TRENDLER
Recep Karataş
Recep Karataş Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik

1980 yılında Diyarbakır'da doğdu. Lisans ve yüksek lisansını Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümünde tamamladı. Özel eğitim dâhil olmak üzere (MEB bünyesindeki) birçok kademede psikolojik danışman olarak görev yaptı. Öykü yazarlığıyla başlayan yazı serüveni, eğitim ve çocuk/ergen psikolojisi üzerine yazdığı yazılarla devam etti. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) gönüllüsü olarak yüzlerce anne-babaya "Etkili Ebeveynlik" üzerine eğitimler verdi.

Yüksek lisans sonrası Bilişsel Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Aile Danışmanlığı alanlarında uzun dönemli eğitimlere katıldı. Sürdürdüğü psikolojik danışmanlığın yanı sıra hayatına üç lisan ve üç enstrüman sığdıran yazarın ayrıca "Mutluluğu Anlamak" adında bir kitabı bulunmaktadır.

TÜM YAZILARI

Çocuk Yetiştirmede Farklılaşmaya İzin Vererek Bütünleşmeyi Sağlamak

Görüntülenme 479

0
Çocuk Yetiştirmede Farklılaşmaya İzin Vererek Bütünleşmeyi Sağlamak

Alman filozof Schopenhauer, insan ilişkileri hakkındaki görüşlerini bir kirpi metaforuyla şöyle anlatır: “Soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpi ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar, ama dikenleri birbirine batar. Birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. İleri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar.”

Biz insanlar da sevgi ve yakınlık ihtiyacımızı karşılamak için birbirimize sokuluruz, fakat bu buluşma kimi zaman can yakar, hemen ardından mahremiyetimize döneriz. Ancak bu kez de ilişkilerin sıcaklığından uzak düşer, üşürüz ve yalnız kalırız. Bunun üzerine tekrar yakınlaşma ihtiyacı hissederek harekete geçeriz ve kirpiler gibi, yara almadan bir arada kalmak için uygun olan mesafeyi ayarlamaya çalışırız. İnsan ilişkilerinde kurmaya özen gösterdiğimiz bu hassas dengenin çocuk yetiştirmemizdeki tezahürü konusunda fazlasıyla kafa karışıklığı yaşadığımız hissine kapılıyorum kimi zaman. Bu yazıyla, geleneksel düzeyde çocuğu, anne babanın bir uzantısı olarak gören, ayrı bir birey olmasına izin vermeyerek varlığını ezip eriten bir anlayışla; çocuğun bireyselleşmesini sağlamak adına abartılı bir telaş gösterip onu bencilleştiren ve narsistik eğilimlerini teşvik eden anlayış arasında hassas bir denge kurmanın ne kadar hayati olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Çocuğun birey olarak kabul edilip anne babadan ayrı bir varlık olarak görülmesi, yaşadığımız coğrafyada yeni yeni yeşermeye başlayan bir durum ve her yeni durumda yaşanan sancılı süreç, burada da görülmekte. Geleneksel kültür kalıplarının yoğun yaşandığı ailelerde çocuk, ayrı bir birey olarak kabul görmekten ziyade akli melekeleri gelişmediği için sürekli kontrol edilmesi gereken, kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğunu bilmediği için onun adına karar verilen etkisiz bir eleman olarak görülür. Bunun sonucu olarak yetersiz özgüven, özerk davranışlar geliştiremeyen muhtaç bir tip ve çekinik kişilik özelliği yüksek bir olasılık olarak karşımıza çıkar. Çocuğu yok sayarak bütün seçimlerine müdahale etme eğiliminde olan ebeveynlerin, farkında olmayarak çocuklarının bağımsız bir kişilik geliştirerek farklılaşmalarının önüne set çekmekte olduklarını söylemek abartı olmasa gerek.

Öte yandan çocuğa kendisini özel hissettirmek adına “sen çok özelsin, çok önemli ve değerlisin” mesajlarının abartılı ve tek yönlü bir şekilde verildiği ailelerde çocuklar, “benim dışımda kalan her şey önemsiz ve değersizdir” gibi bir şartlanmayla kendilerini herkesten özel ve daha fazla hak sahibi olarak görme eğilimi geliştirebiliyorlar. Bu aileler çocuktaki egoyu, yetkinliğe veya olumlu davranışa dayanmayan övgülerle şişirerek yüceltirler. Bu durum çocuğun algısını bozarak gerçekte hissettiği yetersizlikle, var olduğunu sandığı öz saygı arasındaki boşluğu büyütür ve narsisizmin özünü oluşturan çekirdek bir düşüncede vücut bulur.

İstenen; çocuğun bireyselliğinin desteklenmesi fakat bunun bencilliğe evirilmesinin de önüne geçilerek bir denge kurulmasıdır. Yani çocuğun karmaşıklığını artıracak etkileşimlerle sonuçlanması için aile, hem bütünleşmeli hem de farklılaşmaya izin vermelidir. Farklılaşma, her bireyin kendi eşsiz özelliklerini geliştirmesi, kişisel becerilerini maksimuma çıkarması ve bireysel hedefler belirlemesi için cesaretlendirilmesi anlamına gelir. Bütünleşme ise ailedeki her bir kişinin diğer herkesi ilgilendirdiği, etkilediği ve karşılıklı önemsenmenin olduğu bir iklimin yaşanması durumudur. Bu aile ikliminde, birlik için olduğu kadar bireyleşme için de verimli bir zemin bulunur.

Bu yıl kaybettiğimiz dünyaca ünlü sosyal psikolog Çiğdem Kağıtçıbaşı, sağlıklı çocukluğun, bireyin aileden koparak, uzaklaşarak gerçekleşebileceğine vurgu yapan batılı bakış açısını sorgulayarak sağlıklı çocukluğu yeniden tanımlar. Ona göre, sağlıklı bir benlik gelişimi, iki temel ihtiyacı karşılayarak gerçekleşebilir: Özerklik ve İlişkili olma. Özerklik, farklılaşmaya; ilişkili olmak ise bütünleşmeye tekabül eder. Bu teoriyi test eden ve birçok farklı kültürde yürütülen araştırmalar, gelişen bireye özerklik alanı tanıyarak aynı zamanda güven duyabileceği bir aile ortamı sunulmasının benlik gelişiminin en sağlıklı biçimde tamamlanmasını sağladığını gösteriyor.

Anne babalar olarak çocuk yetiştirirken, geleneksel kültürü ve modern kültürü kendi mantığı içerisinde değerlendirmeli ve herhangi bir yere saplanıp kalmamalıyız. Aslolan, tüm kültür formatlarında, kendimizi besleyecek değerlere açık olmak ve bu çeşitlilik içinde kendi özgün çocuk yetiştirme tarzımızı oluşturmaktır. Son noktada önemli olan, kendi vicdanımızla hesaplaştığımızda, elimizden geleni yaptığımıza olan inancımızdır. Çocuklarımız zaten biz istesek de istemesek de kendi hayatlarını yaşayacaklardır. Yeter ki anne babalar olarak bizler çocuğun bireyselliğini kabullenerek faklılığını onaylayalım ve birlikteliğimizde sevginin bütünleştirici gücüne inanalım. Şairin dediği gibi yani; “Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.”

 

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!