Eğitimpedia Yazarı – Seyyah Öğretmen: Urras mı Anarres mi?

0
567

Urras mı Anarres mi? Memleket nere hemşerim?

Önce başlıktaki garip isimlerin ne anlama geldiğini kısaca hatırlamaya çalışalım sonra da biraz halimizden bahsetmek, mümkünse bunun eğitim düzeneğimizle alakasını kurmaya çalışmak, birazcık da kendi ütopyamdan bahsetmek isterim.

Mülksüzler, Ursula Le Guin’in yazdığı  bir hayal dünyası romanıdır. Romanın çatısında, kapitalist ve devletçi yapıya ( Urras) karşın anarşist hayallari işaret eden (Anarres) gezegenlerindeki yaşam düzeneği bulunur. 

 Daha fazla detay için kitabı  tavsiye ederek konudan uzaklaşıyorum. 

Bu iki adın, iki yaşam düzeneğinin ve iki hayali gezegenin bizimle ne alakası var diyorsanız hala buradasınız demektir. 

Dilim döndüğü, görgümün yettiği kadar ifade etmeye çalışayım.

Dünya genelinde yaklaşık 6 milyon eğitim kurumu, 90 milyon civarında öğretmen var. (Veriler ülkemizdeki istatistiklerini baz alarak yaptığım tahmini hesaplardan sonra bulduğum sayılardır. Garip geldiyse fikirlerinizi paylaşmanızı rica ederim.)

Herhangi bir meslek grubunda buna benzer sayılar olduğunu pek düşünmüyorum açıkçası. Peki bu kadar insan nereye bağlı iş yapıyor? Tabii ki doğrudan devletlere ve dolaylı olarak da şirketlere bağlılar. 

Bu ayıp mı ya da günah mı diye düşünüyorsanız eğer haklı olabilirsiniz. Haklı olabilirsiniz ama gerçekten yaptıklarımızın insanın doğasına uygun olup olmadığını sorgulamak istiyorum. 

Gerçekten bizler neyin parçasıyız? 

Hayatımızı tamamıyla doldurduğumuz bu şey gerçekten kocaman bir anlamsızlık içeriyorsa bu bize nasıl hissettirir?  

Bir ayma deneyimi yaşarsak duygumuz ne olur?

Devletler ve şirketler yeni bireylere ne öğretmemiz gerektiğini yani kendi ihtiyaçlarını söylüyor ve bizler adına ‘’hayata hazırlamak’’ dediğimiz şeyi bir dine inanmak gibi icra ediyor olabilir miyiz?

Peki gerçekten şirketlerin istediklerini yapabiliyor muyuz? 

Sanırım geçen yıldı. Dünya Ekonomik Forumu’nda  bazı veriler açıklandı. Üniversitelerden yani eğitim sistemlerinin son halkasından mezun olan gençlerin sahip olduğu yeterlilikler, şirketlerin talep ettiği yeterliliklerin sadece yüzde 35’i. Açıkçası bunu bile beceremiyoruz. Peki, o zaman soruyorum. 

Biz ne yapıyoruz?

Bir çocukla oyun oynamak, çok sevdiğimiz iş arkadaşlarımızla sosyalleşmek, öğrencilerimize okumayı öğretmek gibi eşsiz güzellikler elbette harika şeyler ama bunları kısa süreliğine kenara koyarak düşünmenizi dilerim.

Bizler ne yapıyoruz? 

Sanırım hepimiz Urraslıyız arkadaşlar.  Öyle Urras’ın köyünden falan değiliz, gayet içindeniz bence. 

(Erzurumlu bir yiğit berbere gider ve sakal traşı olmak ister. Berber köpüğü hazırlarken, ‘’Ben Erzurumluyum, beni köpüksüz traş et,’’ der. Ortamdaki diğer insanlara karşı bir yiğitlik gösterisi olarak… Berber usturayı bir aşağı bir yukarı sallar, derken bizim Erzurumlu, ‘’Ben Erzurum’un falanca köyündenim,’’ der.)

Ama bizler Urraslıyız, köyünden falan değil.

Anarres’e ne dersiniz?

Sınırsız, özgür, gerçek, insanın doğasına uygun, hayatı güzelleştimeye yönelik bir eğitim düzeneği mümkün mü?

Yaptıklarımız, sınıflarımız, öğrettiklerimiz, hiyerarşimiz tam da olması gerektiği gibi mi?

Distopyayı hayal etmek o kadar kolay ki.

Slavoj Zizek bir konuşmasında yıkıcı gelecekçi filmlerin sayısının yapıcı ve gelecekçi olan filmlerin sayısından çok fazla olmasını eleştirmişti. 

Robotlar, göktaşları, açlık, kimyasal saldırılar, 3. Dünya savaşı,  iklim değişikliği, uzaya kaçış ve daha bir sürü meşhur konu hakkında hepimizin bilgisi var çok şükür. Peki buna karşın yapıcı olan ne var elimizde? Felaket tellallığı yapmak istemem ama sanırım kocaman bir hiç. 

Bu aşamada başta kendime sonra da meslektaşlarıma açık çağrımdır. Bu düzenekte bir yol bulmak zorundayız. Bir yöntem bulmak zorundayız. İşimize dair ruhumuzu her sabah iyi edecek bir fikir bulup işimize öyle gitmek zorundayız. 100 yıl sonraki torunlarımızın bizi hayırla anması için bunu yapmak zorundayız.

100 yıl önce atalarımızın bizim için yaptıklarına bakılırsa gerçekten bir şeyler yapmak zorundayız.

Biliyorum dünyayı değiştirmeye ömrümüz yetmeyecek. Kendimizi değiştirmek ise geri kalan hayatımızı iyi edecekse buna değer. 

Bu ülkenin çocuklarına değer.

Kendi Anarres’inizi yaratırsanız lütfen haber verin, gelip bir çayınızı içmek isterim.

Kaynak:

Future of Jobs Survey 2018, World Economic Forum

https://sgb.meb.gov.tr/www/icerik_goruntule.php?KNO=327

Şahin Çevik

#seyyahogretmen

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here