenin kendisini bütünleyen beden dilini ve sesini kullanma durumu ise dersin ritmini doğrudan etkileyecektir.

Öğrencilik yıllarınızda derste uyudunuz mu ya da uyuyan arkadaşınız oldu mu? Özel bir durum yoksa derste uyumanın tek bir nedeni vardı, o da derste öğretmen ritminin uyku moduna geçmesidir. Tekdüze bir ders anlatımı, seste garip bir aynılık, sınıfın havalandırılmaması ve git gide oksijenin azalması uykuya geçişi artıran nedenlerdendir. “Mıy  mıy konuşuyor” tanımlaması öğrencilik dönemlerinde duymaya alışkın olduğum bir öğretmen nitelemesidir. Tiyatro alanında eğitim gören öğrenciler mutlaka diyaframla ilgili eğitim alıyorken ne yazık ki eğitim fakültelerinde diyafram konusunda özel bir çalışma yoktur. Aynı şekilde öğretmenlerin diksiyonları, rol model olacakları öğrencileri için çok önemliyken eğitim fakültelerinde diksiyon dersi de bulunmamaktadır. Kendini geliştirmek isteyen öğretmenlerin bireysel arayışları dışında bu alanda atılan özel bir adım yoktur.

Ses sınıfta öğrenciler için de öğretmenler için de en önemli uyaranlardan biridir. Uyarıcı sesin niteliği ve şiddeti dersin verimliliği ile doğrudan ilintilidir. Yükselmeyen, alçalmayan, değişmeyen ses tonu dikkati de etkileyecek ve dersten kopmalar başlayacaktır. Dışarıda yüksek sesle konuşanlar özür mahiyetinde “öğretmenim de ondan bu yüksek ses tonu” derler. Sınıfta dinlenilmek için sesi yükseltmek, öğretmenliğin ilk yıllarında acemiliğin hataya dönüştüğü anlardır. Sınıfta uğultu çoğaldıkça öğretmen sesini daha çok yükseltir. Uğultulu sesi bastıran ses olmak öğretmen için sınıfta hakimiyet kurmak haline geldiğinde köprüden önceki son çıkış kaçırılmış demektir. Ne yazık ki hala dinlenilmenin yüksek sesle konuşmaktan geçtiğine inanan çok fazla öğretmen var. Beraber çalışma şansı yakaladığım deneyimli bir öğretmen sınıfında çok kısık sesle konuşurdu. Öğrenciler bu ses düzeyine o kadar alışmışlardı ki öğretmeni duymak için sınıfta olabildiğince sessiz oluyorlardı. Yüksek sesle konuşmak ya da kısık sesle konuşmak dinlenilir olmak açısından değerlendirilebilir. Sesin derste kullanımına yükseklik ya da alçaklık olarak bakmadan verimlilik olarak bakmak daha anlamlı olacaktır. Sesin dersin akışına göre değişmesi, dikkat çekici anlarda öğretmenin sesi ile sınıfı kontrol edebilmesi ve sesinin üstüne düşünüyor olabilmesi daha yararlı olacaktır. Kimi öğretmenler derste kurdukları ilk cümle tonunu hiç değiştirmeden dersin sonunu getirebiliyorlar ki bu durum dersin durağanlığına neden oluyor.

Sesi iyi kullanmak öğrencileri derse çekmek, dersteki iniş ve çıkış anlarını öğrenciler için fark ettirmek, bireysel geri bildirimleri işe yarar kılmak adına etkilidir. Yıllar önce akademik yoğunluğu olan bir okulda çalışırken sınavlarda düşük not alan öğrenciler etüde kalıyordu. Zaten uzun bir okul günü derslerden bunalan öğrenciler için arkadaşları gittikten sonra yeniden ders işleyecek olmak başlı başına bir sıkıntıydı. Bu etüt çalışmalarının birinde Türkçeyi yeni öğrenmiş biri olarak derse giriş yaptım. “Meraba, siz sanirim kesirler konusu anlamadı o yüzden bura geldi. Şimdi ben siz anlatacek bu konu yeniden.” Öğrenciler tüm gün gördükleri öğretmenlerinin bu basit değişimleriyle gülümsediler. Bir yandan gülümsüyorlar bir yandan da Türkçeyi yeni öğrenmiş matematik öğretmeninin yönergelerini takip ediyorlardı. Bu eğlenceli uygulamayı farklı ses tonları kullanarak ara ara yapıyordum. Dersin herhangi bir yerinde dersi anlatan ben yerine, sesimi değiştiriyor ve konuşmama farklı ağızlar (Karadenizli, Trakyalı vb.) katarak öğrencilerin ilgisini çekiyordum. Basit gibi görünen bu denemeleri yineledikçe bunların derste etkili olduğunu fark ettim. Üstüne biraz emek verince derste artık tek öğretmen ve tekdüze öğretmen olmayıp farklı karakterleri de “ben” olarak derse alabildim.

 

Müjdat Ataman

Okul Müdürü

www.mujdatataman.com

[email protected]

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!