Eğitimpedia Yazarı – Seyyah Öğretmen: Hindistan’ın Eğitim Geleceği – 1

0
464

Geleceğini planlayan ülkeler; eğitim, ekonomi, teknoloji gibi alanlarda yakın ve uzak hedeflerini belirleyerek bir tür geriye doğru planlama yaparak mevcut zamandan geleceğe doğru eylem planı ya da planları hazırlarlar. Bizim ülkemizde de 30 Eylül 2012’de dönemin hükümeti 63 maddelik “Hedef 2023’’ adında bir metin yayımlayarak 11 yıllık geleceğimizi planladığını ilan etmişti. Bu metin hukuk, özgürlükler, azınlıklar, ekonomi, nüfus, teknoloji, eğitim, şehirleşme, AB, işsizlik gibi alanlardaki hedefleri içeriyordu. Bu 63 maddenin 4 tanesi eğitim alanına temas eden içerikler ve hedefler barındırıyordu.

Söz konusu maddeler şunlar:

Madde 46: Koruma altındaki çocukların yüzde 50’sinin özel okullara gönderilmesi

Madde 48: 50 yaşın altındaki nüfusun yüzde 100’ünün okuryazar olması

Madde 49: Tüm genç nüfusun asgari lise mezunu olması

Madde 50: İsteyen her lise mezununun üniversiteye gidebilmesi

Bizim hedeflerimiz içerisinde eğitim alanındaki kalitenin artması, öğretmenlerin eğitimleri, uluslararası arenadaki yerimiz ve daha birçok konuda herhangi içerik bulunmuyor.

11 yıllık planımızın 6 yılı, yani süre olarak çoğu geride kalmış bulunuyor ve eğitim alanındaki gelişmeler maalesef pek iç açıcı değil. Devletimizin yetkili isimleri de zaman zaman bu gerçeği dile getiriyor zaten. Yeni eğitim bakanımız Prof. Dr. Ziya Selçuk eğitim alanımızla ilgili kaliteli içerikler ve hedefler ortaya koyabilecek kapasitede birisi olduğuna eğitim camiası olarak inancımız tamdır. Çok çeşitli çevrelerden benzer sözleri duyuyorum ve belki de Ziya Hocamızın gelişi bir fırsat bile olabilir diyerek konuyu ülkemizden biraz uzak bir yere, Hindistan’a getirmek istiyorum.

Esasen bu yazının amacı, Hindistan’da eğitim konusunda çalışmalar yapan kar amacı gütmeyen “Central Square Foundation” isimli kuruluşa ait bir eğitim raporuyla ilgili. “Vision 2030” isimli rapor, vakıf tarafından Ekim 2014’te yayımlandı ve Hindistan eğitim sisteminin dününü ve bugünü betimlerken gelecekteki 16 yılı ile ilgili bir takım hedefler ve eylem planlarını içine alıyordu. Toplam 31 sayfalık metin, yönetici otoriteler tarafından dikkate alınarak eylem planları teker teker hayata geçiriliyor. Bu raporun 31 sayfa olmasını belirtmemi gereksiz bulabilirsiniz ama bizim 11 yıllık planımızın 4 tanesinin eğitimle ilgili olması ve bu maddelerin de içeriklerinin ortada olması bir fikir verebilir diye düşündüm.

Fotoğraf: Şahin Çevik

Nedir bu Vision 2030?

Bu kısımda metnin eylem planlarından önce içeriğin felsefi, sosyolojik, etnik, teolojik ve toplumsal temellerine kısaca değinmek gerekiyor…

1.Malumunuzdur ki Hindistan çok fakir bir ülke ve yıllık 2 trilyon dolardan daha fazla gelir elde etse de, nüfusun 1 milyardan fazla olmasından dolayı kişi başına düşen milli gelir 2000 dolardan daha az. Ekonominin çok kötü oluşu bir sürü krizi de beraberinde getiriyor. Vision 2030 raporu da önceliği düşük gelir grubundan insanların eğitime dahil olması ve devam etmesine öncelik veren bir metin olarak karşımıza çıkıyor.

Fotoğraf: Şahin Çevik

2.Hindistan denilince akla ilk gelen şeylerden birisi de kast sistemi. Kast sistemi 1975 yılında resmi olarak resmi belgelerden kaldırılsa da büyük ölçüde yürürlükte olmaya devam ediyor. Kasta göre ülkenin insanları; rahipler, din adamları, prensler, askerler, esnaflar, çiftçiler, köleler ve sınıflandırılmayanlar şeklinde gruplara ayrılmışlar. 40 yıl içinde 1,200,000,000 insanın sosyolojik bir evrim geçirmesini ve sistemin ortadan kalkmasını beklemek zaten hata olurdu. Maalesef bu sistemin getirdiği sınıfsal yarılmalar okullaşmanın önündeki engellerden birisi olarak varlığını sürdürüyor. Rahibin çocuğu ile kölenin çocuğunun aynı okulda okuduğunu düşünsenize… Kim bilir Hintli öğrencilerin başka ülkelerde eğitim alarak oralarda yaşamaya çalışmasının nedenlerinden birisi de budur.

Esasen bu durumu Güney Afrika’da gözlemlemiştim. Hala daha bazı okullara sadece beyazlar giderken bazılarına siyahiler gidiyor. Kural gayet net ve herkes her okula gidebilir ama nefes alan düzenek her zaman değişiklikler gösterebilir. Burada biraz da Amerika’dan bahsetmek istiyorum.

Amerikan İngilizcesinde “commuter’’ diye bir kelime vardır. “Regular travellers’’ diye de açıklaması vardır. Bu kelimenin anlamı düzenli olarak her gün seyahat eden kişi demektir. Bu kelime 1960’larda ortaya çıkmış ve karma eğitim sisteminden dolayı çocuklarını siyahilerin okuduğu okullara göndermek istemeyen beyazların, şehirlerin yakın yerlerindeki kasabalarda bulunan ve sadece beyazların okuduğu okullarda çocuklarını okutup kendilerinin de düzenli olarak şehir merkezindeki işlerine gelip gitmelerinden dolayı ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bir bakıma kast içimizde ve dünyanın her yerinde… Belki bizim ülkemizde de çeşitli kastlar vardır diyerek konuyu şimdilik kapatıyorum.

Fotoğraf: Şahin Çevik

3.Ülkenin kanayan bir diğer yarası da kız çocuklarının okula gitmesi ile ilgili. Maalesef ki cinsel istismar ve tecavüzler konusunda Hindistan dünyanın en kötü coğrafyalarından birisi. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarına ait istatistikler incelenebilir. Bahsettiğim sebepten dolayı kız çocukları gündelik hayata dahil olamıyor ya da çok zor şartlar altında hayatlarına devam ediyorlar. Gündelik hayatın içinde eğitim de olduğuna göre devlet ve sivil otorite mutlaka bu konuya da el atmalıydı ve bahsettiğim raporda bu konudan dolaylı olarak söz ediliyor.

4.Gelir eşitsizliği ve özel okullar

 

 

Devlet                        Özel (desteksiz)                Özel (destekli)

Yukarıdaki istatistiklere devlet okullarında okuyan öğrenci sayısı giderek azalırken, özel okullarda okuyan öğrenci sayısı inanılmaz bir hızla artıyor. Her yıl ortalama yüzde 2-3 oranındaki geçişler, 2030 yılına gelindiğinde özel okullara giden öğrenci sayısının yüzde 55 civarında olacağını gösteriyor. Devlet okullarının yapısı, muhtemelen aileleri buna mecbur bırakıyor. Halkın fakir olduğunu düşünürsek bu oran ciddi şekilde düşünülmeli. Bu oranlar bir ülkenin eğitim sistemi için hiç olumlu görünmüyor. Bu durumda devletin politikalar üreterek sosyal devlet olmanın gereğini yerine getirmesi gerektiğini düşünebiliriz.

Bizim ülkemizde de son 15 yılda özel okulculuğun hızla yaygınlaştığını hatırlayabiliriz. Acaba biz daha ne kadar bu şekilde devam edeceğiz? Gelişmiş ülkelerdeki bu oraların nasıl olduğuna da bakmamız gerekiyor.

Fark ettiyseniz şu ana kadar eğitimin planının içeriğindeki öğretmen yeterliliklerinden, eğitimde teknolojiden ve benzeri konulardan hiç bahsetmedik. Konuyu oraya getirmek için önce yukarıdakilerin belirtilmesi gerekiyordu. Bunları da ikinci yazıda ele alalım diyerek iyi okumalar ve araştırmalar diliyorum. 

 

Kaynak: http://www.centralsquarefoundation.org/wp-content/uploads/2015/08/India-School-Education-Vision-2030.pdf

Not: Jamaika, Kenya Ve Suudi Arabistan’ın da Vision 2030 adında deklarasyonları bulunmaktadır. Hindistan’ınki ile karıştırılmamalıdır.

 

Şahin Çevik

Okul Eğitim Lideri

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here