Eğitimpedia Yazarı – Murat Moroğlu: Nitelikli Çocuk Kitaplarındaki Dil Kullanımı

0
1204

Nitelikli kitapların temel ayırıcı özelliklerinden bir tanesidir, dil. Dilin, nitelikli kitaplardaki yazım ve kullanım şekli, sözcüklerin çocukların anlam evrenlerine inmesi sağlanır. Bu süreç temel olarak çocukların sözcük dağarcıklarının ve sözel ifade etme becerilerinin gelişimi için önemli ve anlamlıdır. 

Özellikle psikodilbilimciler tarafından gerçekleştirilen çalışmalar, kültür ya da coğrafi etmenlerin çeşitliliğine bakılmadan çocukların dil edinimini ve gelişimini hemen hemen aynı yaşlarda geliştirdiklerini veya tamamladıklarını belirtir. Yani çocuklar dünyanın neresinde olursa olsunlar dil gelişim süreçleri açıktır ve geliştirilmeyi bekler. Ancak bu gelişim çocukların yaşadıkları çevre, okudukları ve çocuklara temas eden yetişkinlerin “niteliği” ile doğru orantılıdır. Çocukların her alanda olduğu gibi dil gelişimlerinde de yetişkinlerin önemi orta. Bu noktada yetişkinlerin de özellikle çocuk kitaplarında kullanılması gereken dil konusunda yeterliliğe sahip olması gerekir.

Her kitap çocuğun dil gelişimini destekler mi?

Bu soru önümüzde duran önemli sorunsallardan bir tanesidir. Kişisel olarak her çocuk kitabının çocukların dil gelişimine katkı sunmayacağını düşünüyorum. Aşağıda bazı nitelikli çocuk kitaplarından örnek olarak seçtiğim tümceler görüp okuyacaksınız. O örnek tümcelerin yetişkinlerin de dünyalarında etki yaratacaklarına inanıyorum.

Yaşı kaç olursa olsun bireyin dil gelişimi yaşam boyu devam eder. Dolayısıyla nitelikli bir çocuk kitabı elbette ki yetişkinin de dil gelişimine ve kendisini ifade etmesine destek olur. Bu desteğin temel koşulu çocuğun, dil gelişimine katkı sağlayacak nitelikli kitapların seçimi ve çocuklarla karşılaşmasına olanak sağlamaktır. İnsan doğduğu andan itibaren dil gelişimi de başlamış olur. Sevgili Hocam Sedat Sever, Çocuk ve Edebiyat kitabında çocuk kitapları için “zenginleştirilmiş bir dil çevresi yaratan önemli araçlar olarak değerlendirilebilir,” der. Yani anadil, çocuğun dünyasında kitaplardaki görsellerle beraber ortaya çıkar. Çocukların dilbilgisi açısından doğru tümceler kurması, düş evrenlerini, hayallerini ve sevdiklerini ifade etmesi, nedenlerle ve gerekçelerle evet ya da hayır diyebilmesi için nitelikli kitaplarda kullanılan dil önemlidir.

Sözcüklerin ve tümcelerin yazar tarafından düşünülerek, çocuğun dil estetiğine katkı sağlaması yazarların, editörlerin ve yayınevlerinin temel amaçlarından bir tanesidir/olmalıdır. Çocuklara fark ettirilmek istenen konu ya da düşünce, yazar ve editörlerle estetik bir dil süzgecinden geçirilerek çocuklara ulaştırılmalıdır. Bu ulaşma yolu da örneğin Türkçe’deki tüm tümce yapısıyla olabilir. Birçok eğitimci ya da çocuk kitaplarıyla ilgilenen kişiler, çocuk kitaplarındaki tümcelerin sadece “kurallı tümce” ile yazılması gerektiğini düşünür ve söyler. Bu düşünce doğru olmakla beraber eksiktir de. Çünkü dil gelişimi sadece ve tek “kurallı tümce” ile olan bir kazanım değildir. Devrik ve soru tümceleri de bu kazanıma ciddi ivme kazandırabilir. Ayrıca küçük yaşta birçok tümce yapısıyla tanışan bireylerin “şiiri” anlama becerisi de anlamlı bir şekilde desteklenir. 

Hadi biraz da nitelikli çocuk kitaplarında olan ve her yaştan bireyin anlam evrenine ve dil gelişimine katkı sağlayacağını düşündüğüm tümcelere örnekler vermeye çalışalım. 

İlk örnek dünyada önemli bir yeri olan sanatçı Leo Lionni’nin Yüzyüz adlı kitabında geçen “Bir de denizlaleleri varmış. Rüzgârda bir o yana, bir bu yana sallanan pembe palmiye ağaçlarını andırıyorlarmış,” tümcesi. Tümcede geçen “denizlalesi, andırmak” sözcükleri, çocukların sözcük dağarcıklarını genişleten sözcüklerdir. Ayrıca tümcenin tamamına bakarsak da çocukların neden-sonuç ilişkisiyle betimleme yapabilmelerine destek olacak türden diyebilirim. 

Bir diğer örnek ise Shel Silverstein ‘in Eksik Parça kitabından:

“Ben senin eksik parçan değilim. 

Ben kimsenin parçası değilim. 

Ben sadece kendimin parçasıyım. 

Ve birinin eksik parçası olsaydım bile, 

Seninki olacağımı sanmıyorum.”

Bu şiirsel tümceler bir çocuk kitabında geçiyor. İnsanı kendisiyle ilgili derin sorgulamalara iten, bireyin tek başına birey olma sürecine sorgulamalarla katkı sunan tümceler. Aynı zamanda bireye seçme hakkı kavramını sorgulatan veya düşündüren tümceler… Özellikle edebiyat ve felsefe ile uğraşan eğitimcilerin kesinlikle çocukların karşısına çıkarmaları gereken bir tümce: Ben kimsenin parçası değilim. Bunun üzerine konuşmak ve tartışmak elbette ki bireyin kendisine yönelik farkındalığını zorlayan bir süreç olacaktır. 

Son örnek Margriet Ruurs’un Taştan Adımlar kitabından. “Jedo, aslında özgür olmadığımızı söylerdi. Şarkılarımızı söyleyip dans edemiyorsak ve kendi dualarımızı okuyamıyorsak, gerçekten özgür sayılır mıydık?” Bunlar, özgürlük kavramını düşünmek bu kavram üzerine kafa yormak, mülteci kavramına ve yaşantısına yönelik çocukların toplumsal sorunları yönelik duyarlılığını artırabilecek nitelikle kurulan tümcelerdir. 

Yukarıdaki bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Hemen her nitelikli çocuk kitabında bu tür tümcelerle karşılaşırsınız. Bu tür tümcelerin olduğu kitaplar almak çocukların gelişimine ciddi katkılar sunar. 

Murat Moroğlu

Yaratıcı Drama Eğitmeni

Instagram: murat.moroglu

[email protected]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here