TRENDLER

Ekran Bağımlılığı Çocuklara Zarar Veriyor

Görüntülenme 3817

0
Ekran Bağımlılığı Çocuklara Zarar Veriyor

Bilgisayar oyunlarının Çin’deki çocuklar arasında aşırı kullanımı kırmızı alarm vermeye başladı gibi görünüyor. Bu, çocukları günün büyük bir bölümünü elektronik ekranlara odaklanarak geçiren diğer ülkelerin ebeveynleriyle de yakından ilgili bir haber.

Web Junkie (Web Bağımlısı) isimli Çin yapımı çarpıcı belgesel, bilgisayar oyunlarının bağımlısı olan ergenlerin hayatındaki teknolojinin trajik etkilerini vurguluyor. Bu gençler yemek yemek, uyumak ya da hatta tuvalete girmek için bile ara vermeyecek kadar dış dünyadan kopmuş bir şekilde saatler boyunca bilgisayarda oyun oynuyorlar. Çocukların çoğu, gerçek dünyanın sahte olduğunu düşünüyor. İşte bu belgeselin kısa fragmanını:

Dünyada ilk kez Çinli doktorlar bu fenomeni bir klinik bozukluk olarak tanımladı ve bundan etkilenen çocuklar için rehabilitasyon merkezleri kurdu. Bu rehabilitasyon merkezlerinde çocuklar bazen acımasız olabilecek bir tedavi görerek aylar boyunca bütün medyadan tamamen izole ediliyorlar.

Her ne kadar internet bağımlılığı başka ülkelerde henüz klinik bir tanı olarak görülmese de, hiç şüphe yok ki dünyadaki pek çok genç, uzmanların normal gelişim için sağlıklı kabul ettiği sürelerden çok daha uzun saatlerini bilgisayar başında geçiriyor ve hayattan kopuyor. Ve bu çok erken yaşlarda başlıyor. Henüz konuşmayan küçük çocukların bile ellerine ebeveynlerinin cep telefonları ve tabletleri tutuşturuluyor. Bu çocuklar etraflarındaki dünyayı gözlemlemek ve kendilerine bakan insanlarla iletişim kurmak yerine teknolojik aletlerle oyalanıyorlar.

Amerikan Pediatri Akademisi 2013 yılında Çocuklar, Ergenler ve Medya ile ilgili olarak yayınladığı açıklamasında şu şaşırtıcı istatistiklere yer vermişti: “8 ila 10 ya arasındaki bir çocuk farklı medya türleriyle güne yaklaşık sekiz saatini geçiriyor. Daha büyük çocuklar ve ergenler ise bu süre 11 saatten fazla.” Uzun zamandır “çocuk bakıcısı” olan televizyon hala en çok kullanılan medya. Ancak bilgisayarlar ve cep telefonları da adım adım birinciliğe doğru yaklaşıyor.

“Pek çok ebeveynin çocuklarının medya kullanımı konusunda çok az kuralı olduğu görülüyor” diyor Akademi. Nitekim açıklamalarında kullandıkları araştırmadaki katılımcıların üçte ikisi, ebeveynlerinin medya ile ne kadar zaman geçirdiklerine dair hiçbir kuralı olmadığını söylüyor.

Ebeveynler, zorlayıcı derecede yaramaz çocuklarını sakinleştirdiği ve kendi ekran aktivitelerini bölmelerini engellediği için ekranlara minnettarken, sanal dünyada bu kadar uzun zaman geçirmenin zararlarından habersiz gibi görünüyorlar.

“Çocukları gün boyunca ekranların önüne atıyoruz, onları kendi kendilerini sakinleştirmeyi öğretmek yerine dikkat dağıtıcılar veriyoruz” diyor Harvard Üniversitesi klinik psikoloğu ve yazar Catherine Steiner-Adair.

“2 yaşından önce çocukların herhangi bir elektronik medyaya maruz kalmaması gerekiyor” diyor Pediatri Akademisi. Çünkü “bir çocuğun beyni bu ilk yıllarda çok hızlı gelişiyor ve küçük çocuklar en iyi insanlarla etkileşime geçtiklerinde öğreniyorlar ekranlarla değil.” Daha büyük çocuklar ve ergenler de medya ile günde bir ya da iki saatten daha fazla zaman geçirmemeli. Ve iyi kaliteli içerik sağlayan medyayı tercih etmeli. Açık havada oynamak, kitap okumak, hobilerini gerçekleştirmek ve “serbest oyunda hayal güçlerini kullanmak” için daha fazla zaman ayırmalılar diye öneriyor Akademi.

“Elektronik medyanın yoğun kullanımı, çocukların davranışları, sağlığı ve okul performansı üzerinde belirgin negatif etkiler yaratabiliyor. Pek çok bilgisayar oyununda popüler olan çok fazla şiddet izleyen çocuklar, buna karşı bağışıklık kazanabiliyor, kendileri de şiddetli davranışlar sergilemeye daha fazla ve empati göstermeye daha az meyilli olabiliyorlar.” diyor Seattle Çocuk Araştırmaları Enstitüsü’nden Dimitri A. Christakis.

Kristina E. Hatch, Rhode İsland Üniversitesi için hazırladığı doktora tezinde çocuklara en sevdikleri bilgisayar oyunlarını sordu. Bir dördüncü sınıf öğrencisi şu cevabı verdi: “Call of Duty: Black Ops, çünkü içinde zombiler var ve onları silahlarla öldürmeniz gerekiyor ve içinde şiddet var. Ben kanı ve şiddeti seviyorum.”

Gençlik ve Ergenlik Dergisi‘nde sonuçları yayınlanan bir araştırma, çok uzun süreler şiddet içeren bilgisayar oyunları oynayan ya da televizyonda şiddet içeren programlar seyreden ergenlerin, daha agresif, akranlarıyla kavga etmeye daha yatkın ve öğretmenleriyle tartışmaya daha meyilli olduklarını söylüyor.

Medya zamanı okuma ve ders çalışma saatini ihlal etmeye başladığı zaman okul da sekteye uğruyor. Ve çoğu elektronik medya kullanımı oturarak gerçekleştiği için genç insanlar arasında çoktan yaygınlaşmış olan sağlıksız kiloları da artırabiliyor.

Yaşları 10 ve 13 olan iki torunum, aşırı bilgisayar oyunu kullanımın bazı negatif etkilerinden nasibini almış görünüyorlar. 10 yaşındaki olan okul günlerinde bilgisayar oyunu oynayabilmek için yarım saat erken kalkıyor. O ve ağabeyi ellerindeki cihazlara okul gidiş ve dönüş yolunda da bağlanıyorlar. “Artık aralarında bir konuşma geçmiyor” dedi genellikle onları okuldan alan dedeleri. Ailece dışarıda yemeğe çıktıklarında yemek gelene kadar dijital aletlerini kullanıyor. Ve yemeklerini bitirir bitirmez kullanmaya devam ediyorlar.

“Eğer çocukların okula giden yol boyunca ‘Candy Crush’ oynamalarına izin verilirse, yolculuk sessiz geçecektir. Ama çocukların ihtiyacı olan şey bu değil” diyor Dr. Steiner-Adair. “Çocukların hayal kurmaya, kaygılarla baş etmeye, düşünceler üretmeye ve onlara güven sağlayacak ebeveynleriyle bunları paylaşmaya ihtiyacı var.”

Teknoloji kişisel etkileşimin yerine geçmek için fazlasıyla kötü bir araç.

Dr. Steiner-Adair şöyle devam ediyor: “Çocukların ekranlar kapandığında da hayatın gayet güzel olduğunu bilmeleri gerekiyor. Başka insanlar hakkında meraklı olmanın, onları dinlemeyi öğrenmenin ilginç ve iyi bir şey olduğunu bilmeleri gerekiyor. Bu, sosyal ve duygusal zekalarını artırır ki bu hayatta başarı için oldukça hayati bir şeydir.”

Elektronik aletleri yoğun olarak kullanan çocuklar, aynı anda pek çok farklı şey yapma konusunda ustalaşabilirler, ama en önemli şeyin ne olduğuna odaklanma becerilerini kaybedebilirler. Bu da, pek çok meslek ve ileriki hayattaki pek çok iş için gerekli olan derin düşünme ve problem çözme için hayati önem taşıyan bir özelliktir.

Amerika’daki bir sonraki ulusal yaygın bozukluk mesajlaşma olacak gibi görünüyor. 2012 yılında yapılan bir araştırmaya göre Amerika’daki ergenlerin yarısı günde 50 ya da daha fazla mesaj gönderiyor. Yaşları 13 ile 17 arası bu gençler ayda ortalama 3,364 mesaj atıyor. Daha yeni tarihli bir başka araştırmaya göre ergenler uyumadan önce bir gecede 34 mesaj atıyorlar. Bu sayede onlar için zaten oldukça yaygın ve zararlı olan uykusuzluk problemine katkıda bulunuyorlar. Çocuklar aralarındaki iletişimim çoğunu elektronik medya üzerinden ve daha azını yüz yüze gerçekleştirirken, kendilerini daha yalnız ve depresif hissetmeye başlayabilirler.

Bunun fiziksel sonuçları da olacaktır elbette. Çocukların parmaklarında ve el bileklerinde ağrılar gelişebilir, gözlerindeki kan damarları daralabilir ve telefonlarının, tabletlerinin ya da bilgisayarlarının üzerine eğilmelerinden dolayı boyun ve bel ağrıları yaşayabilirler.

 

 

Kaynak: http://well.blogs.nytimes.com/2015/07/06/screen-addiction-is-taking-a-toll-on-children/?hp&action=click&pgtype=Homepage&module=mini-moth&region=top-stories-below&WT.nav=top-stories-below&_r=2

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!