Eğitimpedia Yazarı – Oyunbaz Öğretmen: “Bu Ne İşimize Yarayacak? Bunu Niye Öğreniyoruz?”

0
1364

Öğrencilerin öğretmenlerine sıklıkla sorduğu bu soruya ben de en son, “O kadar çok işe yarıyor ki, dünyanın dönme hızı gibi, fark etmiyoruz bile!” gibi ironik bir yanıt verdim.

Okul ve okul dışı yaşam arasında açılan boşluğu son yıllarda ne ile dolduracağımızı şaşırdık. Proje tabanlı öğrenme modeli bu dönemde ‘geçiş yapmaya çalıştığımız’ en cazip model olarak karşımıza çıktı. Fakat ‘disiplinler arası olmalı’ dediğimiz projeleri, belli bir ders kapsamından çıkaramadık bir türlü.

Dünyanın önde gelen eğitim noktalarından biri olan Finlandiya da, bilginin eğitimsel hiyerarşilerden geçen statik bir şey olmadığını, bunun yerine sosyal etkileşimler ve problem çözme yoluyla yapılan bir şey olduğunu söylüyor. Bu yüzden Finlandiya eğitimde en radikal revizyonlardan birine gitti: Olgu (fenomen) tabanlı öğrenme modeline geçti. (İng. phenomenon-based learning)

Bu modelde, öğrencilerin bağımsız bir şekilde deneyimleriyle ve diğer öğrencilerle iş birliği içinde aktif öğrenmeleri destekleniyor. Matematik, fizik, tarih veya coğrafya gibi tekil dersler yerine öğrencilere ‘konular’ ya da ‘kapsamlı olaylar’ dan oluşan dersler hazırlanıyor. Öğrencilere çok disiplinli bir mercek aracılığıyla eleştirel düşünme fırsatları sunulduğunda daha derin bir öğrenme deneyimi yaşayabilmeleri amaçlanıyor. Bu model, proje tabanlı öğrenme modellerini bir araya getirirken, disiplinler arasındaki geçitleri daha da vurguluyor.

Eğitimde, 21. yüzyıla uygun bir anlayışa ve yaklaşıma ihtiyacımız olduğu açık. Değişim için müfredata bakış, en önemli başlangıç noktası. Müfredatı zenginleştirerek derinleştirmek mümkün. Kısa vadede, müfredattan seçtiğiniz bir üniteye başka gözle bakmayı deneyebiliriz. Örneğin:

İlkokulda ‘Örüntüler’ yerine: ‘Matematik bilen robot olur mu?’ gibi bir ünite başlığıyla, çocuklar gelecekte matematik öğretmenlerinin yerine geçecek, sayı veya şekil örüntüleri oluşturabilen kendi robotlarını tasarlayabilirler.

Ortaokulda ‘Veri Toplama ve Değerlendirme’ yerine: ‘Bu seçimde aday benim!’ gibi bir ünite başlığıyla, kamuoyu araştırmalarının neden önemli olduğunu, seçimle ilgili doğru soruları sormanın tahminleri nasıl etkilediğini, verilerin hangi etkenlerle değişebileceğini keşfedebilirler.

Uzun vadede, muhtemel bir müfredat devrimi için müfredatın alan uzmanlarının desteğine ihtiyacı var. İlkokul öğretmenlerinin ortaokul branş öğretmenleriyle, ortaokul branş öğretmenlerinin lise ve üniversite etkileşiminde olmaları gerekli ve önemli.

Bu haftaki oyun, bir öngörü ve analiz oyunu. Oyun sonunda, oyuncuların seçimlerini sorgulamak fayda sağlar. “Neden bu ağacı seçtin?” gibi sorular oyuncuların kendi stratejilerini geliştirmelerine katkı sunar.

 

Maymunlar Tırmanıyor

Seviye: 4-7. Sınıf

Malzemeler: 4 adet 6 yüzlü zar, her oyuncu için farklı renkte beşer piyon, oyun alanı (EkTırmanış)

Oyuncu sayısı: 2-5

Nasıl Oynanır:

Her oyuncunun 5 adet piyonu (maymunu) vardır.

Oyuncu, beş piyondan üçünü oyuna sokmak zorundadır.

Sırası gelen oyuncu 4 adet zarı birlikte atar.

Her oyuncu üst üste 2 kez oynar.

Zarlardan istediği iki tanesinin üzerindeki sayıyı toplar. Toplamın yazılı olduğu ağaca maymununu (piyonunu) tırmandırır.

Örneğin,

Maymunlar 12, 9 ve 8 ağaçlarında olsun.

Zarlar toplamı bu sayılardan biri geldikçe, maymun 1 adım ilerler.

Ağacın tepesine ilk tırmanan, ağacın koruyucusu olur. (Eğer varsa o ağaçtaki diğer maymunlar oldukları yerde etkisiz kalırlar. Tırmanışa devam etmezler.)

Oyun sonunda 3 ağacı koruma altına alan, oyunu da almış olur.

 

Keyifli öğrenmeler!

D. Pelin Sakın

Matematik Öğretmeni

[email protected]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here