TRENDLER
Seyyah Öğretmen - Şahin Çevik
Seyyah Öğretmen - Şahin Çevik

TÜM YAZILARI

Orman Pedagojisi Üzerine (2)

Görüntülenme 752

0
Orman Pedagojisi Üzerine (2)

İki insanı tanıtarak başlamak istiyorum yazıma.

Emile ile başlayalım.

18. yüzyılda fikir alanında çok büyük sıçramalar oldu. Bu sıçramaların en önemlilerinden birisinin Fransız Devrimi olduğunu söyleyebiliriz. Fransız Devrimi’nin öncülerinden Jean-Jacques Rousseau, devrimin felsefi temellerini atan önemli bir filozof olarak kabul edilir. Buna karşın Rousseau sadece felsefe alanında çalışmalar yapmamıştır. Onu biz eğitimciler için özel yapan en önemli çalışması Emile isimli kitabıdır. Emile, Rousseau’nun kızıdır. Baba Rousseau çocuğunu okula göndermek yerine evinde ve doğada kendisi eğitim vermiş ve çocuğunun bilgeleşme yolculuğunu not etmiştir. Biraz sonra kitabın içeriğinden de bahsedeceğim. Ayrıca bu kitabı eğitimcilerin okuması gerektiğini düşünüyorum.

Gelelim Miraç’a. Miraç 10 yaşında. Şu anda Kahramanmaraş’ın Kerimli Köyü’nde yaşıyor. 5. sınıfa geçti ve sürekli takdir ve iftihar belgesi alıyor. Sülalemizin geleceğini kurtaracağına olan inancımız tam. Onunla gurur duyuyorum. Anne ve babamın ustalık eseri olur kendisi, yani kardeşim. Biz 7 erkek kardeşiz ve Miraç en küçüğümüz. Her ne kadar Emile okula gitmezken Miraç gidiyor olsa da, gündelik yaşamlarında kimi benzerlikler olduğu için bu yazının konusu oldular.

Miraç Çevik, Fotoğraf: Şahin Çevik

Rousseau yaşadığı dönemin sancılarından dolayı insan türünün nasıl bir eğitim sürecinden geçmesi gerektiğini kendi dönemine göre ütopik bir bakışla ele almıştır. İnsan türünün içine doğduğu coğrafyanın törelerine, geleneklerine, dinine, otorite algısına ve ön yargılarına maruz kalarak büyümesini eleştiren Rousseau, kızı Emile’i bu gibi marazlardan uzak tutmaya çalıştığı için ‘’ İdeal İnsanı Yetiştirmenin Kılavuzu’’ gibi gördüğü Emile’i kaleme almıştır. Daha doğrusu gözlemlerini geleceğin ebeveynleriyle paylaşmıştır. Bütün bu gözlemleri yaparken en çok yardım aldığı alan doğa olmuştur.

Doğanın yukarıda saydığım marazları yoktur. Bir çam ağacı, geyiklere karşı otorite kurmaya çalışmaz. Ya da bir mantar bitkileri kıskanmaz. Bu açıdan bakacak olursak marazlarımızından uzak kalabileceğimiz ender yerlerden birisi doğadır. Elimizde kaldığı  kadarıyla bu bilgelikten istifade etmek o kadar da kötü bir fikir değil sanki. Emile’in hikayesi buralarda bir yerlerde. Şimdi de Miraç ile ilgili olan kısımdan söz edelim.

19 ağustos 2018’de Kurban Bayramı tatilinde Kahramanmaraş’a, ailemin yanına geldim. Köyümüzde çok güzel çam ormanları var, adeta ormanın içinde bir köy… Miraç’ın köyde yaşıyor oluşu aslında çok hoşuma gidiyor. Bana kalırsa 30 yaş civarına geldiğinde çocukluğunu özlemle anacak ve hatıraları çok hoşuna gidecek.

Miraç Çevik, Fotoğraf: Şahin Çevik

Çok büyük ihtimalle siyasetçiler, futbol takımları, insanlar, inançlar, yerler, Suriyeliler, kredi kartları, Nike ve cep telefonlarıyla ilgili şeyler de duyarak günlerini geçiriyor ama diğer taraftan da bahçedeki domatesleri tavuklardan koruma görevini üstlendiği de oluyor. Bu şekilde yaşayan bir çocuk kendine has yaşam becerileri de geliştiyor olmalı. Doğaya bir adım uzakta yaşamanın Miraç’ı neye çevirdiğini anlamayı çok isterdim. Benim çocukluğum da bu köyde veya civarda geçti. Bu şekilde büyümüş olmanın bana iyi gelen taraflarının olduğuna inancım tam. Miraç bu karşılaştırmayı yapamayacak kadar küçük olabilir çünkü henüz tek başına şehirle mücadele etmek zorunda kalmadı.

Miraç ile evimizin hemen yanındaki ormanların içine doğru bir yürüyüş yaptım. Ona bazı sorular sordum. Kendine has cevaplarını duydum. Doğaya yatkınlığın, insanın düşünce şekliyle alakasını anlamaya çalıştım bir kere daha. Bakalım Miraç neler düşünüyor… Elbette insan-ı kamil falan değil Miraç ama bazı fikirleri ve bilgileri var. Ormanda yaptığımız konuşmaları aynen aktarmaya çalışacağım.

Şahin Çevik ve Miraç Çevik

Miraç nasılsın?

İyiyim. Yaz tatili olduğu için güzel yani.

Ormana sık geliyor musun?

Evet, her gün geliyorum. Sabahları koyunları getiriyorum buraya. Saat 6 gibi getiriyorum sonra 6 buçukta eve geri dönüyorum. Akşam da babam koyunları eve getiriyor. Bu yüzden her gün geliyorum.

Ormanla ilgili neler düşünüyorsun?

Her yerde ağaçlar var. Bir de bir sürü hayvan var; inek, yabani hayvanlar, tilki, karaböcük, sansar ama insanlar o hayvanları öldürüyor.

Bu hayvanlar birbirine kötü davranıyor mu sence?

Kötü denmez ama birbirlerini yiyorlar. Bir belgeselde görmüştüm. Timsah kurbağayı, kurbağa çekirgeyi, çekirge de sineği yiyordu. Bu onların yaşam döngüsü. Kötü denmez.

İnsanlar birbirlerine kötü davranıyor mu?

Hem de ne, bizim köyde çok var.

İsim vermek zorunda değilsin, mesela nasıl kötülükler…

Mesela aşağıdaki yolu kapatmışlar. İnsanlar kullanamıyor. Su yüzünden de kavga var.

Köydeki kötü olayları duyduğum için çok üzüldüm. Az önce hayvanların öldürülmesinden bahsetmiştin. Hayvanların öldürülmesi doğru bir şey mi sence?

Hayvanlar hiçbir şey yapmıyorken öldürmeleri çok yanlış. Mesela tilkiler tavukları yiyorsa o zaman öldürmek gerekebilir ama durup durduk yerde yanlış. Mesela  amcam buradaki karaböcükleri gece öldürüyor çünkü onlar amcamın bahçesini yiyor.

Karaböcük ne?

Adı kötü bir şey o yüzden söylemek istemem.

Miraç burada açıklama yapmak istemedi çünkü ‘’ domuz’’ demek ona göre çok yanlış. Neredeyse günah olduğunu düşünüyor. (Hayvan Çiftliği kitabını okuduktan sonra hiçbir şeyi kalmaz ama…) Ormanda yaşayan canlılar köye geliyor mu hiç?

Oohhooo , geceleri geliyorlar her şeyi yemek için.

Neden geliyorlar?

Acıkıyorlar da ondan.

Ben de biraz acıktım. Neler yiyebiliriz burada?

Şuradaki böğürtlenlerden yiyebiliriz.

Başka?

Başka bilmiyorum. Belki bir şeyler vardır ama zehirli olabilir.

Evde neler yiyoruz?

Bir sürü yemek var evde. Burada yemek pek olmaz ama. Pişirmemiz gerekir.

Pişirmek için ateşe ihtiyacımız var onu nasıl bulacağız?

Ağaçları birbirini sürtersek yakabilriz. Ben daha önce denedim ama olmadı. Sadece ısındı. Bence taşları birbirine vurursak kıvılcım çıkabilir. O zaman ateşimiz olur.

Peki ateş sadece pişirme işine mi yarar?

Isınma, ışık, pişirme işlerine yarar.

Bu gece burada uyusak nasıl olur?

Karaböcükler gelip saldırır.

Peki kendimizi nasıl koruyabiliriz?

Silah alırız yanımıza.

Peki eski atalarımız silah yokken ne yapıyordu?

Onlar sivri bir mızrak kullanıyorlar ya da mağaralarda gizleniyorlardı.

Biz de aynı şeyi yapsak nasıl olur?

Bizim evimiz var ama eskiden evler yokken insanlar mağaralarda yaşıyorlardı.

Bizim köyde çok ağaç var, bunların adlarını biliyor musun?

Çam, kamalak, ardıç, andız…

Bu ağaçları kesiyorlar bazen, bu konuda ne düşünüyorsun?

Kesmemek lazım.

Bu ormandaki büyük ağaçları kesmezsek küçükler nasıl büyüyecek sence?

O zaman olur.

(Not: Bazı bölgelerde resmi otorite ormanları gençleştirmek için kesim yapmalıdır. Orman varlığının sağlıklı olarak devam edebilmesi için önemlidir de. Şehirlerdeki ağaçların kesilmesi ile ilgili mesele bambaşka bir başlık gerektireceğinden o bahsi şu anda açmıyoruz.)

Bu ağaçlar ne işe yarar peki?

Ağaçlar bizim verdiğimiz karbondioksiti tekrardan oksijene çeviriyorlar.

Bu çam ağaçları da yapabiliyor mu bunu?

Her ağaç yapar.

Peki ağaçlar sadece oksijen mi üretir. Başka işlere de yarar mı?

Odun olarak kullanırız. Bir de ev eşyası olabilir. Dolap falan…

Başka?

Merdiven yapabiliriz ağaçtan.

O merdivenle nereye tırmanmak istersin?

O merdivenle uzaydaki en büyük yıldız olan kutup yıldızına tırmanmak isterdim.

(Belli ki onun için en büyük yıldız şimdilik kutup yıldızı)

Kutup yıldızını neden bu kadar merak ediyorsun?

Geceleri yolumuzu kaybedersek ona bakarız, o hep kuzeyde olur.

Yönümüzü kaybedersek yani.

Evet.

Peki gündüz kaybolursak ne olacak?

Gündüz kaybolursak da karınca yuvası ararız. Onların en çok toprak olan yeri kuzeyde olur ya da ağaçların ve taşların üzerindeki yosunlar da yönümüzü bulmamıza yardım eder.

Gördüğüm ve anladığım kadarıyla  10 yaşıdaki bir çocuk doğaya ve hayvanlara dair bir fikir edinmiş. Yabani hayvanları ‘’ durup dururken’’ öldürmenin ne kadar yanlış olduğunu biliyor. Ağaçların işlevini biliyor ve hatta üzerine hayaller kuruyor. Gökyüzü ile ilgili bazı fikirleri var. Beslenme, barınma gibi meselelerin ilk atalarımızdan bu yana olan süreci üzerine tahminde bulunabiliyor. Evcil hayvanları var ve onlar üzerinden günlük rutinlere ve sorumluluklara sahip. Daha da iyisi, bu şekilde yaşıyor olmanın onu incitmediğini anlamış olmam. Burger King markasını biliyor olma ihtimali oldukça zayıf. Bu mesele yumağı ile ilgili şerrin ehveni bir hayat süren Miraç Çevik daha önce de dediğim gibi geçirdiği çocukluktan dolayı mutlu olacaktır.

 

Şahin Çevik

Okul Eğitim Lideri

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!