Eğitimpedia Yazarı – Seyyah Öğretmen: Fransız Eğitim Sistemi ve Milliyetçilik

0
1115

Hemen hemen her ülkenin kendine has bir eğitim kurgusu ve mesajı vardır. Uluslararası vurgusu yapan CIS, İB, ECOSCHOOLS gibi kimi organizasyonlarda var tabii ki ama oran olarak çok azlar. Söz gelimi Bhutan’daki okullar ülkenin en büyük mesajı olan çevre-doğa- kirlilik gibi alanların düzenlenmesine, Güney Afrika’daki okullar siyahiler ile beyazlar arasındaki saygı dengesini inşa etmeye ve sürdürülebilir hale getirmeye (1994’deki özgürleşme hareketinden sonra), İran’daki okullar ise her alanın din tandanslı bir hale gelmesine (1979 İran İslam Devrimi’nden sonra) hizmet eder. 

Gelelim bu yazının odağı olan Fransa’ya. Bir ülkenin bugününü anlamak için bazen yüzlerce yıl geriye gitmemiz gerekir. Fransa da bu ülkelerden birisi… Öncelikle Fransa’nın etnik ve coğrafi yapısına bir bakalım. Fransa Avrupa tarihi açısından çok önemli bir ülke… Kökleri Roma İmparatorluğu’na kadar gider. Franklar, Germenler, Vikingler, Saksonlar ve Anglo Saksonlar dağılan Roma İmparatorluğu’nun yerini alacak ve Avrupa’yı bugünlere kadar taşıyacaklardır. Fransa; Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya gibi ülkelerin ortasında, siyasi olarak etkili olmayı genelde başarmış, denge politikasını tarih boyunca sevmiş bir devlettir diyebiliriz. Kanuni Sultan Süleyman döneminde de Osmanlı’ya karşı Batıyı temsil eden ve denge politikası izleyen bir Fransa’dan bahsediyoruz. Her zaman denge ve sükûneti korudular demiyorum tabii ki… Belki konuşulacak daha çok şey var ama yukarıdaki kısa bilgileri paylaştıktan sonra Fransa’nın bugününü betimleyerek devam edecek ve ardından yürüklükteki eğitimin bahsedilenlerle alakasını kurmaya çalışacağım.

Günümüzde Fransa’da Baskça, Bretonca, Alsasça, Katalanca, Oksitanca, Fransızca, Normanca gibi 30 civarında dil konuşulmaktadır. Bu listeye 10-15 farklı göçmen dilini de eklemek gerekebilir tabii ki ama göçmenlerin durumu yerli sayılabileceklere orana biraz farklı diyelim. Bununla birlikte ülke; 22 tanesi Avrupa’da (Alsace, Akitanya, Normandiya, Limousin, Provence-Alpes-Cote d’Azur gibi), 4 tanesi de Avrupa dışında (Reunion, Guyana, Martinique ve Guadeloupe) bulunan ve DOM (Department de Outre Mer: Deniz Aşırı Birimler) adıyla bilinen ve siyaseten birbirinden ayrı ama merkeze bağlı olup valiler tarafından yönetilen birimlere sahipler.

Bir ülke için fazla kozmopolit bir yapı gibi görünüyor. Bugün Fransa’da 60 milyon kişi yaşıyor ve bu nüfusun sadece 20 milyonu Fransız. Geri kalanlar ise yukarıda belirttiğim unsurların birer parçası. Bu sebepten dolayı Fransız devleti ülkede yaşayan herkesin Fransız hissetmesi için eğitim sistemlerinin temeline Fransız milliyetçiliğini koyuyor. “Fransızlar İngilizce bilir ama konuşmaz” klişesine de değinerek bu kısmı güçlendirmek istiyorum.

İstanbul’da görev yapan psikolog bir arkadaşımın uygulamaları Lacan ekolüne çok yakın olduğu için, Lacan’ın külliyatını okumak istedi ancak İngilizce kaynaklar çok az olduğu için Fransızca öğrenmeye karar verdi. Bir dildeki eseri başka bir dile çevirmemek de kendi başına bir milliyetçiliktir. Bir konuşmasında (Haziran 2015 – Gelişim Üniversitesi’nde düzenlenen Abbas Güçlü’nün hazırlayıp sunduğu bir program) ünlü tarihçi İlber Ortaylı da Fransız milliyetçiliğinin katılığına vurgu yapmıştı. Klasik bir biçimde ülkeler, “büyük aklı” okullar aracılığı ile toplumun dehlizlerine kadar yaymak ister. Fransa da bundan geri kalmamıştır.

Fransız okullarında şu anda 16 yabancı dilde eğitim veriliyor. Bu eğitim düzeni için gerekli olan yapı, ilgili ülkelerin eğitim sistemleri ile de ilişkilendirilmiş durumda. Öte yandan bizim devletimiz de Fransa’da yaşayan vatandaşlarımız için Fransız devletiyle yaptığı protokol ile Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı okullar açtı. Ya da kendi okullarının içinde Türkiyeli öğretmenleri istihdam ederek seçmeli dersler koydu.

Bu yazıyı yazarken Fransa’da öğretmenlik yapan eğitimcilerle ve çocuğunu Fransız eğitim sisteminde okutan velilerle kimi görüşmelerim oldu. O fikirlerin bazıları, benim gözlem ve araştırmalarımla çelişse de anlatmak isterim.

Fransa’da öğretmenlik yapan Songül Kurt; Fransa Eğitim Bakanlığı’nın web sitesinden ilan ettiği bilgilerin gerçeği yansıtmadığını, Fransızların özgürlük reklamı konusunda başarılı olduğunu vurguladı. Bu durum genel çerçeveye oturuyor denebilir. Yalnız kendi deneyim ve araştırmalarıma ters düşen bir açıklaması daha oldu Songül öğretmenin. İlk gençliğini yaşayan göçmen gençlerin Fransız ideolojisini başta reddedip, geçinme gibi konuların gündeme geldiği 20+ yaşlarda bu gençlerin daha ılımlı yaklaşarak Fransız ülküsüne dâhil olduklarını vurguladı.

Öte yandan Fransa’da yaşayan bir veli olan Nihan Hanım da merkezdeki devlet okullarının imajının iyi olduğunu ama kırsaldaki okullardaki eğitimin iyi olmadığını söyledi. Bu sebeple de çocuğunu hep özel okullarda okuttuğunu anlattı.

Şu anda Fransa’da ilk ve orta dereceli okullarda okuyan öğrencilerin yüzde 20’si özel okullarda okuyor. Bu okullarsa genellikle kiliseye bağlı okullar.

 

Hazırlayan: Şahin Çevik

Kaynaklar: 

Adil Türkoğlu, Fransa, İsveç ve Romanya Eğitim Sistemleri Karşılaştırmalı Araştırma

Muammer Nurlu, Fransa’da Eğitim Öğretim

http://www.education.gouv.fr/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here