Eğitimpedia Yazarı – Recep Karataş: Bir Babanın Çocuk Yetiştirmede Yapabilecekleri

0
513

Anne babalar olarak çocuk yetiştirme konusunda son yıllarda özel bir hassasiyet geliştirdik sanki. Bu hassasiyet, ebeveynlik rollerimizde de bazı değişimleri beraberinde getirdi. Bilhassa babalık rollerinin, iki kuşak arasında bile nasıl bir değişime uğradığını bariz bir şekilde gözlemliyoruz. Babalık rollerindeki bu değişime ışık tutacak ve konuyu etraflıca anlamamıza yardım edecek bir araştırmadan söz etmek istiyorum bu yazıda. AÇEV tarafından yürütülen “Türkiye’de İlgili Babalık ve Belirleyicileri” adlı araştırmanın ülkemizdeki çocuk eğitiminin geleceğine dair çok önemli sonuçlar içerdiği kanaatindeyim. Araştırma 40 baba ile derinlemesine görüşülerek; 3235 baba ile de anket yapılarak gerçekleştirilmiştir.

Araştırmada, öncelikle babalık hallerine yönelik beş farklı babalık kategorisi ele alınıyor.

Buna göre, araştırmaya katılan babaların yüzde 35’i, değişime kapalı, otoriter ve çocuklara mesafeli bir babalığı temsil eden “geleneksel babalık” kategorisinde yer alıyor.

Katılımcıların yüzde 28’ini ise “yeni geleneksel babalar” oluşturuyor. Erkeklik tutumlarıyla geleneksel babalara benzeyen, ancak kız çocuklarıyla olan ilişkilerinde bu gelenekselliği aşmaya başlayan babalar bu kategoride yer alıyor.

Katılımcıların yüzde 23’ünü oluşturan “hevesli babalık” geleneksel babalık algısı taşıyan ama kendi tercihi ile “ilgili babalık” davranışları sergilemeye başlayan ve aslında toplumdaki dönüşümde önemli rol oynayan babalar kategorisinde tanımlanıyor.

“Gayretli babalık” grubu ise katılımcıların yüzde 12’sini oluşturmakla birlikte, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinin aksine davranan ama bu davranışları biraz da zorunluluk ile yapan babalardan oluşuyor.

“Çizgi dışı babalar” olarak isimlendirilen grup; toplumsal cinsiyet rolleri bakımından tamamen eşitlikçi olan, babalık deneyimini önemseyen ve çocuk yetiştirme konusunda kendilerini geliştirmek için de uğraşan kesimi oluşturuyor. Bu babaların toplam katılımcılar içerisindeki oranıysa yalnızca yüzde 0,9.

Ayrıca araştırmada ‘ilgili babalık’ olarak tanımlanan pozitif babalık özellikleri üç boyut altında değerlendiriliyor: Bakım, Kontrol ve Yakınlık. Babanın çocuk bakımından sorumlu olduğu davranışlara bakım; çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olarak kural ve sınır oluşturmasına kontrol; çocukla karşılıklı ve yakın bağ kurmasına da yakınlık davranışı deniyor.

Babalığın Başladığı Yer: Bakım

Araştırmaya katılan babaların; yüzde 50’si, çocuğunu hiçbir zaman tuvalete  götürmediğini, yüzde 36’sı hiçbir zaman çocuğunun altını değiştirmediğini, yüzde 35’i de hiçbir zaman çocuklarının tırnaklarını kesmediğini belirtiyor. Bakım konusu çoğunlukla annelerin işi gibi görülüyor. Katılımcı babalardan biri, bu konuda kendini şöyle ifade ediyor: “Eşim çocukların temizliğiyle ilgileniyor, ders çalışmalarıyla, yatma kalkma saatleriyle… Bana biraz ters geliyor çocuğun altını değiştirmek, çocuğa yemek hazırlamak. Ha yapmam gerekirse, illaki yaparım da; ama anneleri olduğu için benim işim değil gibi düşünüyorum, olaya o şekil bakıyorum ben” (Gaziantep-Lise mezunu-39 yaşında-Fabrika işçisi).

Babalığın Zorlayıcı Yanı: Kontrol ve Disiplin

Çocuğu disipline etmede kullanılan yöntemlere bakıldığında babaların çocuklarını kontrol etmede zorlandıkları görülüyor. “Yasaklama”, 4-10 yaş arasında çocuğu olan katılımcı babaların en sık uyguladığı cezalandırma yöntemi olarak karşımıza çıkıyor.  Yasaklamadan sonra en sık başvurulan kontrol yöntemiyse sözel şiddet olarak görülüyor. Fiziksel şiddet içeren cezalar, az da olsa bir grup için temel kontrol mekanizması. Her 10 babadan biri çocuğunu kontrol etmek için fiziksel şiddete başvurduğunu belirtiyor.

Babalığın Keyif Veren Yanı: Yakınlık

Genel olarak babalar, çocuklarına karşı oldukça sıcak ve yakın davranışlar sergilediklerini belirtiyorlar. Fakat sözü edilen bu yakınlığın, anketteki davranışsal göstergelerde karşılığının pek olduğu söylenemez.

Çocukla ev içinde ve dışında da kaliteli zaman geçirmek ve onların gelişimlerini destekleyecek faaliyetlerde bulunmak, çocukların bütünsel gelişimleri açısından oldukça önemlidir. Babalar, işten geldikten sonra her ne kadar çocuklarıyla evde aynı ortamda bulunsalar da, genellikle yan yana televizyon izleyerek vakit geçiriyor, ancak gelişimlerini destekleyecek birebir etkinlik pek yapmıyorlar. Birlikte kurmaca oyunlar oynayan babaların oranı yüzde 43. Çocuklarıyla birlikte kitap okuyan babaların oranı ise yüzde 39. Dileyen araştırmayı kapsamlı bir şekilde buradan inceleyebilir.

Çözüm: Anne Baba Eğitimleri

Ülke çocuklarının hikayesiz, hayalsiz bir çocukluk geçirmelerine neden olabilecek bu tabloyu tersine çevirmek ancak ve ancak annelerin ve babaların eğitimiyle mümkün olabilir. (Nitekim katılımcı babaların yüzde 97’si çocuklarıyla ilgili herhangi bir eğitime katılmadığını ifade ediyor.) Milli Eğitim tarafından okullarda ailelere yönelik eğitim verilmek üzere, özellikle rehber öğretmenlere ciddi eğitimler veriliyor. “7-19 Yaş Aile Eğitimi”nin ardından kapsamlı bir hale getirilen “0-18 Yaş Aile Eğitimi”yle bu açık giderilmeye çalışılıyor.

Ancak  geçtiğimiz yıl okulumda açmış olduğum bu eğitimlere 71 anne katılırken; katılan baba sayısı maalesef sadece 4’tü. Babalarla yaptığım görüşmelerde katılmama gerekçesi olarak çalışma saatleri sorun olarak gösterildi. Bu durum gözetilerek mesai saatleri dışında da verilebilecek şekilde planlanan BADEP yani Baba Destek Eğitim Programı bu soruna bir çözüm sunuyor. (Milli Eğitim Bakanlığı talihsiz bir şekilde, 9 yıldır AÇEV ile yürüttüğü ‘Baba Destek Programı’ protokolünü geçtiğimiz yıl feshetti. Baba Destek Eğitim Programı AÇEV tarafından halen yürütülmeye devam ediyor.)

Gerek eğitim vakıflarının gerekse de Milli Eğitim Bakanlığının bu tür aile destek eğitimlerini güçlendirerek, anne babaların ebeveynlik becerilerini geliştirmeye yönelik sağlam bir politika belirlemesi, en başta çocukların yararına olacaktır. Biz de anne baba olarak, çocuğumuzu o kurstan bu kursa koşturmak yerine, belki biraz bu tür anne baba eğitimlerine katılırsak çocuğumuza daha faydalı oluruz diye düşünüyorum. Unutmayın, anne babasının kendisi için kursa gittiğini gören çocuk önemsendiğini düşünür ve kendini değerli hisseder. Bu da kendisine verilen sorumlulukları yerine getirmesinde motive edici bir unsurdur. Gelişime açık dileyen her baba ücretsiz bir şekilde AÇEV Baba Destek Eğitim programından faydalanabilir. Bunun için AÇEV’in web sayfasını ziyaret edebilirler. Yine dileyen anne baba Milli Eğitim tarafından çoğu okulda yürütülen 0-18 Yaş anne baba eğitimlerinden de ücretsiz bir şekilde faydalanabilir. Okullardaki psikolojik danışman/rehber öğretmenlerden bu eğitimleri talep etmek, her anne babanın en doğal hakkı ve çocukları için de birinci görevidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here