Ekoloji Dersi: Doğayla Uyumlu Yaşamayı Öğrenen Çocuklar

0
944

İstanbul, Ataşehir’deki KALEV (Kadıköy Anadolu Lisesi Eğitim Vakfı) İlkokulu’nda öğrencilerin doğayla olan bağlarını güçlendirmek için hayata geçirilen “Ekoloji Dersi”nde çocuklar, yaşlarına uygun olarak doğadaki yaşam döngülerini, permakültürün ve onarıcı tarımın temellerini öğrenirken doğayla daha uyumlu bir şekilde yaşayabilmek için neler yapılabileceğini deneyimliyorlar.

Artan şehirleşme ve üretim şekillerinin değişmesi sebebiyle, doğadan ve doğal üretim şekillerinden uzaklaşan nesillerin büyük bir kısmı artık “şehir çocuğu” olarak yetişiyor. Hem doğa tahribatını en aza indirmek hem de kopan bağlarımızı onarabilmek adına çocuklara verilecek doğa eğitimi bu yüzden çok önemli.

Neden Ekoloji Dersi?

Ekoloji öğretmeni Esin Kuşluoğlu, aslında bir peyzaj mimarı. Derslerinin sadece sınıf bazlı ve teorik olmadığını, çocukların görerek, duyarak, koklayarak, tadarak ve hissederek yani yaşayarak öğrenmesinin ekoloji eğitiminin temelini oluşturduğunu söylüyor. Bu amaçla okulun bahçesinde ve terasında iki dikim alanı ve derslerin yapıldığı sınıfta da bir sera kurulmuş. Ayrıca öğrenciler yıl içinde çıktıkları doğa yürüyüşlerinde doğanın döngülerini, ağaçları, böcekleri ve hayvanları yerinde inceleme fırsatı buluyor.

KALEV İlkokulu’nda düzenlenen ekoloji eğitiminin temel amacı öğrencilerin çevreye duyarlı, doğayla yaşamayı bilen, yediği şeylerin nereden geldiğini ve nasıl yetiştiğini bilen, ekolojik okur-yazar, merak eden ve sorgulayan, bütünü algılayabilen bireyler olarak yetişmesi.

Çocuklar Ekoloji Dersi’nde neler öğreniyor? 
Eğitim anasınıfında başlıyor. Okulun en küçük öğrencileri oyunlarla ve renkli görsellerle ekosistemin ve habitatın ne olduğunu, doğadaki yaşam döngülerini, besin gruplarını ve dengeli beslenmenin nasıl olduğunu öğreniyorlar.
Birinci sınıftan itibaren temel ekoloji kavramlarını tanımaya başlayan çocuklar, bir sebze bahçesinin nasıl yapıldığını, su döngüsünün neden önemli olduğunu, toprağın nasıl işlendiğini keşfediyorlar. “Bir insan doğada yalnız kalsa, hayatta kalmak için nelere ihtiyaç duyar?” anafikrinden yola çıktığını söyleyen Kuşluoğlu, gıdayı yetiştirme, saklama ve temel su ihtiyacı gibi konuları öğrencilere anlatırken, bolca sohbet ettiklerini, resimler çizdiklerini ve sık sık bahçede gözlem yaptıklarını anlatıyor. “Sadece kendi fikirlerimi onlara anlatmam çok anlamlı değil. Ben onlara bilimsel gerçekleri anlatayım ve onlar da sorgulasınlar istiyorum. GDO’lu tohumu, atalık tohumu ve hibrit tohumu anlatıyorum. Dünya’da neden GDO’lu tohumun yaygınlaştığını, kullanılmasının doğru olup olmadığını sorgulamalarını sağlıyorum.”
Daha ileriki sınıflarda onarıcı tarım ve permakültür hakkında fikir sahibi olmaya başlayan öğrenciler, artık sorumluluk alarak kendi elleriyle toprak çapalıyor, tohum ekiyor, fidan dikiyor ve sulama yapıyorlar. 
Ön yargıları kırmak
Kuşluoğlu öğrencilerin permakültür felsefesini derinden anlamalarını da çok önemsiyor: “Doğada çöp yoktur, hiçbir şey çöp değildir. Bir şey geri dönüştürülemiyorsa, yenilenemiyorsa, yeniden kullanılamıyorsa, o şey üretilmemeli demektir. Bu fikri anlamalarını, hayatlarına geçirmelerini çok değerli buluyorum. Yeniden kullanmayı, ikinci el kullanmayı, elindeki bir şeyi eskimeden ya da bozulmadan atmamak gerektiğini kavramaya başlıyorlar. Çünkü “at yenisini al” anlayışı özellikle ikinci sınıftan itibaren başlıyor.”
Ekoloji dersinin temel amaçlarından biri de ön yargıları kırmak. Toprağa basamayan, böceklerden korkan çocuklar bu ders sayesinde zaman içinde bu korkularını aşmaya, böceklere nasıl davranmak gerektiğini öğrenmeye başlıyorlar. Sulama yaparken çamurlara basmanın tadını çıkarmaya başlayan öğrenciler, kompost ve solucan gübresi yapıyorlar. 
Yaşadığımız sorunların bir çözümü var
Ekoloji derslerinde çocukları bilgilendirirken onları karamsarlığa sürüklememek gerektiğini özellikle vurgulayan Kuşluoğlu, doğada yaşanan sorunların çözümlerini bilmenin çocuklara çok iyi geldiğini söylüyor: “Çocuklara yaşanan sorunları anlatıyorum, ama bunların çözümlerini de anlatıyorum. Bu sorunları düzeltmek için bir şeyler yapabileceğimizi duymak hoşlarına gidiyor. Bunları bilen bir insanın bu sorunları çözebileceğini düşünüyorlar. Buna inanmaları önemli çünkü gıda, su ve ormanlar onların geleceğinin sorunu olacak. O yüzden bugün ne yapsak kâr.”
Okulun bahçesine ve terastaki dikim alanına kendi elleriyle diktikleri, suladıkları ve büyümelerini izledikleri sebze ve meyveleri yemekse çocukların bu derste belki de en çok sevdikleri şey. 

Bu yazı KALEV İLKOKULU tarafından desteklenmektedir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here